Menu

Zeytinyağının faydaları

 

Mitoloji de ve botanikte “ölümsüz ağaç” diye geçen bu tabiat mucizesinin bir tek ölüme çaresi yok adeta. Zeytinyağı kültürünü Akdeniz’e yayan ise Giritliler.

Sağlık açısından sağladığı faydaların her geçen gün daha da artacağına inandığım tabiatın sihirli formülü ‘zeytinyağı’nı bir kez de ben anlatmak istiyorum.

Köpek balığı karaciğerinin aktif maddesi var

Alzheimer hastalığına karşı koruyucu etkisinden tutun da yaşlanmayı geciktirici etkilerine kadar pek çok yararı var zeytinyağının. Tüm bu etkilerinden, zeytinyağı içeriğindeki faydalı yağ asitleri, fosfor, kükürt, kalsiyum, flor, magnezyum, A, C, E ve K vitaminleri, polifenoller başta olmak üzere kuvvetli antioksidanlar ve ‘squalene’ sorumlu.

Squalen, son yılların gözde kansere karşı koruyucu desteklerinden  ‘köpek balığı karaciğeri’nin ana aktif maddesi. Zeytinyağının içerdiği squalene, aynı dozda olmasa da zeytinyağında da mevcut ve düzenli kullanıldığında mide bağırsak kanserleri başta olmak üzere birçok kanser türüne karşı koruyucu etkisi olduğu birçok bilimsel çalışmada defalarca gündeme gelmştir.

Biliyor muydunuz ?

Zeytinyağındaki faydalı yağ asitlerinin bileşiminin anne sütüne çok yakındır.

20. yy ikinci yarısında yapılmış epidemiyolojik çalışmalar net bir şekilde gösteriyor ki Akdeniz kıyılarında yaşayan insanlar, kronik dejeneratif hastalıkların birçoğuna çok daha az yakalanıyorlar, kansere de öyleÖ Bundan en büyük pay, zeytinyağında bulunan ‘doymamış’ diye tabir ettiğimiz yağ asitlerini içeriyor olması.

Doymuş ve doymamış yağ nedir?

Bu doymuşluk meselesi tamamen yağın kimyasal formülü ile ilgili bir durum. Yağlar, formül olarak gliserin ve yağ asitlerinin birleşimleri. Yağ asitleri kimyasal olarak çift bağ içerip içermemelerine göre doymuş ve doymamış yağ asidi olarak sınıflandırılıyorlar. Kimyasal bağ terimi ise bu noktada, karbon atomlarını birbirine bağlayan tutunma noktalarını ifade ediyor. Çift bağ demek de, aslında yedekte bir bağ olduğu anlamına geliyor ve bu ‘yedek bağ’, her an dokulara saldırıp onlara zarar verne tehlikesi bulunan oksijen zararlılarına bağlanıp, onları etkisiz hale getirerek HÜCRE VE DOKULARI KORUYOR. Tüm bu sebepler yüzünden biz yağların çift bağ içermesini, yani doymamış olmasını istiyoruz.

Peki ya zeytin yaprağı ve zeytin altı suyu?

Yalnızca zeytinyağı değil zeytin yaprağının da kansere karşı savaştığına dair oldukça fazla bilimsel veri var henüz kanıtlanmamakla birlikte. Zeytin alt suyu da bilinmeyen bir başka “SAKLI CEVHER”. Çoğu kez israf edilen bu kıymetli sıvıda da kuvvetli antioksidan özelliğe sahip polifenolik bileşikler ve oleoresin hidroxitirazol mevcut.

Özellikle siyah zeytin altı suyu bu açıdan çok zengin. Bir zeytin kavanozunu veya tenekesini açtığınızda o simsiyah zeytin altı suyundan birkaç kaşık aktarın zeytin tabağınıza ve salatalarınıza. Ancak beklenmiş ve üzeri küf tutmuş zeytin altı sularını asla kullanmayın, bu küflü kısımdaki ‘aflatoksin’ adlı maddenin kendisi karaciğer ve kalın bağırsak kanserine neden oluyor. Bir de teneke yerine cam kavanozları tercih edin çünkü ne yazık ki birçok teneke konserve, zeytin ve salça kutularının içini kaplamada kullanılan maddelerden bir kısmının kanserojen olduğu şüphesi var.

