Menu

Maraton Nedir ?

maraton-nedir

Maraton nedir?

Sporcuların çok uzun bir süre çalışarak hazırlandığı maratonlar, bir koşu yarışıdır ve yaklaşık 42 bin 195 metrelik bir mesafenin koşulduğu atletizm sporudur. Maraton koşularının yapıldığı alanlar sert tabanlı yollardır ve dayanıklılık mücadelesi ön plandadır. Maratonun ismi eski dönemlerde Yunanistan’da meydana gelmiş Marathon Savaşı’ndan esinlenerek konulmuştur. Dünya genelindeki maraton parkurlarının uzunluğu ve yapısı birbirinden farklı özellikler göstermektedir. Bu sebeple hiç bir maratoncu için dünya rekoru kırdı denemez. Maraton yarışlarında da genel olarak böyle bir algı bulunmamaktadır. Sadece en iyi dereceyi tutturan kişilerin dereceleri kayıt altına alınmıştır.

Maratonun tarihi 

Maratonun ortaya çıkış süreci bir savaş üzerine şekillenmiştir. Milattan önce 490 yılında, Yunanistan’da yer alan Marathon ovasında Persler ve Atinalılar arasında bir savaş çıkmış ve galip gelen taraf Atinalılar olmuştur. Bunun üzerine Persler, Atina’yı gemileriyle alelacele terk ettiklerinde Atina’nın generali Miltiades, bu galibiyetlerini Atina’ya duyurması için kendi bünyesindeki en hızlı adamını haber elçisi olarak görevlendirmiştir. Bundan sonrasında Phedipides denen kişi, Atina’ya kadar koşmuştur. Atina’ya vardığında nefes alacak hali kalmayan Phedipides’in ”Zafer bizimdir” diyerek vefat ettiği rivayet edilmiştir. Aynı kişinin daha önce Sparta’ya kadar da koştuğu söylenmektedir. Bundan sonrasında ilk olarak maratonun, bir atletizm yarışının adlandırması olarak kullanılması 1896 yılına dayanmaktadır. O yıl yapılan olimpiyatların ismi ”maraton” konulmuştur. Bu maratonların ilk uzunluğu 40 kilometre olsa da, 1924 yılından sonra 42.195 metre olarak değiştirilmiştir. Uzun 40 kilometreyken gelen ilk rekor derece yarışların ilk yapıldığı yıl olan 1896’da kaydedilmiştir. 40 kilometre 2 saat 58 dakika ve 50 saniyelik bir sürede koşulmuştur. Bundan sonraki yıllarda sırasıyla 1936 yılında Kore asıllı K. Son isimli sporcu 42. 195 metreye çıkartılan mesafeyi tam iki buçuk saatte; 1954 yılında İngiliz asıllı Peter S. isimli sporcu 2 saat 17 dakika ve 29 saniyede ve 1967 yılında Avusturya asıllı Clayton Fukuoka 2 saat 9 dakikada koşarak kendi rekorlarını elde etmişlerdir.

maraton-kosuculari

1970 yılından itibaren kadınların da maraton yarışlarına dahil olmasıyla birlikte 1975 yılında Amerikan asıllı atlet J. Hansen, 2 saat 38 dakika 19 saniyeyle kendi rekorunu kırmayı başarmıştır. Ardından 1976 yılında Waldemar Chierpinski 2 saat 39 dakika 55 saniyelik skor yapmış, 1984 yılında Portekiz asıllı Carlos Lopez ise 2 saat 9 dakika 21 saniyelik bir skor yapmıştır. Söz konusu Türk maratoncular olduğunda ise en bilindik maraton sporcumuz İsmail Akçay’dır. İsmail Akçay, 1964-65 yıllarında Türkiye Maraton Şampiyonu olduktan sonra 1967 yılında da Balkan Maraton Şampiyonu olmuştur. Aynı yıl katıldığı bir diğer maraton olan Las Vegas Maratonu’nda da ikinci olan Akçay; 1968 yılında düzenlenen Meksika Olimpiyatları’nda dördündü olmuştur. 1969 yılında düzenlenen Dünya Maraton Yarışması’nda da ikincilik ödülünü İsmail Akçay kazanmıştır. Ülkemizde bugüne kadar yapılmış en önemli maraton, ilk olarak 1979 yılında gerçekleştirilmiş olan Asya – Avrupa maratonudur. Dünya çapında ünlü olan maratoncularımız ise Ahmet Aytar, Ali Karaduman, Hüseyin Topsakal, Mustafa Karaduman, Hüseyin Aktaş, Mustafa Kaplan, İsmail Karagöz, Veli Ballı, Sadık Salman, Mehmet Yurdadön ve Mehmet Terzi’dir.

Maratonun genel özellikleri

Maraton genel olarak bir olimpiyat yarışı olarak kabul edilmekte ve 42 küsur kilometrelik bir parkur boyunca koşulmasıyla yapılan bir spor olarak yer almaktadır.

Bu mesafenin yarısına tekabül eden 20’nci küsür kilometrede parkurda geriye dönülür. Bu geri dönüşün yapılmasının sebebi rüzgarın esme yönünün farklı oluşu ve maraton yollarında yer alan inişli çıkışlı yapılardır. Bu yüzden koşular hiç bir zaman tek yönlü yapılmaz.

Maraton yarışında koşucu olarak yer alan bir sporcu, yarış boyunca ortalama 3000 kalorilik bir enerji harcamaktadır. Maraton yarışının en zorlayıcı kısmı da budur. Bu miktar herhangi bir aktiviteye döküldüğünde; 10 saat boyunca hiç ara verilmeden baltayla odun kesilerek harcanan enerjiye denktir.

Maraton yarışları genel olarak çok fazla seyirci toplayamaz çünkü çok fazla mesafeye yayılmış bir yarış parkurudur.

Maraton yarışlarının bitiş noktasına yakınlarına koşucuların seyirciyle selamlaşması için özel bir bölüm yapılır. Bu bölümde yarışçılar genel olarak enerji olarak bitmiş vaziyette bulunduklarından seyirciler tarafından gayet trajikomik sahneler kayıt altına alınmaktadır.

 




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.