Menu

Mimar Sinan ve sırları

Yaklaşık 3-5 yıl kadar önce, Süleymaniye Cami yıkılma tehlikesi geçirmekteymiş. Bu büyük eser, sorun çözülmez ise yıkılma durumuna girmiş.  Mimar Sinan tarafından yapılan bu muhteşem eserde, tüm taşıma kabiliyeti kemerlerde ve kemer ortalarında bulunan kilit taşlarındaymış.

Elimizde bir proje olmadığından, Türkiye’nin ünlü mimar ve mühendislerinden bir ekip oluşturulmuş ve camide incelemelere başlanmış. Cami üzerindeki incelemeler sırasında, kemer altında gizli bir bölme bulunmuş ve bölmede, Arapça yazılı bir not ortaya çıkmış.  Bu kağıtta ünlü mimar, Sinan’ın imzası varmış. Kağıtta, bu kağıdı bulduysanız, kemerlerden birinin kilit taşı aşındı ve nasıl değiştireceğinizi bilemiyorsunuz, işte yolu! diye bir de tarif yapılmaktaymış. Heyet, mektupta bulunan yöntem ile taşı değiştirmiş. Bu mektup, şu an Topkapı Sarayında saklanmaktaymış. Ne kadar doğru olduğunu bilmiyoruz, ama caminin kilit taşı için ekip kurulduğu ve değiştirildiği bilinmektedir. 1950’li yıllarda bir Japon heyeti, Türkiye’ye gelmiş ve İmar bakanlığından izin çıkararak, Ayasofya’yı, Süleymaniye camini gezmişler. Mimar Sinan’ın öğrencisi olan, Mimar Davud Ağanın eseri olan Sultanahmet camiine gelindiğinde, günlerce araştırmalar devam etmiş. Japonların yaptıkları araştırmalarda, caminin yumuşak bir zemine yapıldığı anlaşılmış. Bunca yıl çatlak bile olmadan caminin nasıl ayakta kaldığını ise, camilerin tabandan sabitlenmediği ve sarsıntı olduğunda salınıma geçerek ayakta kaldığı ortaya çıkmıştır. Mineralerde ise çok farklı bir sistem varmış, Minareler, sanki raylı bir sistem üzerine oturmuş ve sağa, sola 5’ er derecelik bir eğim ile hareket edebilmekteymiş. Edirnedeki Sinan’ın ustalık şahaseri olan Selimiye camiinde araştırma yapıp, ülkelerine dönmüşler.

Bu gün, Japonların depreme dayanıklı bina inşaatlarını Mimar Sinan’dan öğrendikleri söylenmektedir. 1500’lü yıllard,a depreme dayanıklı ve sistemi olan deha ürünü binalar tasarlayan Mimar Sinan, bu yıllarda ufacık sarsıntılarda binlerce insanımızın ezilerek öldüğünü görseydi, inanın bizden utanırdı. Söyleyecek çok şey kalmıyor ne yazık ki.

One Response
  1. Anonim

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.