Menu

Güreşin tarihi





Dünyanın her yerine yayılmış olan güreş sporunun tarihi, zamanımızdan binlerce yıl öncesine rastlamaktadır. Tarihçiler, olimpiyatların esas unsurlarından biri olan bu sporla ilgili resimlere üç ayrı bölgede Orta Asya, Ege ve Mısırda rastlamıştır. MÖ.3000’li yıllarda, Nil yakınlarındaki beni Hasan mabedinin duvarlarına yapılan resimlere baktığımızda, Mısırlıların serbest güreşi tüm kuralları ile bildiklerini göstermektedir.

Ege medeniyetlerindeki incelemelerde, duvarlardaki resimler tabak ve vazolardır. Halen Paris’te Milli Kütüphanede bulunan MÖ.500 yılına ait olan vazoda güreş müsabakası resmi bulunmaktadır. Resimde hakem bile gözükmektedir. Berlin’deki Müzede bulunan MÖ.530 yılına ait olan bir tabakta ise, güreş okulu çalışmaları açıkça görülmektedir. MÖ.520 yılında 32 müsabakayı tuşla kazanan ve 6 defa olimpiyat şampiyonu olan Milolu Croton, tarihe geçen ilk güreşçidir. Asya’da güreşin başladığı yer Karakurum, Tanrı dağları ve Moğalistandır. Bu bölgeden, Güney Pasifiğe kadar yayılan güreş, daha çok dini törenlerin gerekliliği olarak kabul ediliyordu. Güreşin Judo olarak geliştiği ülke olan Japonya’da ilk resmi şampiyonluk, kayıtlara göre MÖ.23 yılında yapılmış ve Sukune adlı bir sporcu şampiyon olmuştur. Güreş, ilk yapılmaya başlandığı dönemden bu yana, kaidelerini hiç bozmadan günümüze kadar gelmiştir. Güreşe 19. yüzyılda yeni kurallar eklenmiştir. Dünya güreş şampiyonası, ilk olarak 1898 yılında Paris’te yapılmıştır. Bu yarışmalara Fransa, Danimarka, Rusya, Sırplar ve Türkiye’den Kara Ahmet ve Koca Yusuf katılmışlardır.

Modern olimpiyat programına, güreş ilk defa 1904 yılında alınmıştır. Güreş, 1908 yılında resmen olimpiyatlarda yapılan bir spor olmuştur. 1918 yılında serbest ve Greko-Romen olarak iki stil olarak kabul edilmiştir. Dünyadaki ilk güreş federasyonu, 1913 yılında kurulan Fransa güreş federasyonudur. Milletlerarası Güreş federasyonu F.İ.L.A’nın yeni merkezi halen Lozan’dadır.





Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.