Menu

Joseph Stalin Kimdir ?

joseph-stalin-kimdir

Bazı kaynaklarda ismi “Josef Stalin” olarak da geçen, asıl ismi “Yosif Visaryonoviç Cugaşvili” olan Stalin, ünlü bir Sovyet devlet adamı ve Sovyet mareşalidir. Tarih sahnesinde çok önemli olayların içerisinde bulunduğu için bugüne kadar onlarca tarihçi ve yazar kendisi hakkında araştırmalar yapmış ve sonuç olarak Josef Stalin hakkında toplam 1108 adet ayrı ayrı eser yazılmıştır. Bu durum Stalin‘i “Tarih boyunca hakkında en çok eser yazılan 100 kişi” sıralamasında 17. sıraya oturtmuştur. Rusların kendisine çok büyük sempati beslemesinin sebebi  1930’lu yıllarda Sovyetlerin ekonomisini çok iyi seviyelere getirmesi ve 2. Dünya Savaşı sonrası Sovyetler’in bu savaştan galibiyetle çıkmasını sağlamasıdır.

Joseph Stalin’in hayatı

Josef Vsaryonovic, 18 Aralık 1879 tarihinde Gori’de dünyaya gelmiştir. 7 yaşına geldiğinde çiçek hastalığına yakalanan Stalin’in yüzünde bu hastalıktan kaynaklı izler kalmıştır. 10 yaşına geldiğinde rahip okuluna gitti ve kendisi bir Gürcü olduğu için Rusça eğitim aldı. 16 yaşına geldiğinde eğitimini Gürcü Ortodoks Rahip Okulu’nda devam ettirdi ancak buradaki eğitim otoritesine karşı baş kaldıran bir öğrenci olduğundan huzursuzluk çıkardığı gerekçesiyle 1899’da okuldan atılmıştır. Bu okuldan uzaklaştırmadan sonra Stalin, kendisini iyice kitaplara adamış ve okuduğu çoğu kitap Lenin’in eserleri olmuştur. Bu eserlerin etkisine girip Marksist bir görüşe sahip olup devrimci olmaya karar vermiştir. Tiflis’te yer alan “RSDİP” adlı örgüte katılarak 1901 yılında Tiflis’te Çarlık askerlerinin müdahalesiyle sonlandırılan 1 Mayıs gösterilerini bizzat örgütlemiştir. Burada bastırılan eylemden sonra kendisi Batum’a geçmiş ve bu sefer orada petrol işçilerinin örgütlü eylem düzenlemesi için en baştaki destekleyici olmuştur. 1903 yılına gelindiğinde Bolşeviklere katılan Stalin, o dönemler Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi 2. Kongresi’nde yaptığı konuşmalarla devrimcilik duyguları ve cesaretiyle Lenin’in dikkatini çekmeyi başarmıştır. Lenin’in bu ilgisi sonrasında da RSDİP’in ve Bolşeviklerin Kafkas bölgesinde bölge temsilciği statüsüne getirtilmiştir. Sürekli izlenen bir kişi konumunda olsa da sürekli illegal faaliyetler de sürdürmeye devam eden Stalin, Kafkaslarla birlikte banka soygunu, propaganda hareketlenmeleri ve grev için örgütlenme durumlarında aktif rol oynamıştır.

