Menu

Üstün zeka ve yetenek

üstün zeka

Üstün zeka sahibi olanlar, normal bireylere göre çok daha hızlı öğrenme, uzun süreli hafızada tutabilme, olayları ya da konuları daha geniş bir perspektifte ve derinliğine kavrama, olaylar ve olgular arasındaki ilişkileri hızlıca anlama, sezgisel yeteneklerini çok daha etkin kullanma becerisine ve zihin kapasitesine sahip kişilerdir.

üstün zeka ve yetenek

Sıralanan bu özelliklerinden dolayı farklı bir eğitim programına ihtiyaç duymaktadırlar. Temel eğitimlerde uygulanan ders programlarının, zihinsel gelişimleri normal olan çocuklara yönelik yapılandırıldığını düşündüğümüzde, üstün zekalı çocukların çok daha örgün bir eğitim almalarının gerekliliği kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de daha yeni yeni ele alınmaya başlanan örgün eğitim çalışmaları oldukça sınırlı seviyededir. Bu konuda nitelikli çalışmalar yapan ve uygulamaya çalışan kurum sayısında son yıllarda artış gözlenmektedir.

Farklılaştırılmış eğitimde, çocuğun bireysel gelişiminin ve başarısının en üst düzeye çıkarılması amaçlanmaktadır. Standart eğitimde ise; eğitim gören her öğrencinin başarı düzeyini belli bir süre içinde gereken düzeye çıkarmak, daha önceden belirlenen yeterlilik düzeyine ulaştırmaktır. Bu tür okullarda yeni kavramların ve becerilerin kazanımı sürdükçe, birtakım yenilik ve düzenlemeler yapılmadıkça bazı öğrencilerin başarısız olması mümkündür. Bunun yanında, verilmeye çalışılan birtakım becerileri daha önceden kazanmış ve hızlı öğrenme yetisi bulunan öğrencilerin aynı sınıfta olma olasılığı da vardır. Bu öğrenciler için alınması gereken önlemler ve ayarlamalar gerçekleştirilmezse, bu öğrencilerin de gereksinim duydukları eğitimi alamamaları söz konusu olabilir. Hızlı öğrenen bu öğrenciler derslerde yüksek başarı notları alabilirler, ancak bu durum onların bireysel gelişimlerini tam anlamıyla yansıtamaz. Halbuki, farklılaştırılmış bir eğitim sisteminde sınıftaki öğrencilerin başlangıçtaki durumları esas alınmakta ve bireysel gelişimleri bundan sonraki süreçte değerlendirilmektedir.

Üstün zekalı çocuğu olan ve olduğunu düşünen ailelere ve eğitimcilere düşen görevlerden bahsetmek gerekirse; İlk olarak bu çocuklar fark edilmelidirler. Çocukların doğru ölçme teknikleri ile değerlendirilmeleri, bunun için gereken uygun araçların uzman kişilerce kullanılması ya da uygulanması gerekmektedir. Şayet yanlış yapılacak değerlendirmeler olursa, çocuğun üzerine taşıyamayacağı bir yükün yükleneceği unutulmamalıdır. Bu nedenle çocuklarla ilgili elde edilen bulguların yalnızca IQ değerlerine bağlı kalınarak değil, bir bütün halinde doğru şekilde değerlendirilmesi önemlidir. Üstün yetenekli ya da üstün zekalı çocukların gereksinimlerinin belirlenmesinde dikkat edilmesi gereken konu, çocuğun doğru anlaşılması ve bireysel farklılıklarının göz önünde bulundurulmasıdır.

Üstün zekalı veya yetenekli çocuklar, bazen çevreleri tarafından yanlış bir şekilde değerlendirilebilmektedirler. Hızlı öğrenme yetenekleri nedeniyle, arkadaşlarının öğrenmelerini tamamlamalarını beklerken sıkılmalarına ve bazen de tutarsız davranış göstermelerine neden olabilmektedir. Olayları ve olguları daha çabuk değerlendirebilmeleri nedeniyle de öne çıkarlar ve akranlarıyla aralarında iletişim sorunlarına yol açabilir. Tüm bun nedenlerden ötürü, üstün zekalı çocukların eğitmenlerinin daha fazla çaba sarf etmeleri, onlara özel yaklaşımlarda bulunmaları, sabırlı olmaları ve ilave donanımlar edinmeleri gereklidir. Bunlar uygulanabilirse de sahip oldukları potansiyelleri, farklılaştırılmış eğitim sayesinde olumlu bir düzeye gelebilir.

Üstün yetenekli ya da üstün zekalı olma durumu şüphesiz avantajlı bir durumdur. Çocuğun kendisine verilen bilgileri kaydetmesi, zekanın yalnızca bir yönünü göstermektedir. Halbuki üstün zekalı ve yetenekli bireyler, elde ettikleri bilgi birikimlerini kullanmakta, yeni ve farklı bilgilere ulaşmakta büyük bir kapasiteye sahiptirler.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.