Menu

Leonardo da Vinci buluşları


Leonardo da Vinci, ressamlığının, heykeltıraşlığının, mimarlığın ve mühendisliğin yanı sıra, yaptığı bilimsel araştırmaları da bir dizi not defterine kayıt etmiştir. Bir defasında, Milano’da çalışırken, köylüler ona Parma dağlarında buldukları bir torba deniz canlısı kabuğu ve mercan getirdiler. Leonardo bunlar üzerine tam 25 yıl kafa yordu ve düşündü.

Not defterlerine aldığı notlarda, ünlü ressamın o dağlara gittiği ortaya çıkmıştır. Dahası, çağının pek çok düşünüründen farklı olarak, Leonardo’nun bu kalıntıları, doğanın bir oyunu olarak hayvansal kemik kalıntıları değil, deniz canlıları olarak kabul ettiği ortaya çıkmaktadır. Bu deniz kabuklarının o bölgeye nasıl geldiğini gerçekten merak etmiştir ve bir yanıt ta bulmuştur. O bölge, bir zamanlar denizin kenarındaydı. Bu soruyu kafasında evirdi, çevirdi ve sonunda sadece fosilleri oraya Nuh tufanının getirip, getirmediği değil, gerçekten bir tufan olup olmadığını sorgulamaya başladı. Leonardo’nun bunlara kafa yorması, bilimsel olmayan bir çağda çabalayan, incelikli bir bilimsel düş gücünü ortaya koyuyor. Gördüğü yaratıkların soyları tükenmiş mi, yoksa varlıkları halen süregelen türler mi? olduğunu Leonardo’ya söyleyecek olan bir deniz canlıları kataloğu henüz yoktu. Gördüklerini anlamasına yardımcı olacak eskiçağ denizlerinin haritaları da yoktu. Bu nedenle Leonardo, gözlemlerini kanıta dönüştürme olanağını bulamadı. Onun not defterleri gösteriyor ki, bilimsel düş gücü her çağda ortaya çıkabilen bir insan özelliğidir. Ancak, benzer düşüncedeki kişilerin örgütlenmiş işbirliği olmadan, bilim ilerleme göstermez. Leonardo not defterlerini düzgün bir sırayla değil, karman çorman yazmıştır. 1515 yılındaki not defterinden küçük bir alıntı yaparsak,

‘’Burada bir kuşku baş gösteriyor, o da şu; Nuh zamanındaki tufan evrensel miydi? Değil miydi? Şimdi verilecek nedenlerden dolayı değilmiş gibi duruyor. Kutsal kitaba göre, bu tufan 40 gün ve 40 gece sürekli yağan evrensel bir yağmurdu, bu yağmurun suyu en yüksek dağlardan bir karış yukarıya kadar çıkmıştı. Bu yağmur evrensel olsaydı, küre şeklindeki dünyamızı kaplardı. Bu küresel yüzey, her yerde merkezden eşit uzaklıktadır.  Bu durumda suların hareket etmesi imkansız olur, çünkü su aşağı doğru akmıyorsa hareket etmez. O halde, böyle bir tufanın suları yukarı gitmekten başka nasıl hareket edebilir?’’




Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.