stalinin-hayati

1905’te ortaya çıkartılan devrim sürecinde Tiflis bölgesinde bulunan Josef Stalin, Çarlık ordusu komutanı Generel Fyodor Griyazanov’un katliamlara başladığını gördükten sonra kendisine bir suikast düzenlenmesine karar aldı ve bu suikastin başarıyla gerçekleşmesini sağladı. 1906 yılında Stockholm’de gerçekleştirilen 4. Kongre’den sonra Feliks Dzerjinski, Aleksey İvanoviç Rikoy, Kliment Voroşilov, Grigori Zinoviev, Stephan Şaumpan ve Mihail Kalinin’le görüştü, bu görüşmelerden sonra saydığımız isimlerle uzun süreçler boyunca birlikte çalışmaya devam etti. 1906 yılında bir de evlilik gerçekleştiren Josef Stalin, Yekaterina Svanidze ile evlenmiştir. Evliliğinden ilk olarak bir erkek çocuğu dünyaya gelen Stalin, oğlunun adını Yakov koymuştur. O dönemlerde mensubu olduğu Bolşevik Partisi herhangi bir banka soygununa kesinlikle yasak koyduğu için kendisi bir süreliğine partiden istifa ederek bir banka soygunu gerçekleştirip çaldığı paralarla ailesiyle birlikte Bakü’ye kaçmıştır. Bakü’deyken başına talihsiz bir olay gelmiş ve eşi Yekaterina Svanidze burada tifüs hastalığına yakalanarak vefat etmiştir. Eşinin genç yaşta vefat etmesinden dolayı çok büyük üzüntüler yaşayan Stalin, bu süreçlerde Bakü’deki Müslüman işçilerle birlik olup onları kendi aralarında örgütlemeye devam etmiştir. Mensubu oldukları partideki işçi olan partililer Stalin’in davranışlarından çok memnun olsa da partiye mensup aydınlar onun çağ dışı hareketlerde bulunduğunu söyleyerek kendisinden memnun kalmamışlardır. Bakü’deki Çarlık yanlısı olan “Karayüzler Örgütü”ne kendince savaş açan Stalin, Bolşeviklere teslim etmek için Bakü’deki petrol zengini kişilerden zorla para toplamıştır. Kendisinin bu cesur hareketlerinden ötürü Kafkasya’daki partililer tarafından döneminin Lenin’den sonraki en aktif ve etkili kişisi olarak anılmıştır. Bu olaydan sonra tekrardan eski aktif günlerine dönen Stalin, Çarlık taraftarı olan kişilere örgütlenme hareketi oluşturarak 1907 yılında arkadaşı Stephan Şaumyan ile Birleşik Krallığa giderek 5. Kongre’ye katılmıştır.1911 yılında Bolşeviklere mensup olan büyük örgütlere katılmak istediği için aynı yılın Eylül ayında Sankt Petersburg örgütüne katılmıştır.

stalinin-siyasi-hayati

1912’de yapılan toplantıya katılamamış olsa da Merkez komitesi üyeliğine seçilen Stalin, 1912 yılında yayınlanan Pravda’nın da yayınlanma sürecinde aktif görev almıştır. Tam da bu dönemlerde bundan sonra sürekli kendisinin “Stalin” diye anılmasını sağlayacak, Rusçada “çelik adam” anlamına gelen mahlasını tüm yazılarında ve parti içerisinde kullanmaya başlamıştır. O dönem sürgüne gönderilen Stalin, çok geçmeden o bölgeden de kaçmıştır. Aynı dönemlerde Bolşevik ve Menşeviklerin birlikte hareket etmesini savunan ve bunun için çalışmalar yapan Stalin, Lenin tarafından Krakow’a çağırılarak Bolşeviklerin tek başlarına hareket etmeleri fikrine ikna edilmeye çalışıldı. Bu görüşmeler sonrası çok ünlü eserlerinden biri “Marksizm ve Ulusal Sorunu” isimli kitabını yazdı. 1913 yılında Sankt Petersburg’a döndüğünde Malinovski tarafından tuzağa düşürülerek 4 yıllık bir sürgüne gönderildi. 3 yıl sonra 1. Dünya Savaşı’nda zorluklar yaşayan Çarlık Rusyası tarafından göreve geri çağırılan Stalin, kolunun sakatlığından dolayı askere alınamasa da 1917’de Şubat Devrimi’nin yaşanmasıyla birlikte tamamen özgür kalmıştır. Bu devrimin ardından sürgünde yakın arkadaş olduğu kişilerle birlikte Petrograd’a döndü. Duruma göz attığında Lenin dahil bir çok kişinin sürgünde olduğunu gören Stalin, Pravda’da da halkın geçici hükümetten çok rahatsız olduğunu gözlemledi. Kafasında planlarını yapan Stalin, Pravda yayın organının başına geçerek Menşevikler’le birlik yapılması çağrısında bulundu ve Geçici Hükümete yandaş bir politika izlemeye başladı. Bu dönemlerde Lenin, sürgünde olduğu için olaylara müdahale edemiyor ancak bir an önce olay yerine gidip müdahale etmek istiyordu. Bunun üzerine komünist arkadaşını Alman İmparatorluğu ile görüşmelere gönderen Lenin, geri dönüş çağrısının kabul edilmesinden sonra etrafındaki sürgün arkadaşlarıyla Petrograd’a geri dönmüştür. Lenin gelir gelmez izlenen politikanın tam tersi olması gerektiği hakkında açıklamalar yaparak iktidarın mutlaka Sovyetlerde olması gerektiğini savunmuştur. Bundan sonraki süreçlerde iyice batan Lenin’i saklama ve kollama görevi Stalin’e düşmüş, kendisine sonsuz yardımcı oluştur. Stalin, siyaset hayatı boyunca çok daha büyük çalışmalara imza atarak 5 Mart 1953’te hayata gözlerini yummuştur. Geride yüzlerce siyasi başarı, yüzlerce karşıt görüşlü kişi ve yüzlerce yandaş kişi bıraktıktan sonra; naaşı Lenin’in mezarının yanına defnedilmiştir.

 




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.