Menu

Doğum kontrol hapları hakkında bilmek istedikleriniz

doğum kontrol hapları

Laboratuar ortamında, kadınların yumurtalıklarında üretilen progesteron ve östrojen hormonlarının türevleri üretilmekte ve ilaç haline getirilmektedir. Düzenli şekilde kullanıldığında gebeliği başarılı şekilde önleyen bu ilaçlara doğum kontrol hapları adı verilmektedir. Son dönemde geliştirilen doğum kontrol hapları düşük seviyede hormon içermekte ve yan etkileri oldukça azdır.

Doğum kontrol haplarının içerikleri:

Farklı markalarda üretilen doğum kontrol haplarının büyük bir bölümü sabit dozda progesteron ve östrojen hormonu türevi içermektedir. Bazı doğum kontrol hapları 28 tablettir ve bunların son 7’si demir ve kimyasal manada etkisiz maddeler içermektedir. Ülkemizde genellikle 21 tabletten oluşan ilaçlar satılmaktadır. Yurtdışında satılan ilaçların bazılarının 28 tablet olması, 7 günlük ara verme mecburiyetinin kaldırılarak kullanan kişiye kolaylık sağlanmasını amaçlamaktadır.
Doğum kontrol haplarında östrojen hormonu türevli etinil östradiol adlı madde bulunmaktadır. Bugünkü ilaçlarda 35-30 ve 20 mikrogram östrojen dozu vardır. En çok 20 mikrogram östrojen dozu bulunan ilaçlar kullanılmaktadır.

Düşük dozlu doğum kontrol hapları:

Östrojen hormonunun dozunda yapılan azaltma gebeliğin önlenmesindeki etkiyi azaltmadığı görüldükten sonra, azaltma yönündeki çalışmalar daha da yoğunlaştırılmış ve 20 mikrograma kadar düşürülmüştür. Düşük dozlu haplar yüksek dozlu olanlara göre çok daha avantajlıdır.

Buna göre düşük dozlu haplar, östrojen hormonu dozuna bağlı gelişen bazı damarsal problemlerde daha az etkilidir. Bunun yanı sıra baş ağrısı, bulantı, kilo alımı ve ruh hali ile ilgili değişikliklerde yan etkileri daha düşüktür.

Doğum kontrol hapları nasıl etki ederler?

İçerdikleri progesteron ve östrojen hormonu türevlerinin etkisiyle kadınlarda gebeliği önlemek amacıyla yumurtlama sürecini geçici olarak duraklatan ilaçlardır. Bu haplar, beyindeki hipotalamus ve hipofiz bölgelerinden salgılanmakta olan hormonları engelleyerek etki etmektedirler. Doğum kontrol haplarındaki östrojen ve progesteron hormonlarının laboratuar ortamında üretilen türevleri, tıpkı orjinalleri gibi beyinden hormonların salgısını azaltmaktadırlar. Beyin bu hormonları yumurtalıklardan salgılanıyormuş gibi algılamakta ve orijinal hormon salgısını durdurmaktadır. Bu sayede yumurtlama işlevi durmakta ve gebe kalma durumu da oluşmamaktadır.

Doğum kontrol haplarının başarı oranları:

Doğum kontrol haplarının gebelikten koruma başarısı oldukça yüksektir ve çok nadiren gebelik oluşur. Koruma süresi ilk hapla başlar ve yeni kutuya başlanana kadar devam eder.

Nasıl kullanılır?

Doğum kontrol haplarının kullanımına jinekolojik değerlendirme akabinde başlanmaktadır. Yapılan jinekolojik değerlendirme bu hapları kullanması riskli olan kadınların ayrımının yapılması bakımından çok önemlidir. Doktorun belirlediği şekilde kullanılan haplardır.

İlk kutuya başlandığında ilk hapı adet kanamasının tercihen ilk günü ve de en geç beşinci gün alınmalıdır. Ülkemizde kullanılan doğum kontrol hapları 21 tablettir ve 21 gün sonunda biter. Bir haftalık aradan sonra da yeni kutuya başlanır. Ara verilen sürenin bitiminden iki gün sonra genellikle adet oluşur. 28 günlük düzenli bir adet döngüsü için iki kutu arasında 7 gün ara verilmektedir.

doğum kontrol hapı kullanımı

Rahimi dinlendirmek gerekir mi?

Çok önceleri doğum kontrol hapı kullanmakta olan kadınlara 6 ayda bir 2 ay kadar hap kullanımına ara vermeleri önerilirdi. Bilimsel anlamda böyle bir dinlendirmenin gerekliliği yoktur. Bundan dolayı da artık ara verme ve rahimi dinlendirme durumu uygulamadan kaldırılmıştır.

Doğum kontrol hapı alımı unutulursa ne yapılmalıdır?

Günlük alınması gereken doz alınmadığında ertesi gün iki doz alınmalıdır. Bu şekilde koruyuculuğunda bir sorun yaşanmaz. İki doz unutulursa, ilk iki haftalık dönemdeyse iki gün üst üste iki doz alınmalıdır. Bir hafta süreyle de ek korunma yöntemleri uygulanmalıdır.

Doğum kontrol haplarının olumlu yan etkileri:

İstenmeyen bir gebelikten korunmanın yanı sıra ek avantajlar da sağlamaktadır. Buna göre;

Adet döngüsünde düzen sağlamaktadır.

Adet kanaması sırasındaki kan kaybını azaltmaktadır.

Adet öncesindeki gerginliği azaltır.

Adette yaşanan sancının daha az olmasını sağlar.

Akne ve tüylenme gibi sorunlar daha az görülür.

Uzun dönemler boyunca hap kullanan kadınlarda daha az rahim kanseri ve yumurtalık kanseri oluşur.

Dış gebelik riskini de düşürür.

Hap kullanan kadınlarda yumurtalık kisti görülme olasılığı azalır.

Fibrokistik meme problemleri çok daha az görülür.

Pelvik enfeksiyon gelişimini azaltmaktadır.

Mantara bağlı vajinit haricinde diğer vajinit türleri daha az görülür.

Endometriyozis daha az yaşanır ve yaşanırsa da çok hafif seyreder.

Miyomlara karşı koruyucu olduğu belirtilmektedir.

Damar sertliği ve romatoid artrit hastalığı riskini azaltmaktadır.

Kadınlardaki kemik yoğunluğu çok daha yavaş azalmaktadır.

Doğum kontrol haplarının olumsuz yan etkileri:

Damar tıkanıklığı ile ilgili riskte artış yaşabilmektedir. Dolayısıyla damar tıkanıklığı riski bulunan kadınların hap kullanımına başlamadan önce doktora görünmeleri gerekmektedir.
Damar tıkanıklığı gibi ciddi bir sorunda doğum kontrol haplarının kullanılması ancak doktor tarafından verilirse kullanılmalıdır. Bugün kullanılan düşük dozlu hapların damar tıkanıklığına yol açma olasılığı oldukça düşüktür.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.