Menu

Film değil hepsi gerçek


yamyamlik-nedir

Yamyamlık nedir?

Bilimsel olarak “kanibalizm” veya “antropofaji” olarak adlandırılan yamyamlık durumu; insanların kendi türünden olan diğer insanların etlerini besin olarak tüketmesi alışkanlığıdır. İlk olarak Orta Afrika’da yaşamış olan bir kabilenin isminden alınarak terimleştirilen yamyamlık, ilk kez 1492 yılında Kristof Kolomb’un Amerika’ya ilk gidişinde gördüğü kabilelerin insanları pişirip yemesinden sonra yaygınlaşarak bilinmeye başlanmış bir durum olarak kabul edilmektedir.

Bu tip bir durumun ortaya çıkış nedeni olarak; kıtlık yaşanması, açlığın çok büyük boyutlara ulaşması, kültürsel olarak açlık ve cahiliyet çekilmesi veya bağlantılı sosyal sebepler gösterilmektedir. Bir nevi “sosyal sapıklık” olarak da ele alınabilecek bu durum, bazı antropologlar tarafından sadece açlık açısından kıtlık problemine bağlanmamakta, tinsel sebeplerin de yamyamlık yapılabilmesi için başlıca sebepler arasında kabul edilmektedir.

Yamyamlık türleri nelerdir?

Yamyamlık durumu kendi içerisinde içe dönük yamyamlık ve dışa dönük yamyamlık olarak iki ayrı grupta incelenmektedir. İçe dönük yamyamlık durumunda aynı kabileye veya aileye bağlı olan kişilerin ölü bedenleri yenmektedir. Özellikle de ölü bedendeki yağlı yerlerin tüketilmesi tercih edilmekte, buna neden olarak da yağın vücuda güç getireceğine inanmaları gösterilmektedir. Bunun yanında dışa dönük yamyamlıkta ise kişilerin ve kabilelerin düşman olduğu kesim ve kişiler öldürülerek yenmektedir.

Yamyamlık tarihi hakkında bilgi

Dünyadaki ilk insanların yaşadığı evrelerde, yamyamlığın var olan bir olgu olduğu belirlenmiştir. Arkaik Homo Sapiensler olarak adlandırılan insan ataları, isteklerine göre ellerinin altında tüketebilecekleri besin kaynakları olmasına rağmen yamyamlık yapmaktan vazgeçmemişlerdir. Hatta o zamanlar birbirine düşman olan kabilelerden hangisi daha güçlü ve baskınsa düşman olduğu gruptan kişilerin bedenlerini pişirip yiyerek ziyafetler de vermişlerdir.

Devam eden süreçlerde, insanların gelişmeye başlaması ve dünyanın farklı alanlarında yavaş yavaş kabile yaşamlarının oluşması; insanları o dönemlerde bile (5000 yıllık bir süreçten söz edilmektedir) silahlanma ve güçlü olma yarışına itmiştir.

Bu tip rekabetler içerisindeyken de bazen ayları bulan açlık ve sefalet süreçleri geçirilmiştir. Durum böyleyken de, gidip yiyecek bulunamayacak koşullarda veya savaş vb. durumların ortasında bulunuluyorsa kabileler ve toplumlar mecburen yamyamlığa başvurmak durumunda kalmışlardır.

Orta Çağ’a yaklaşılan dönemlerde, düzen biraz daha oturduğu için yamyamlık prosedürüne daha çok “zorunda kalınmadıkça giderilmeyecek bir ihtiyaç” gözüyle bakılmaya başlanmıştır. Bu sefer de cesetler yenilerek tüketilmese bile, bu sefer cesetlerden faydalanılarak şifalı ilaçların üretilmeye başlanması durumu hasıl olmuştur.

12. yüzyılda başlanan bu alışkanlık 16. yüzyıla kadar devam etmiş, artık 16. yüzyılda da farklı bir ilaç üretim metodunun geliştirilmeye ihtiyaç duyulması durumu çok yükselmişken insan vücudundan bu tip ilaç oluşturulma uygulamaları rafa kaldırılmaya çalışılmıştır.

Devam eden yüzyıllarda dünya düzeni oldukça değişmeye başlayıp hem kabile yaşantısından kent veya köy yaşantısına, toplumların birbiriyle daha uyumlu olduğu ve daha zekice davrandığı bir dünya düzenine geçiş yapıldığından, bu tip yamyamlık olayları çok nadir görülmüştür.

Ancak ne zaman ki 1900’lü yıllarda küresel olarak dünyayı etkileyecek savaşlar çıkmaya başlamış, o zaman yamyamlık tekrar gündeme getirilmiştir.Örnek verilecek olursa, 1920li ve 30’lu yıllarda yaşanan Sovyetler Birliği Kıtlığı, o dönemlerde yaşayan insanların o çağda bile yamyamlığa başvurmasına sebep olmuştur. Bunun dışında yine aynı dönemlerde Büyük Çin Kıtlığı adı altında ortaya çıkan Büyük Atılım dönemi, 10.000’lerce insanın vahşice yamyamlığa yönelmesine neden olmuştur.