Doğumla birlikte gelen sağlık

Hamilelik dönemindeki dengeli zeytinyağı tüketimi anne karnındaki bebeğin gelişimini ve doğumunu olumlu yönde etkiliyor.

Zeytinyağı, fetusun gelişiminde önemi olan E vitaminin sağlanmasında ve doğar doğmaz oksijene uyum sağlamaya çalışan bebeklerin bu dönemdeki oksijensiz kalmaya bağlı olumsuz durumları önlemede anahtar bir role sahiptir.

Kalp ve damar hastalıkları için bir sihir

Her şeyden önce zeytinyağı tüketiminin öncelikli etkisi, kalp ve damar hastalıkları karşı koruyu ve tedavi edici olmasıdır. Zeytinyağı; kalp-damar hastalıklarının oluşum riskini azaltır ve hastalık oluştuktan sonra tekrar oluşumunu engeller

Zeytinyağdan dengeli bir diyetin

-Kanda pıhtı formunun oluşumunu önlediği,

-Toplam kan kolesterolü, LDL-kolesterol ve trigliserit seviyesini düşürdüğü bilinmektedir.

Biliyor muydunuz ?

Zeytinyağının tansiyon dengeleyici ve özellikle yüksek tansiyon hastalarında tansiyon düşürücü etkisi vardır.

Archieves of İnternational Medicine’da yer alan bir araştırmada, Farklı yağlarla beslenen çalışma grupları arasından zeytinyağı ile beslenen grupta önemli derecede tansiyon düşürücü etkisi ve bu kişilerin tansiyon ilacı ihtiyaçlarını da yüzde 48 gibi ciddi bir oranda azalttığı saptanmıştır.

Metabolik sendrom savaşçısı

İspanya’daki 2008 II.Uluslararası Zeytinyağı ve Sağlık Konsensusu Raporlarına göre, giderek artan sayıda bilimsel kanıt gösteriyor ki zeytinyağı kullanımı, beraberinde, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, obesite ve kalp damar hastalıkları ve bu hastalıklarının hepsinin birarada bulunulmasına verilen ad olan “metabolik sendrom” görülme riskinde azalmayı da beraberinde getiriyor.

Alzheimer’a karşı koruyucu

Osteoporoz (kemik erimesi), bunama ve alzheimer hastalıklarının gelişiminde zeytinyağı tüketiminin, kalsiyumun emilimini arttırması, beyin hücrelerinin zarında bulunan yağ asitlerinin yapısını oluşturması nedeniyle olumlu etkisi kanıtlanmıştır.

Zeytin yağındaki polifenolik bileşiklerin kuvvetli antioksidan ve antiinflamatuar etkileri ile alzheimer hastalığına karşı koruyucu olduğu da gündeme geldi bu kongrede. Üzerinde durulan en önemli konu şu oldu: Farklı popülasyonlar üzerinde yapılan vaka-kontrol ve panel çalışmaları gösteriyor ki Akdeniz diyeti ile beslenen İspanya, Yunanistan ve İtalya’da kanser görülme sıklığı Kuzey Avrupa ülkelerine göre çok daha azdı, özellikle de meme, kalın bağırsak ve prostat kanserleri.

Sindirim sisteminin bekçilerinden

Mide, pankreas ve ince bağırsaklarda görülen reflü, pankreatit, emilim bozuklukları gibi pek çok hastalığın tedavisinde olumlu etkileri saptanmıştır.

Bağışıklık sistemini güçlendirir

Son yıllardaki çalışmalar zeytinyağının bağışıklık sistemini güçlendirici etkisini ortaya çıkarmıştır. Bu etkide lenfositlerin artışını azaltmasının önemi vardır ve inflamasyonu düzenleyici etkisi ile bazı bağışıklık sistemi hastalıklarının tedavisinde oldukça etkindir.

