Menu

Türkiye’nin Bitki Örtüsü


Bir ülkede ya da bir bölgede doğal yapılı olarak bulunmakta olan ve doğal yapıda yetiştirilebilen her türlü bitkinin ve ağacın oluşturmuş olduğu bütün, topluluk tümüyle bitki örtüsünü oluşturmaktadır. Yetiştirilen her bir bitkinin kendine öz olarak yetişme özelliği yani dolayısıyla iklim özelliği bulunmaktadır. Buradan çıkartılacak sonuç, benzer iklim koşullarına ihtiyaç duyan bitkilerin ortak olarak o iklim koşullarının görüldüğü alanlarda bir arada yetişebilecek olması durumudur.

Bitki örtüsü söz konusu olunca, konunun yer şekilleriyle çok yakın bir ilişki içerisinde bulunduğu göz ardı edilmemelidir. Kısa mesafeler sürecinde yer şekilleri değişebildiği için doğal olarak bitki örtüsünde de değişiklikler görülebilmektedir. Bitki örtüsünün genel anlamda yeryüzüne nasıl dağıldığına bakarsak, bitkilerin hiç ara vermeden tüm yeryüzüne dağıldığını söylemek doğru olmaz. Çünkü her bölgenin bitki yetişebilme özelliği bir değildir. Genel yapı itibariyle konuyla alakalı Ekvator’dan başlayarak kutuplara doğru; öncelikle geniş yapraklı ormanlardan başlanarak sırasıyla karışık ormanlar ve iğne yapraklı ormanlar şeklinde kuşakların oluşabildiği görülmektedir.

agac-cesitliligi

Türkiye bitki örtüsü haritasına bakıldığında ise, bitki türü çeşitliliği bakımından dünyadaki en zengin yapılı ülkelerden birinin Türkiye olduğu görülebilmektedir. Ölçüt olarak Avrupa kıtasının tamamı Türkiye’nin neredeyse 15 katı bir büyüklüğe sahip olsa da, tüm Avrupa’daki bitki sayısı toplam 12.000 civarındayken Türkiye kat be kat daha küçük olmasına karşın çok daha  yoğun bir bitki çeşitliliğine sahip olduğu gerçeği bilinmektedir.

Türkiye’deki bitki örtüsünün çeşitlilik gösterebilmesinin ana nedenleri şu şekilde sıralanabilmektedir;

 

  • Deniz seviyesinden çıkıldıkça yükseltilerin her bir basamağında araziler olması
  • Çeşit çeşit iklim tiplerinin Türkiye’de görülebilmesi
  • Jeolojik devirlerde meydana gelmiş iklim değişikliği
  • Yer şekillerinin çeşitlerinin olması
  • Orta kuşakta yer alan bir ülke olmamız
  • Var olan yer şekillerinin kısa mesafeler boyunca değişiklik göstermesidir.

Türkiye’de bitki örtüsünün dağılış şekli

Türkiye’nin biyolojik zenginlikleri söz konusu olduğunda karşımıza Türkiye’nin başlıca bitki örtüsü olarak şu bitkiler çıkmaktadır;

