Menu

Siyatik Hastalığı Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

siyatik-hastaligi-belirtileri-ve-tedavi-yontemleri

Siyatik hastalığı nedir?

Siyatik hastalığı, vücudumuzun arka kısmında bulunan siyatik sinirinden kaynaklanan ve ağrı verici bir hastalıktır. Genel olarak halk arasında “hapishane hastalığı” olarak da bilinen siyatik hastalığı ilk kez 1452 yılında ortaya çıkmıştır. Siyatik sinirinin vücutta geçtiği bölgelerde, hastalığın oluştuğunu anlamak için ağrı yapıp yapmadığını hissetmemiz yeterlidir. Genelde siyatik hastalığının ağrısı, sırtın tam kuyruk sokumu bölgesinden başlayıp kalçalara ve ardından bacaklar boyunca en son ayaklara kadar yayılmaktadır. Bu ağrının tipik görülme biçimleri, sadece vücudun tek bir tarafında olacak şekildedir. Bu hastalığı daha tıbbi olarak anlatacak olursak, siyatik sinirleri büyük siyatik siniri ve küçük siyatik siniri olarak ikiye ayrılmaktadır. Büyük siyatik siniri, bulunduğu bölgeden vücutta dikey olarak kalça bölgesinden aşağıya doğru dizin arka kısımlarına kadar inmektedir. Diz kısmına indikten sonra iç siyatik siniri ve dış siyatik siniri olarak ayrılıp ayaklara kadar ulaşmaktadır. Büyük siyatik siniri vücutta hem hareket siniri olarak hem de duyarlılığın algılandığı sinir olarak görev yapmaktadır. Küçük siyatik siniri de kuyruk sokumundan kalçalara kadar uzanan bir sinirdir ve kuyruk sokumu sinirinin devam eden siniri olarak adlandırılır. Vücutta herhangi bir omurun kayması sonucunda bu sinirler üzerinde baskı oluşur ve siyatik hastalığı meydana gelir. Siyatik hastalığında ilk olarak kalça bölgesinde ağrılanma başlar, bu ağrılar yavaş yavaş bacağın arka kısmından aşağıya doğru ilerleyen kasıkları, bacakları ve ayakları etkiler. Tüm bu bölgelerde ağrı görüldüğü takdirde özellikle bacaklarda bir güçsüzleşme meydana gelmekte, bileklerde ve dizlerde refleks azalması görülmektedir.

Siyatik nedenleri

Siyatik sinirindeki hastalıkların en çok görüldüğü durumlar; omurgada herhangi bir fıtık hastalığı durumu varsa bu fıtığın sinirin üzerinde baskı kurması ya da omurlardaki kemiklerden birinin büyümesi ve ya şekil değiştirmesinden kaynaklı yine oluşan baskı durumudur. Bazen de nadir olmakla birlikte şeker hastalığı bulunan kişilerin siyatik sinirlerinde bozukluk oluşmasından kaynaklı siyatik hastalığı görülebilmektedir. Siyatik hastalığına yakalanma durumunun bağlı olduğu diğer durumlar ise şunlardır;

Uzun saatler boyunca oturma : Uzun süreler boyunca oturan ve hayatı genelde oturur pozisyonda işlerle uğraşarak geçen insanlarda siyatik hastalığının görülme riski daha fazladır.

Meslek faktörü : Uzun saatler boyunca motosiklet kullanması gereken kişilerde, vücut gücüyle ağır yükler taşıması gereken kişilerde ve sırtınızı ani hareketlerle döndürmesi gereken işlerde çalışan kişilerde siyatik hastalığı daha sık görülmektedir.

Yaş faktörü : Yaş ilerledikçe omurgada oluşan kemik çıkıntıları ve bel fıtığı siyatiği tetiklemektedir.

Diyabet : Vücutta kan şekerinin kullanımını etkileyen diyabet yani şeker hastalığı, siyatik sinirlerini olumsuz olarak etkilemektedir

Obezite : Vücut ağırlığının olması gerekenden çok daha fazla rakamlara çıkması, omurgaya baskı yapar ve bu baskı da siyatik sinirlerini etkilemektedir. Omurgada oluşan baskı sonucunda omurilikte meydana gelecek pozisyon değişiklikleri doğrudan siyatik sinirinin üzerine basınç yapmaktadır.

Siyatik nasıl tedavi edilir?

Bir uzmana danıştıktan sonra kesin olarak siyatik hastalığı teşhisi konulan hastalarda, hemen fizik tedaviye başlanır. Fizik tedavi süresince hastanın sürekli kendi fiziksel hareketlerine dikkat etmesi, kendini yoracak ve zorlayacak hareketlerden kaçınması gerekliliği tembih edilir. Bunun dışında ağrıların daha hafif atlatılması için ağrı kesici bir takım ilaçlar da kullanılmaktadır. Tıp dünyasında siyatik hastalığının tedavisi için birden fazla yöntem kullanılmaktadır. Işınsal terapi, hidroterapi, masaj tedavisi ve az önce bahsettiğimiz fizik tedavi en sıkça kullanılan tedavi yöntemleridir. Bazı durumlarda hastalığı net teşhis etmek daha karmaşık bir hal almaktadır çünkü hasta kontrole, kendisinin bel fıtığı hastası olduğuna inanarak gelmektedir. Uzman doktorlar bu durumu ayırt edebilmek için hemen hastayı hasta yatağına yatırıp çok kolay bir test yapmaktadırlar. Hasta herhangi bir bacağını yukarı kaldırdığında eğer bacağının arka kısmında ani bir ağrı oluşuyorsa hastanın siyatik hastalığı anında belirlenebilmektedir. Tedavi süresince tıbbi yolların dışında doğal yollar da denenmektedir. Bu doğal yollardan başlıcaları sıcak banyo yapmak ve bol bol kaplıca sularına girmektir. Bu yöntemler denenirken bir yandan da kasların güçlendirilmesi için uygun hareketlerin yapılması önerilmektedir. Doktorların en çok önerdiği hareket, hastanın günde en fazla 3 farklı kere bel kaslarını güçlendirmek adına yapabildikleri kadar mekik çekmeleridir.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.