Vallahi özlüyorum eski ramazanları. Belki de çocukluktan ayrıldıkça maziye daha bir düşkün oluyoruz. Eskiden ramazanlar daha bir güzel olurdu.Akşam güneşin ufuktan insanlara veda ettiği vakit, iftar vaktiydi.
Seyhan Levent’in akşama Doğru proğramı sadece ramazanda yayınlanmazdı.Geçerdim balkona elimde bir bardak su hocanın Allahuekber sesini beklerken babam sofranın başına geçer kaşık elinde ”yeter vakit geldi bir Dakka durmam daha”diyerek bizimkileri kandırması, buna cevap olarak babaannemin ”boyun kadar çocuğun oldu daha adam olamadın”demesi, televizyonda ki adamın ”allah’ım sana inandım sana sığındım senin rızan ile oruç tuttum”diyen duayen sesi,iftara dakikalar kala sofraya konulan her şeyi yiyebilmeyi,iftar açtıktan sonra bir tabak çorba ve 3 bardak su ile doymayı,”oğlum suyu çok içme bir şey yiyemezsin” diyen annemin sesini,yemekten sonra babamın Maltepe sigarasını sobanın üzerinde yuvarlarken burnuma gelen yanık tütün kokusunu,babam sigarasını içerken abdest suyunu hazırlayıp leğen başında beklerken babaannemin ”şu zıkkımı dışarıda içsene”diyip eşarbını yaşmak yaparak burnunu kapatmasını, acaba bu akşam kimin mevlüd-i var diyerek erkenden teravihe gitmeyi,mevlüd lokumundan alırken sıradan 3 kez geçmeyi,teravihten çıkınca köy meydanında milletin kahkaha ile yaptığı sohbetleri,eve gelince sobanın üzerinde kuru odun çıtırtısıyla kaynayan bakır çaydanlığın fokurtusunu,annem çay demlerken babamın ”ben çıplak çay içmem yanına çıntı- pıntı getirin”dediğinde ablamın gündüzden yaptığı kuru ve yaş keklerden yediğimi,babamın çayı açık olduğunda ”bu ne biçim çay yav.çay dediğine baktın mı dünyan kararıcak”demesini,ilk bardaklar dolarken komşunun kapıya vurup ” la nerdesünüz öldünüzmü looo,”deyip çaya gelmesini, dışarıda kar fışırtıyla döne döne yağarken,kovalı sobaların üstünde ki delikten odanın tavanına vuran ateşin kırmızı ışığıyla,meşe odununun gümbürtü ve çıtırtılarıyla uyuduğum geceleri özledim.
Sahura kaktığımda babaannem komşu ışıklarını kontrol eder uyanamayanlara abimi gönderir bende camı açar bağırırdım millete.Annem yüzümü yıkatmadan sofraya kesinlikle almaz bende sadece gözlerimden altını yıkardım ama annemin gözünden kaçamazdım.
Annemin yağda kızarttığı pişileri(yuvarlak ince ekmekleri)herkesin önüne ikişer tane koyardı yağlı pişiler sağ elle,çay bardağı sol elle tutulur çay bardağı yağ olmazdı.Babamın bardağı tertemiz kalırken benim ki yağdan görülmezdi, annem hep kızardı, bütün kardeşlerim öğrendi ben bir türlü öğrenemedim hangi elim boşsa hep o elimle tutum bardağı ve ekmeği de iki elimle bölerdim,ablam ekmeği böler,dilimler koyardı önüme ben yine karıştırırdım bardağı tutacağım elimi,çayı babamla yarışa içerdim.Babam çayı bitince anneme ”dibini dök çay dök”derdi.Bende ondan ne gördüysem yapar hemen bardağı koyardım ablamın önüne kaşlarımı çatarak dibini dök çay dök dediğimde annem ”düzgün konuş ablanla”der babaannem söylenirdi ”babası kılıklı heri,bebekleri de kendine benzetti marüfetsüz oldular”derken babamda ”kesip attığım tırnak olsunlar deveden kurban keserim”derdi.
işte bu ramazanları çok özledim eski ramazanlar eskiden güzeldi.