  • Maki bitki örtüsü : Genellikle Akdeniz ikliminin etkili olduğu kıyı bölgelerinde görülen bitki örtüsüdür. Bu bitkilerin oluştuğu yerler genelde insanlar tarafından tahrip edilmiş, yakılmış ormanlık alanların yeridir. “Ağaççık” ya da “çalı” olarak da bilinen bu bitkinin sandal, tesbih, zakkum, kocayemiş, delice zeytin, keçiboynuzu vb. gibi pek çok çeşidi de bulunmaktadır. Çok bilinmese de Karadeniz bölgesinde de maki bitkisinin bir benzerinin yetiştirilebildiğini söylemek mümkündür. Bu bitkiler bir diğer adı “yalancı maki” olan gariglerdir.
  • Orman bitki örtüsü : Ormanların yapısını birbirinden ayırabilmek adına iğne yapraklı ormanlar ve geniş yapraklı ormanlar olarak iki farklı yapıda incelemek mümkün olmaktadır. Bazı bölümlerde hem bu geniş yapraklı ormanların hem de iğne yapraklı ormanların bir arada da yetişebildiği de görülmektedir. Bu tip ormanlara karışık ormanlar adı verilir. Bunun dışında ülkemizdeki ormanların genel yapısına bakıldığında, bu ormanların önemli bir oranının kıyı bölgelerinde denize bakan kısım yamaçlarında toplandığı görülmektedir. Bununla birlikte kıyı bölgelerdeki ormanların gür yapıda, iç bölgelerdeki ormanların ise seyrek yapıda olduğu gözlemlenmiştir.
  • Bozkır bitki örtüsü : 

Bozkır bitki örtüsü özellikleri denilince akla yarı kurak bölgelerde ve kurak bölgelerde ilkbaharda dökülen yağışla yeşeren, yaz mevsiminde de sararıp kuruyan ot toplulukları gelmektedir. Bozkır yapılarında görülmekte olan ot türleri; çoban yastığı, geven, çakır dikeni, üzerlik, sığır kuyruğu, yavşan otu, kılıç otu, gelincik, peygamber çiçeği ve çayır üçgülü gibi daha da örneklendirilebilecek ot türleridir. Türkiye bitki örtüsü içerisinde ormanlar kadar bozkırlar da önemli ve büyük yerler kaplamaktadırlar.

Yurdumuzda yer alan bozkırların da her birinin doğal olarak yetişip büyüdüğünü söylemek de söz konusu olmamaktadır. Çünkü tıpkı makilerde olduğu gibi insanların talan ettiği alanlarda, özellikle iç kesimlerde tahrip sonrası yeniden oluşturulmuş olan bozkır bölgeleri vardır. Bu sonradan oluşturulma bozkırların adına da antropojen bozkır denilir. Bozkırlarla ilgili bir başka bilgi de, bozkırlara benzer olan bitki türlerinin de çoğu bölgede yaygın olarak görülüyor ve yeşertiliyor oluşudur. Özellikle ilkbahar mevsiminde yeşeren ve yaz mevsiminde yeşil kalan, bozkır bitkisine göre daha gür olarak yetiştirilen bitkiye çayır denir.

“Dağ çayırı” ya da “alpin” olarak adlandırılan bu çayırlar bölge olarak Kuzey Anadolu dağlarında, Erzurum ve Kars bölgelerinin yüksek plato alanlarında, Toroslarda ve Doğudaki dağlarda yüksek miktarda çayırlar bulunmaktadır. Bu alanlarda özellikle yüksek dağ bölgelerinde yer alan çayırlık alanlarda, hem hayvancılık hem de yaylacılık sık sık uğraşılan faaliyetler olarak yer almaktadır. Özellikle büyükbaş hayvancılık için tam uygun şartlar olan bu alanlarda verimli olarak bu işlerle uğraşılabilir.

Türkiye’de yapılan ağaçlandırma çalışmalarının önemi

Türkiye’deki Orman bakanlığı, vatandaşlarına ülke genelinde ağaçlandırma yapılabilmesi için ağaç fidanları dağıtmakta ve bu ağaçların nasıl dikilmesi gerektiği hakkında da bir takım eğitimler vermektedir. Bazen hatıra ormanları olarak da ya da yeşil kuşak alanlar oluşturmak amacıyla da değişik bölgelerde verimli ağaçlardan oluşan ormanlık alanlar kurulabilmektedir. Ağaçlandırma çalışmalarının başarıya ulaşması sonucunda bölgesel olarak taşkınlar önlenebilmekte, barajların boşalması gecikmekte ve daha fazla miktarda suyun yer altına gitmesi sağlanarak kaynak suyunun daha fazla beslenmesi sağlanabilmektedir.

 




Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.