Menu

Simurg kuşu efsanesi nedir? Anka kuşu nedir?


Simurg ve Anka, iki farklı kültürden benzer efsanelerdir. Simurg İran kültürüne özgü efsanevi bir kuşken Zümrüdü Anka (Phoenix) antik Mısır mitolojisine özgü efsanevi bir kuştur.

Bu iki efsanenin benzer yanları vardır. Birçok farklı kültürde bu tür efsanevi kuşlar yer almaktadır.

Simurg kuşu efsanesi

Simurg, İran mitolojisinde ve edebiyatında yeri olan efsanevi bir kuştur. Anka kuşu ile benzer özellikler gösterir ve Fars kültüründeki Huma kuşu ile de bağdaştırılır. Simurg kuşunun tavuskuşu, kızıl akbaba ve aslan karışımı bir canlı olduğu ve dünya ile cennetin arasındaki bağı temsil ettiği söylenir.

Bu mistik kuşun çok yaşlı olduğuna ve dünyanın yıkılışına üç kez şahit olduğuna inanılır, hatta kendisini alevler kaplayana dek 1700 yıl yaşar ve küllerinden doğarak ölümsüz olur. İran kültüründe bu kuşun tüylerinin hastalıkları iyileştirdiğine, bu kuşun bolluk ve bereket getirdiğine inanılır.

Simurgh_carrying_a_young_man

Efsanesi ise şöyledir:

Simurg kuşu Bilgi Ağacı’ndaki yuvasında yaşar. Kocaman kanatları, pençeleri vardır. Hem göklere hem yeryüzüne hem de sulara hükmeder. Bu kuş bir gün tüylerinden birini düşürür. Bu tüy öyle parlak renklidir ki tüm kuşların dikkatini çeker ve bunun peşine düşmek için Simurg’u bulma yolculuğuna çıkarlar.

Simurg onların efsanevi kralıdır ve milyonlarca kuş beraber yola koyulur. Yüksek tepeleri, dağları, vadileri, okyanusları aşmaları gerekir zira Simurg Kaf Dağı’nın ardında yaşamaktadır. Kuşların bazıları korkudan, bazıları yorgunluktan, bazıları endişeden ve dünyevi varlıkları özlediklerinden yolda teker teker ayrılırlar.

Yedi vadi ve yedi okyanus aştıktan sonra tüm kuşlarda geriye sadece 30 kuş kalır. Bu kuşlar da sonunda Kaf Dağı’nın tepesine ulaşırlar ve burada hiçbir şey bulamazlar. Bu kuşlar en güçlüleri, en sabırlıları ve en bilgeleridir. Buraya vardıklarında aradıklarının aslında kendileri olduğunu, kendilerini bulma yolculuğuna çıktıklarını anlarlar ve aydınlanırlar.

Zaten “si” kelimesi Farsça’da “otuz” demektir, “murg” kelimesi ise “kuş” demektir. Bu da demek olur ki Simurg aslında bu otuz kuşun ta kendisidir. Bu efsane kişinin aradığı gücün kendinde olduğunu, kişinin önce kendini bilmesi gerektiğini anlatan bir efsanedir ve pek çok kültürde farklı şekillerde tasvir edilmiş hali vardır.

Anka kuşu efsanesi

Zümrüdü Anka kuşu yani “Phoenix” binlerce yıldır farklı kültürlerde yeri olan mitolojik bir semboldür. Birçok farklı kültürde farklı efsaneleri olsa da genellikle açık ve kırmızı tonlarında tüyleri olan, çok uzun bir ömür süren, yanarak ölen ve kendi küllerinden yeniden doğan bir kuş olarak tasvir edilir.

Antik Mısır’ın dini ve doğal sembolizmine göre bu kuş yeniden doğuşu ve ölümü, insanlığın tutkularını ve varlığını anlatan bir semboldür. Bu kuş ateşe benzer bir renktedir ve devasa bir kuştur. Ejderhayı andırır. Ölümsüzlük ve yeniden doğuş sembolüdür.

