Menu

HZ. SÂLIH (S.A.) Kimdir ? hangi kavme gönderildi hayatı


hz-salih-kimdir

Hazreti Salih; kutsal kitabımız olan Kur’an-ı Kerim’de adı geçmekte bulunan peygamberlerimizden birisidir. Semud kavmine peygamberlik etmesi için yollanan Hz. Salih’in bu kavme gönderilmesinin esas sebebi; kendisinden önce gönderilen peygamberlerin dünyadaki kullara iletmiş olduğu Tevhid dinine inançlarını kaybederek kendilerine başka putlardan yeni ilahlar yaratmalarıdır.

Hz. Salih’in bu kavmin başına uyarı amacıyla gönderilmesinin ardından işler pek de beklenildiği gibi gitmemiş ve kavim, Hz. Salih’i aşağılayarak ona oldukça kötü davranmıştır. Hatta onun bahsettiği başlarına gelecek olan azaplardan herhangi birini hemen gerçekleştirmesini istemişler, o kendisini açıklamaya çalışırken hiçbir sözünü dinlemeyip kendisini deyimi yerindeyse yok saymışlardır.

Olayların önüne geçilemez bir hal almasının ardından Allah-u Teala bu kavme sonsuz bir ceza vererek onları yeryüzünden silmiştir. Ancak bu kavmin hikayesi de Kuran’da sonraki nesillere ders olması niteliğinde yer almaktadır.

Hikayenin başlangıcı, Hz. Hud’un vefat etmesine dayanmaktadır. Semud’un arkasında bıraktığı nesil, Kuzey Arabistan’da kendilerine oldukça mükemmel bir hayat alanı inşa etmişlerdir. Şaşadan ve gösterişten kaçınmayan bu halk, bununla birlikte Allah inancını da küçümsemeye başlayarak kendilerine yeni putlar yapıp onlara inanmaya başlamışlardır.

O güne kadar aynı kavim içerisinde yaşamış ancak Allah inancından vazgeçmemiş olan Salih’e ise Allah tarafından peygamberlik bahşedilmiştir. Salih, içinde bulunduğu durumu yaşadığı kavme açıkladığında kendisiyle dalga geçilmiş ve kimse onu dinlememiştir.

Kendilerini tekrardan İslam inancına davet ettiği için kendisine bilenen Semud Kavmi’nin kötülüklerine maruz kalmaya başlayan Salih, buna rağmen duruşundan ve kararlılığından hiç vazgeçmeyerek sürekli toplumu İslamiyet’e sevk etmeye çalışmıştır.

Yaptıkları tüm kötülüklere rağmen Hz. Salih’in iman yolundan vazgeçmeyeceğini anlayan topluluk, bu sefer kendisine yandaş olabilecek kişileri yolundan döndürmekle uğraşmaya başlamıştır. O’nun gerçekten bir peygamber olmadığını, bunların hepsinin bir vesvese olduğunu söyleyip herkesin kafasını karıştırmaya çalışmışlardır.

Bu yaptıklarının da bir işe yaramayacağını anlayan Semud kavmi, yaptıkları çirkinliklere asla ara vermeden bu kez de Hz. Salih ile bir antlaşmaya varmaya çalışmışlardır. Buna göre; eğer Hz. Salih gerçekten peygamber ise bir mucize ortaya koymalı, onların karşısına dağların ardından hem dişi cins hem de hamile olan bir deve getirmesini söylemişlerdir.

 

İşte o anda bir mucize gerçekleşerek tam da istedikleri gibi Allah-u Teala oraya hamile bir dişi deve göndermiştir. Buna rağmen hala bir güruh inanmaya başlamasına rağmen bir güruh Hz. Salih’i sihirbazlıkla suçlamış ve bu olayın da gerçekten yaşanabileceğine inanmamışlardır.

Deveyle kavim bir arada yaşarken, kavim gün geçtikçe deveden rahatsız olduğunu belli edecek davranışlarda bulunmakta, hatta deve yüzünden su sıkıntısını çektiklerini söyleyip deveyi istememişlerdir. Su olayını 1 gün deveye, 1 gün kavme sıra geçecek şekilde izan oturtmalarına rağmen topluluk hala bu durumdan memnun olmamıştır.

Artık son olarak deveden, Hz. Salih’e inananlardan ve Hz. Salih’in kendisinden kurtulmak isteyen topluluk, öncelikle deveden başlayarak öldürme planları içerisine girmiştir. Bu hain planlarını gerçekleştirerek deveyi öldürmüş, bu yaptıkları canilikle de Hz. Salih’e gözdağı vererek “Eğer sen gerçek peygamber isen bize hep söylediğin azap gelip bizi bulsun” demişlerdir.

 

Hz. Salih tüm bu olanlara rağmen iyi niyetli ve affedici tavrından ödün vermemiş, bu kötülüğü yapan kavme tövbe etmelerini ve Allah’tan af dilemelerini öğütlemiştir. Fakat kimse sözlerini dinlememiş, aksine başlarına gelen her kötülük için artık Hz. Salih’i suçlar olmuşlardır.

 

Olayların son aşamasında, kendilerinden nefret eden grubun artık Hz. Salih’i ve ailesini öldürme planları yapmaya başlamışlar, durum ortaya çıkınca da biz yapmadık diye inandırmaya çalışma gafletine düşmeyi planlamışlardır.

Ancak Allah-u Teala sevgili peygamber kulunu yapılacak kötülüklere karşı uyararak temkinli olmasını sağlamış; Salih peygamber de ailesini ve kendisine inanan her bir mümini gece vakti ansızın yaşadıkları şehri terk etmişlerdir. Bu durumla birlikte olayların içerisinde hicret olayının yaşanmasından da bahsedilebilir bir durum meydana çıkmıştır.

 

Saatler gece yarısını geçtikten sonra, Hz. Salih’i ve ailesini öldürmek için onun evine aniden baskın yapılmış ve içerde kimsenin olmadığını gören ahali şaşkına dönmüştür. Çok geçmeden o bölgede çok sarsıntılı bir deprem olmaya başlamış, öte yandan herkes birer birer nefessiz kalmaya başlayarak düşüp ölmüştür.

Bir süre sonra şehre geri dönen Hz. Salih ve arkadaşları, kötü kalpliliğin ve inançsızlığın nelere mal olabileceğini kendi gözleriyle görmüşlerdir. Allah’a bin kere daha şükrederek bu bölgeden ayrılmışlar, hicret ettikleri yere geri dönerek orada Allah’ın elçiliğini yapan Hz. Salih ile iman dolu bir hayat geçirmişlerdir.




Son 50 Yorum
  1. Anonim
  2. meryem

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.