Günümüzde yamyamlıkla alakalı anılan tek kabile “Korowai “ isimli kabile olarak kalmıştır. Kendilerine “Long Pig” denilen bu kabile hala yamyamlığa devam ettiği gibi, yaptıkları bu yamyamlık işlerinde de kendilerine bir sebep belirlemektedirler. Onlara göre, kendi kabilelerinden biri bir anda hayatını kaybettiğinde bu durumu “ölen kişinin bir cadıyla olan kavgasında yenik düştüğüne” inanmaktadırlar. Cadının kendi galibiyetini bu kişinin etini yiyerek kutladığını düşünen kabile üyeleri, kendilerinin de aynı etten yemek durumunda kaldıklarını düşünmektedirler.

Yamyamlıkla alakalı yaşanmış olaylar

Mauerova ailesi : Çek Cumhuriyeti’nde yakın geçmişte yaşayan bir ailenin korkunç bir şekilde kendi içlerinde yamyamlık yaptıkları ortaya çıkartılmıştır. Mauerova soyadını taşıyan aile üyeleri, bu ailenin üyesi olan iki küçük erkek çocuğuna sekiz ay gibi bir süre boyunca sürekli işkence ederek en sonunda öldürmüşler, öldürdükleri bu çocukları da topluca yemişlerdir. Olay, polisin çok tesadüfi şeylerle karşılaşması sonucu olayın üzerine düşmesiyle açığa çıkartılmış ve aynı ailenin 6 ayrı üyesi hapis cezasına mahkum edilmiştir.

Issei Sagawa : Kendisinin ciddi akıl sağlığı problemleri olduğu iddia edilen Issei Sagawa isimli kişi, 1981 yılında birlikte çalışmakta olduğu bir kişiyi öldürerek iki gün boyunca öldürdüğü kişinin etlerini tüketmiştir. Paris’te yaşamakta olan Sagawa bir süre sonra yakalanmış ve akıl hastanesine gönderilmiştir. Ancak burada da olmayacak bir şey olmuş ve kendisi hakkında çıkartılan evrakların üzerinde yapılan bir yanlışlık yüzünden akıl hastanesinden hiçbir şey olmamış gibi çıkıp normal hayatına dönmüştür. Kendisini tekrar tutuklu hale getiremeyen Fransa ise Sagawa’yı sınır dışı etmekle yetinebilmiştir.

Alfred Packer : Kendisi bir altın madeni arayıcı isim olan Packer, 1874 yılının Şubat ayında Colorado dağlarına altın aramaya gitmiştir. Kendisiyle birlikte toplam 6 kişi olan bu ekipten, 2 yıl sonra sadece Alfred Pecker sağ salim dönmüştür. Yanındaki ekibin ailesi, arkadaşları vs. diğerlerinin nerede olduğunu kendisine sorduklarında inanılmaz gerçek ortaya çıkmıştır. Packer cevap olarak iki yıllık sürecinde meşru müdafaa yaptığını ve hepsini gereken durumlarda öldürdüğünü ve öldürdüğü herkesi de yediğini söylemiştir. Bu durum kimseye inandırıcı gelmemiş ve çapraz sorguda yalan söylediği ortaya çıkartılarak 40 yıllık hapis cezasına mahkum edilmiştir.

Armin Meiwes : Almanya’da yaşamış olan Armin Meiwes isimli şahıs, zaten kendisini tanıyan insanlarca “sorunlu bir tip” olarak lanse edilmektedir. Durumun ne kadar doğru olduğu, kendisinin 2001 yılındayken internete vermiş olduğu ilanda “Katledilip yenilebilecek, 18-30 yaş aralığında iyi bir görüntüye sahip insanları arıyorum” şeklinde cümleler kullanmasıyla daha iyi anlaşılmıştır. Kendisinin bu ilandan öncesinde ve sonrasında gerçekleştirmiş olduğu cinayetleri de kamera kaydına aldığı ortaya çıkmış, yakalandıktan sonra da müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır.

Jeffrey Dahmer : Amerikan asıllı bir seri katil olarak tanınan Jeffrey Dahmer, kendi adını yaptığı psikopatlıkların yanında yamyamlık eğilimiyle de duyurmuştur. Dahmer’in kendi evine özellikle genç erkekleri davet ettiği, onlara kurduğu ortamda hem alkol verdiği üzerine de uyuşturucu maddeler içirdiği; kendinden geçen kişileri de son olarak öldürdüğü ortaya çıkartılmıştır. Kendisiyle ilgili araştırmalar yapılırken öldürdüğü bedenlerin üzerinde deneyler yaptığı da ortaya çıkartılan Jeffrey Dahmer, bu olaylardan sonra müebbet şekilde hapis cezasına mahkum edilmiş ve 1994 yılında kendi eceliyle hapishanede yaşamını yitirmiştir.




Son 50 Yorum
  1. ayça
  2. MELO YAM
  3. selo
  4. ümit
  5. ümit
  6. Hüseyin Koç
  7. cansu eker kızlar
    • Kayıp
  8. hanibal
  9. kançanağı
  10. Anonim
  11. Anonim
    • rafael
  12. zeynep
  13. Emre Aydoğdu
    • rafael
  14. Abdulvahit Bostanoglu
  15. Zaur Elçinoglu Mamedov
  16. Ali İhsan Kaya
  17. Arif Arıkan
  18. Leyla Beldüz
  19. MİŞEL
    • cansu eker kızlar
      • Mustafa

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.