Antik Mısır mitolojisinde bu kuşa “Bennu kuşu” denmektedir ve “weben” kelimesinden yani “parıldamak, parlayarak yükselmek” anlamından türemiştir. Bazı araştırmacılar şu anda yaşamakta olan büyük mavi balıkçıl kuşunun Bennu’ya bir ilham kaynağı olduğunu düşünmektedirler. Ancak Anka kuşu diğer tüm efsaneler gibi sembolik bir kuştur ve gerçek bir kuştan ziyade bir kültürü, medeniyeti anlatır.

Antik Mısır’da geçen efsanelerden birinde der ki Anka kuşu, ölümden son hayatın ve sonsuz yaşam ile dirilişin tanrısı Osiris’in kalbinden kopup doğmuştur. Diğer mitlerde ise bu kuşun tanrı Ra’nın tapınağındaki kutsal bölgelerden birinde yanmakta olan bir ağacın içerisinden kendini doğurduğu söylenir. Anka kuşunun Benben taşı olarak bilinen kutsal bir sütunun üzerinde yaşadığı düşünülür.

Bu kuşun ömrü tükendiğinde ve yaşam döngüsünü tamamladığında etrafında tarçın dallarından bir yuva örer ve tutuşmaya başlar, yuvası da kuş da alev alev yanar ve küllere dönerler. Bu küllerden de genç bir Anka kuşu yükselir, yeniden doğar. Bu yeni doğan Anka kuşu eski Anka kuşunun küllerini mürden yapılmış bir yumurtanın içine mumyalar ve bu yumurtayı eski Mısır şehri Heliopolis’e (Güneş şehri) saklar.

Phoenix-Fabelwesen

Anka kuşu Mısır kültüründe gri, mor, mavi ya da beyaz renkli ve uzun gagalı bir balıkçıl olarak da resmedilir. Aynı zamanda kırmızı ve altın rengi tüyleri olan devasa bir kartal olarak resmedildiği de görülmüştür. Çok nadir olarak bu kültürde bir balıkçılın kafasına sahip olan ve beyaz ya da mavi mumya kıyafeti giyen bir adam olarak da resmedilir.

Mısır dinine olan bağlantısı sebebiyle bu kuş tanrı Atum, Ra ya da Osiris’in ruhu olarak da anılır ve bazen bu kuşa “Kendi Kendine Doğan”, “Yükselen” ya da “Yıldönümlerinin Kralı” gibi isimler de verilir. Tüm bunlar Antik Mısır kültüründe bu kuşun ölümden sonra yaşamı simgelediğini ve Mısırlıların yaşamak için muhtaç olduğu Nil nehrinin yükselip alçalmasını sembolize ettiğini gösterir.

Antik Yunan kültüründe ise Mısır kültüründeki bu “Bennu” kuşu efsanesi adapte edilmiş ve Anka kuşuna evrilmiştir. Yunan kültüründe bu kuş mor, kırmızı ya da kızıl olarak resmedilir. Yunanlar ve Romalılar bu kuşu tavus kuşu ile kartal karışımı bir şekilde tasvir etmiştir.

Yunan mitolojisine göre Anka kuşu Arabistan’da bir kuyunun yakınlarında yaşar. Şafak söktüğü zaman bu kuyunun suyunda yıkanır ve o esnada Yunan Güneş Tanrısı Apollo arabasını durdurup bu kuşun söylediği şarkıyı dinlemeye başlar.

İslam kültürlerinde ise bu kuşa Simurg ismi verilmiştir ve bu kuş devasa gizemli bir kuştur, Tanrı tarafında yaratılmıştır ve mükemmeldir.

Kaynaklar:

http://www.simurgh.co.uk/simurgh-legend-persian-mythology/

http://www.newworldencyclopedia.org/entry/Phoenix_(mythology)




Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.