Ramazan yarın başlıyor son 7 ramazan olduğu gibi bu ramazanda yukarda ki güzelliklerden uzaktayım ve iftara son dakikada yetişiyorum.yemekleri ya pideciden ya hazır çorbacıdan yiyorum.Sahurlara da son dakikaya uyanıyor peynir ekmek çay ayakta atıştırıyorum.İftar vakti insanların otobüs, dolmuş, trafik çilesine karışıyor son dakikalarım sevinçle değil öfke ve isyanla geçiriyorum.Eve geldiğimde yemek telaşına kapılınca iftarı en son açanlardan oluyorum.Ramazan 7 yıldır böyle geçiyor.Bazen eş dost davetlerine gidiyorum.Karşıda ki hemşehrimiz olan teyze komuşumuzdu ramazanın en az 10 günü yemek yapar getirirdi hastalandığı zamanda çalıştığım hastaneye gelir bütün işlerini hemencek halleder gönderirdim.Bu sene o da yok çocuklarıyla birlikte İstanbul’a taşındı.Sahura uyanamadığım günlerde çok sinirli oluyorum.Ramazan davulcusunun sesini hiç duymadığım halde son günlerde kapımı çalıp para istiyor.
Geçen ramazanlar gibi bu ramazanda aynı çilelerle geçecek biliyorum.Geçen yıl ki pideci osman bu sene evlere servis yapmıyor anlaşılan ezan sesi sofra başında değil pide kuyruğunda olacağız birde şu yemekten sonra ki bulaşık çilesi,işci yorgunluğuyla daha bir çöker oldu omzuma,sonra yıkasam diyorum o zamanda annemin sözü geliyor aklıma ”şeytan yer,arkandan ağlar,aslan yattığı yerden belli olur,temizlik imanın yarısıdır”hemen yıkayıp temizliyor şeytanın yemesine müsaade etmiyorum.Keşke,Anacığım keşke bu sene burada olsaydın.Şimdi öyle uzak ki, elimde ayranla taş fırında annemin yaptığı pidelerin çıkmasını beklediğim günler.”oğlum bekle soğuyunca ye midene yapışır ”dediği günler öyle uzak ki.Saçaklarda titreyen serçelerin ekmek kırıntılarına kanat çırpmasını öyle özledim ki.
Son trende kaçınca son istasyondan daha bir uzakta kalıyorum özlediklerimden.
Olsun üstüme devrilse de bu şehir alıştım yalnızlığa,özlemlerimi daha bir özlemeye alıştım. Yaşama ağrısı asıldı boynuma hayat işte yuvarlanıp gidiyoruz eski ramazanları çok özledim.Ben oyum.
Yazan: Fatih © AYDOĞAN
31/08/2008
Tags: bayram, günler, hafta, kadir gecesi, kandil, kandil günleri, mübarek, mübarek ay, ramazan, ramazan bayramı, şeker bayramı, tatil
Bu konuyu okuyanlar bunlarıda okudu
Umarım konuyu beğenmişsindir istersen bu sayfaya abone olarak yapılan yorumlardan ve yeniliklerden RSS Feed, ile haberdar olabilirsin. Anasayfa dön.


İnanılmaz gösteriler sıradışı insanlar ölümüne gösteri yapanlar
Laplace kimdir hayatı eserleri yaşamı çalışmaları
Sorularla bağırsak kanseri
Antep fıstığının faydaları antep fıstığı araştırması iyi fıstık nerede yetişir
Bilimdeki yeni gelişmeler bilimin son icadı
Bmw reklam videosu / arabasıyla aşk yaşayan adam
Limuzin kamyonet uzun araç adı sizin gönlünüze kalmış / Modifiye araçlar
Amarula nedir nasıl bir meyvedir Amarula yemiş hayvanlar :)
Şifresi kırılmayan bilgisayar dünyada şifresi kırılamayacak tek bilgisayar
Silikon dudaklar silikon yapılmış dudaklar
Henüz yorum yapılmadı ilk yorumu sen yap. bu yazı için
Yorumlardan haberdar olun Yorumlar Rss ve Geriizleme URL