Menu

Şahmeran Efsanesi


sahmeran-efsanesi-nedir

Şahmeran hikayesinin içeriği

Olayın özünde geçmiş yüzyıllarda yaşadığı iddia edilen mitolojik bir öğenin bir insanla yaşadığı bir hikaye olduğu söylenebilmektedir. Şahmeran anlamı da aslen Farsça’dan gelen bir kelime olduğu için, Farsça dilinde yılanların şahı anlamını ifade eden “Şah-ı Meran” kelimesinden türetilmiştir.

Gerçek Şahmeran iddia edilene göre üst bedeni muazzam güzellikte olan, alt bedeni yılan formunda olan bir kadındır. Kendisiyle alakalı bütün efsanelerde hikayenin içeriği ve gidişatı değişebilse dahi baki kalan sadece Şahmeran’ın dış görüntüsüdür.

Günümüzde bu kültür ağırlıklı olarak Nusaybin ve Cizre yörelerinde etkinliğini korusa da, Şahmeran efsanesi nereye aittir sorusunun cevabı ülkemizde Akdeniz bölgesinde yer alan Tarsus ilçesidir. Şahmeran ismi verilen varlığın hikayenin geçtiği dönem Tarsus’ta bir ormanda kuyuda yaşadığı iddia edilmektedir. Hala bugün dahi bu yörede şahmeranı resmeden ressamlar bulunmaktadır ve evlere özel tablolar dahi yapılmaktadır.

sahmeran-varligi

Şahmeran hikayesi, ülkemizde anlatılırken isim olarak değişikliğe uğrayabilmektedir. Türk halkının inancına göre, bedeni yarı yılan yarı insan şeklinde olan bu varlığın adı “Erbüke” ya da “Erböke” olarak da ifade edilebilmektedir. Erbüke denilen varlıkların başını çeken; yılan ata veya yılan ana olarak da tabir edilebilecek “şahmaran”lar bulunmaktadır. Erbüke kelimesi de insan olan “er” sözcüğünden ve “yılan/ejderha” anlamlarına gelen büke sözcüğünden türetilmiş olmaktadır.

Ne anlatılır?

Şahmeran efsanesine göre, az önce de bahsettiğimiz gibi Şahmeran ismi verilen yarı yılan yarı kadın olan varlık, ormanda bir kuyuda yaşamaktadır. Hikayenin bir diğer ana karakteri olarak anılmakta olan Cemşab ise içi iyilik dolu, saf temiz bir insandır. Bir gün Cemşab ve arkadaşları ormanda gezerlerken, çok güzel bir bal bulurlar. Bu balın çıkardıkları kuyudan Cemşab’ın içeriye girip kalan balı bulmasını isterler. Cemşab kuyuya girer ancak kuyu çok karanlıktır. Üstüne üstlük arkadaşları Cemşab’ı o kuyuda bırakıp sırra kadem basmışlardır.

sahmeranla-ilgili-anlatilanlar

Cemşab can havliyle kuyudan çıkmaya çalışmış ancak bunu başaramamıştır. O ara kuyunun içerisinde çok küçük bir delik görüp kendisi için bir çıkış yolu olması amacıyla bu deliği cebindeki bıçakla iyice oymaya başlar. Delik oyuldukça ışık gözükmektedir Cemşab iyice hızlanır. Deliği yeteri kadar büyüttükçe karşısına muhteşem güzellikte ve muhteşem zenginlikte bir bahçe çıkar. Bu delikten geçerek hayranlıkla bahçeyi gezen Cemşab, o sırada Şahmeran’ı görür.

Hem şaşkınlık hem de dili tutulmuş bir şekilde Şahmeran’a bakan Cemab, Şahmeran’la tanışarak kendisiyle arkadaş olmaya başlamıştır. Şahmeran bu gence hiç zarar vermeyip, aksine kendisiyle pek çok şey paylaşıp üzerine bir çok yararlı bilgi öğretmektedir. Uzun bir süre Şahmeran’la yaşayan Cemşab, bir gün artık ailesinin özlemine dayanamaz ve Şahmeran’dan kendisini ailesinin yanına götürecek çıkış yolunu göstermesini ister. Ancak Şahmeran hem gençle çok iyi anlaştığından hem de onun normal dünyaya dönmesinin bir takım ihtimalleri doğuracağından şüphelenmekte olduğundan Cemşab’ın gitmesini istemez.

sahmeranin-yasadigi-yer

Genci ikna edemeyeceğini anlayan Şahmeran, Cemşab’ın dışarıya çıkmasına izin verir ancak bunun karşılığında ondan çevresindeki kimseye Şahmeran’ın varlığından bahsetmemesini ve bir daha asla hamama gitmemesini rica eder. Böyle bir istekte bulunmasının sebebinin kendisiyle karşılaşan her kişinin hamama gittiğinde gövdesinin pullarla kaplanıyor oluşununun olduğunu da belirtir.

Böylelikle yılanların başı olan Şahmeran’la Cemşab’ın birlikte yaşadıkları hayat ortadan kalkar ve Cemşab eski hayat düzenine geri döner. Cemşab’ın yaşadığı dönemdeki hükümdar bir gün ağır hasta olur. Rivayete göre de hükümdarı iyileştirebilecek tek iksirin Şahmeran’ın vücudunda olduğu bilinmektedir.

Baştaki vezir de hükümdarın iyileşmesi için tek çarenin Şahmeran’ın etinden yenilmesi olduğunu söylemektedir. Bu yüzden öncelikle Şahmeran’ı aramaya niyetlenir. Ama bu işin bu kadar kolay olamayacağını anladığında, aklına daha kısa yoldan bir çözüm gelir. Vezir, daha öncesinde Şahmeran’la karşılaşan herkesin hamama gittiğinde derisinin pullaşacağı durumunu önceden öğrenmiştir ve bunun için bölgedeki herkesi zorla hamama götürttürür.

sahmeran-cizimleri

Her yıkanan insanı tek tek inceleyen vezir, Cemşab’ın hamamdayken derisinin pullaştığını fark ettiği an Cemşab’a Şahmeran’ın yerini söylemesi için kendisine günlerce işkence yapmaya başlamış. En sonunda acılara dayanamayarak Şahmeran’ın yerini söylemek zorunda kalan Cemşab, vezir ve ekibiyle beraber ormana giderek Şahmeran’ın yerini göstermiş ve Şahmeran dışarı çıkarılıp da Cemşab’ı gördükten sonra “Ben insanoğluna güvenilmeyeceğini zaten biliyordum. Ama ne yazık ki bir kez daha aldandım” dediği söylenmektedir.

Öldürüleceği son an geldiğinde, Cemşab’a yanaşıp “Beni çanakta kaynattıktan sonra suyumu içecek ilk kişi sen olacaksın, sakın içme. İkinci kez çıkaracakları suyumdan iç, gövdemi de vezireyedir” dediği iddia edilmektedir. Cemşab da onun dileklerini yerine getirdiğinde ilk suyu içen hükümdar ölmüş, eti yiyen vezir de bir takım hastalıklar geçirmiştir. Hastalığı geçip her şey unutulduğunda Cemşab’ı bölgenin hükümdarı yapmıştır.

Efsanenin bitiminde, inanışa göre hala yılanların Şahmeran’ın öldüğünden haberi olmadığı dile getirilmektedir. Hatta bir gün yılanların Şahmeran’ın öldüğünü öğrenip Tarsus’u komple basacakları rivayet edilir.

 




Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.