Menu

Kolera Nedir ? Belirtileri Nelerdir ?


Kolera hastalığı hakkında bilgi

Hastalığın insanların vücudunda bir bakterinin ince bağırsağında parazitlenme yapmasıyla oluştuğunu söylemek mümkün olmaktadır. “Vibrio kolera” ismi verilen bu bakteri, ince bağırsağa yapışarak bulaşıcı bir hastalık ortaya çıkartmaktadır.

Yalnızca yaz aylarında  ve insanlar arasında görülmekte olan kolera hastalığı, kişide çok ağır su kayıplarına ve vücuttan elektrolit atımlarına neden olmaktadır. Bunu da kişiyi çok ağır ishal yaparak meydana getirmektedir. Bu ishallerin sonucu bazen ağır geçirildiği süreçlerde ölümle dahi sonuçlanabilmektedir.

Kolera hastalığı nasıl bulaşmaktadır?

Kolera hastalığı vücuda girdikten sonra kuluçka süresi 6 saat ile 48 saat arasında değişmektedir. İlk belirti olarak sulu ve ağrı vermeyen ishaller görülmeye başlanır. Bu süreçlerde hasta vücudundan aşırı derece su atıldığı için sıvı kaybından şok geçirebilir. Bununla birlikte kusma ve karın ağrısı belirtileri de başlar.

Bu kusmalar ve ishal durumu su kaybının dışında vücutta tuz kaybı da yaşatacağından kas krampları baş göstermektedir. Hastada gözle görülür bir morarma ve kolera hastalığına özgün olan ses kısıklıkları fark edilebilmektedir. Hem göz bölgesinde hem de karın bölgesinde çökmeler oluşur, deride kırışmalar meydana gelir. Nabız sürekli artmış bir vaziyette seyrederek hastayı da sürekli bir su içme ihtiyacı sarmaktadır.

kolera-bakterisi

Koleradan korunma yolları

Kolera hastalığının tedavisi diğer hastalıklarda olduğu gibi internetten bitkisel kaynaklı reçeteler oluşturularak doğal malzemelerle iyileştirilebilecek bir hastalık olmamaktadır.

Kolera tedavisine başlandığında, ilk önce hastanın vücuduna kaybetmiş olduğu su desteği verilmektedir. “Fizyolojik tuzlu su” denilen bir ürün vücuda enjekte edilebilmekte; gerekli görülürse kan veya plazma nakli de yapılabilmektedir. Bununla birlikte kusma şikayetleri için ve de ishal şikayetleri için de kişiye bir takım ilaçlar verilebilmektedir.

kolera-asisi

Koleradan korunabilmek ve bu hastalıkla mücadele etmemek adına da yapılabilecek temel prensip, hayatın her alanında temizliğe ve hijyenikliğe dikkat edilmesidir. Çünkü herhangi bir kolera hastalığı sırasında beslenilecek her türlü yiyecekten bakteri bulaşabileceği için tüketilecek her türlü meyve, sebze, meyve suları, tüm yiyecekler ve hatta içilecek su bile önce kaynatılıp daha sonra içilmelidir. Mideyi bozacak abur cubur atıştırmalıklardan uzak durulmalı, karbonat gibi midenin ekşimesini ortadan kaldırılacak malzemelerden yardım alınmalıdır.

Tabi bu noktada en kökten kazanılabilecek çözüm, gidip kolera aşısı olmaktır. Kolera aşısıyla birlikte en az 6 ay, en fazla 1 yıllık süreçlerde koleraya karşı bir bağışıklık durumunun söz konusu edilebilmesi mümkün olmaktadır.

 




Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.