Menu

Dünyanın En Genç Profesörü : Dahi Kız 19 Yaşında Profesör Oldu


alia-sabur-kimdir

Dünyadaki en genç profesör kimdir?

“Alia Sabur” isimli genç kadın, dünya üzerinde en genç yaşta profesör olmuş dahi insanlardan bir tanesidir. Kendisi daha 8 aylıkken okumaya başlayınca kendisini parlak bir geleceğin beklediğini keşfeden ailesi, Alia’yla oldukça yakından ilgilenerek onun müthiş zekasını değerlendirmesine yardımcı olmuşlardır.

Bunun devamında Alia Sabur, daha 10 yaşındayken üniversiteden mezun olma gibi müthiş bir başarıyı yakalamış ardından da 14 yaşındayken doktorasını teslim etmiştir. Mezun olduğu üniversite de oldukça başarılı adayların eğitim gördüğü Amerika’daki New York State Üniversitesi Uygulamalı Matematik Bölümü’dür. 14 yaşında tamamladığı doktorasını da Drexel Üniversitesi Malzeme Mühendisliği Bölümü’nde tamamlamıştır.

19 yaşından itibaren de Güney Kore’de Konkuk Üniversitesi’nde profesör sıfatını kullanarak ders vermeye başlamıştır. Böylelikle kendisi, dünya üzerinde profesörlük ünvanını 19 yaşında hak etmiş en genç kişi olmuştur.

Kendisi hakkında edinilen bilgilere göre, Alia Sabur’un hem spor alanında hem de müzik alanında çok başarılı bir birey olduğu anlaşılmıştır. 11 yaşındayken solo olarak ustalıkla klarnet çalmaya başladığı öğrenilen Sabur’un bu yeteneğini sergilemek için bir de yine kendisi gibi pek çok başarılı solo klarnetçiyle konser verdiği öğrenilmiştir. Bunun dışında spor alanında da tekvandoyla yakından ilgilendiği öğrenilen Sabur’un bu dövüş sanatında siyah kuşak sahibi olduğu söylenir.

Türkiye’nin ilk profesörü kimdir?

Türkiye’nin yetiştirmiş olduğu en genç ve ilk profesör ise Oktay Sinanoğlu’dur. Kendisi 1939 yılında ailesiyle birlikte İtalya’da yaşarken çıkan 2. Dünya Savaşı sonrası Türkiye’ye temelli dönüş yapmıştır. Burada şuan günümüzde Ankara’da TED Koleji olarak anılan Ankara Yenişehir Lisesi’nde burslu olarak okumaya başlayan Sinanoğlu, 1953 yılında okul birincisi olarak mezun olmuştur.

Üniversite eğitimi için okul bursuyla Amerika’ya kimya mühendisliği bölümünü okumaya giden Oktay Sinanoğlu, orada da 1956 yılında ABD’deki Kaliforniya Üniversitesi Berkeley Kimya Mühendisliği Fakültesi’nden yine okul birinciliğiyle mezun olmuştur.

Bir sonraki yıl MIT’de gördüğü eğitimi 8 ay gibi bir sürede bitiren Sinanoğlu, yüksek kimya mühendisi olmaya hak kazanmıştır. 1960 yılında da Yale Üniversitesi’nde asistan profesör olarak işine başlamıştır. Devam eden süreçte atom ve moleküller üzerine bir kuram hazırlayarak doçentliğe yükselmiş ama kendisinin asıl patladığı nokta 1963 yılında, daha önce 50 senelik bir süre zarfında çözülememiş olan matematik kuramını çözerek daha 28 yaşındayken tam profesör olma ünvanını kendisine kazandırmıştır. Ayrıca bu başarı kendisine 20. yüzyıldaki Yale Üniversitesi’nin en genç profesörü olma yetisini de kazandırmıştır.

Kendisi bu başarılarla boğuşurken, Türkiye’den de ODTÜ’den kendisine “Danışman Profesör” ünvanı verilmiştir. Böylelikle Oktay Sinanoğlu, 2. bir kürsüde daha profesör olarak anılmaya başlamıştır. İlerleyen yıllarda Almanya ve Japonya’dan başarı ödülleri toplayan Sinanoğlu, 1975 yılında da ilk ve tek T.C. Profesörü ünvanını kazanmıştır.

Oktay Sinanoğlu bu başarılarının yanında, gerçek anlamda bir bilim insanı olmuş ve bilim dünyasına çok büyük katkıları bulunmuştur. Her şeyden önce, kendisinin bu altın çağlarında daha yeni yeni araştırma konusu olan “moleküler biyoloji” dalının ilk profesör ismi olması müthiş bir başarıdır. DNA’yla ilgili araştırmalarda bulunmuş ve bilinmeyenlere açıklık getirmiş, dünya üzerinde pek çok ülkede kendisinin çalışmaları ve başarılarıyla ilgili konferanslar vermiştir. Kendisi, 2015 yılında aramızdan ayrılmıştır.

 

KAYNAK : 




Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.