Biliyor muydunuz ?

Özellikle Akdeniz tipi beslenmenin, koroner arter hastalıklarını önlediği, depresyon ve ruh hali üzerine olumlu etkisinin ortaya konduğu pek çok çalışma yapılmıştır .

Kansere karşı bumerang etkisi

Beslenme ve kanser ilişkisinin araştırıldığı çalışmalar sonucunda zeytinyağı tüketiminin, bazı kanser çeşitlerine karşı, meme, prostat, endometrium, sindirim sistemi vb. özellikle koruyucu bir etki gösterdiği açıklanmıştır. Daha spesifik olarak da zeytinyağının kronik karaciğer ve kolon olarak bilinen bağırsak hastalıklarından korunmada etkili olduğu ve bu etkinin de yapısında bulunan oleik asitten kaynaklandığı bilinmektedir.

Zeytinyağındaki antioksidan maddeler ise; E vitamini, karotenler fenolik bileşikler’dir. Çoğunlukla taze meyve ve sebzelerde bulunan bu antioksidan maddeler, meyveden elde edilen tek yağ olan zeytinyağında bu nedenle çoktur. Bu maddeler yağın kendisini de havanın oksijenine karşı koruyarak
acılaşmasını engeller. Ancak yağlara uygulanan rafinasyon veya endüstriyel işlemler bu maddelerin miktarını azaltır.

Meme ve bağırsak kanserinde etkili

2011 Temmuz’da, “Lipids in Health and Disease-Sağlıkta ve Hastalıkta Yağlar” adlı bilimsel yayında zeytinyağı tüketim sıklığının kanser görülme sıklığı ile ters orantılı olduğunu gösteren, 13.800 hasta ve 23.340 sağlıklı kişiyi içeren 19 ayrı gözleme dayalı çalışmanın meta analizine yer verildi. Meta analiz, aynı konuda ama farklı merkezlerde yapılan çalışmaların sonuçlarının bir araya getirilip değerlendirilmesi anlamına geliyor. Binlerce hasta ve sağlıklı kişiyi ayrıntılı olarak değerlendirmesi göstermiştir ki, zeytinyağı tüketimi fazla olan kişilerde meme ve bağırsak kanserleri, belirgin olarak daha az görülüyor. Çalışma bitiminde varılan sonuç ise şu: “Zeytinyağı kansere karşı koruyucudur.”

Peki ya obezite?

Doğru ya zayıflamayı yağsız beslenmeyle eşdeğer tutan ve bu şekilde yağı düşman ilan eden pek çok diyet ve yanlış beslenme stili var.

Yapılan pek çok çalışmada, zeytinyağı içeren zayıflama diyetlerinin hiç yağ içermeyen diyetlere göre daha uzun dönemde ancak daha fazla kilo kaybına neden olduğu saptanmıştır. Bunun nedeni diyete lezzet katarak uygulanabilirliğini artırması, daha fazla ve uzun süre doygunluk hissi vermesi ve sebze tüketimini cazip hale getirmesidir.

Zayıflamak istiyorsanız…

Tam da bu noktada bilimin kabul ettiği bir gerçeği bir kez daha vurgulamak gerekirse ki gerekiyor: Günlük almamız gereken enerjinin yüzde 15-30’unun yağlardan gelmesi gerekiyor. Eğer zayıflamak istiyorsanız bile enerjinizin minimum yüzde 15’ini sağlıklı yağlardan almalısınız.

Zeytinyağı olarak düşünürsek, günde ortalama 2000 kalori enerji ihtiyacı olan bir birey ortalama olarak günde 60 gram yağ almalıdır. Bunun bir kısmını zaten görünmez yağlardan (et, balık, süt, yoğurt, fındık, badem, ceviz) aldığını düşünürsek, bunlara ek olarak günde ortalama 20 gram zeytinyağı alarak zeytinyağının tüm faydalarından yararlanılabilir.

Kaynak: UZMAN DİYETİSYEN BANU TOPALAKÇI – BUGÜN GAZETESİ




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.