Menu

Piramitler nasıl yapıldı

Bu günkü teknolojimizle bile, zorlanacağımız yapılar olan piramitlerin inşası hakkında, pek çok düşünür ve arkeolog çalışmalar yapmıştır. Dünya üzerindeki en yüksek ve en ihtişamı olan bu yapılar, aslında firavun mezarlarıdır. Neden bu kadar görkemli ve büyük olduğu düşünülürse, Mısır dinini araştırmak gerekmektedir. Mısırlılar, ölümden sonra yaşama inandıklarından, ölüm sonrası yaşam alanlarını tasarlamışlardır.

Bu gün, mısır’da 100 ‘den fazla piramit bulunmuştur.  Piramitler ağırlıklı olarak, eski krallık dönemi ile orta krallık dönmeleri arasında inşa edilmiştir. Keops piramidi, şu ana kadar ayakta kalan ve dünyanın yedi harikasından biridir. Aslında piramidin dış bölgesinde olan, parlak beyaz kireç taşı şu an olmasa da, günümüze kadar çok az hasar alan piramittir. Eski dönemlerde, Mısır dini inancında firavunlar öldüklerinde, diğer hayatlarında kullanılsın diye pek çok altın, gümüş ve değerli hazineler ile gömülürlerdi. Bu nedenle, piramitlerin karışık ve mahzenlerden oluşan yapısı vardır. Genelde en alt kısımda veya üst kısımda yapılan gizli odalarda, bu hazineler ile firavunun mumyası bulunurmuş. Yaklaşık 20 yıldan fazla bir sürede yapılan büyük piramitin, önce bir kent kurularak ve taş bloklar kesilerek başlanan bir inşaat olduğunu artık arkeolojik kazılardan anlıyoruz. Taş blokların, Nil nehrinde tekneler ile alana taşındığı ve altına koyulan makara yardımı ile inşaat alanına geldiğini biliyoruz. Burada uzmanlar ikiye ayrılmaktadır.  Bu koca ve devasa taş bloklar, yerine nasıl çıkarılmış ve yerleştirilmiştir? Piramit çevresine yapılan, kumdan bir rampa yardımı ile çıkarıldığı savı en mantıklı olandır. Piramit katları ilerledikçe, çevresini dönen spiral rampa da büyümektedir.

Ünlü tarihçi Heredot, kitabında bu rampa ile ilgili pek çok bilgi vermiştir. Hatta bu rampanın, 10 yıl gibi bir sürede yapıldığı da anlattıkları arasındadır. Fakat diğer arkeologlara göre, her şey elle taşınmış ve yerine eklenmiştir. 100 bin kişilik bir işçi topluluğu, bu kadar taşı yerine koymuştur. Üstelik, dış yüzeyin pürüzsüz ve kaygan olduğu düşünülürse, Heredot doğruyu söylüyor gibi geliyor.

Yorum yapmayı unutmayın!

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.