Menu

Çocuk Felci Belirtileri Nelerdir ?


cocuk-felci-hastaligi

Poliomyelit nedir?

“Çocuk felci hastalığı” olarak bilinen poliomyelit; vücudumuzda polio virüslerinin neden olduğu bir hastalık çeşididir. Genelde hafif geçirilen, sohbahar ve yaz aylarında görülme sıklığı artan bu hastalık bazı vakalarda ileri seviyelere giderek omurilikte hasarlara veya beyinde ciddi rahatsızlıklara yol açarak çocukların felç geçirmesine neden olabilmektedir.

Vücutta üç farklı prototip şeklinde oluşan bu hastalık, genelde bünyeye ağız yolu ile girip yerleşmektedir. Çoğalma aşaması bağırsakta gerçekleştikten sonra da metabolizmada farklı bölgelerde yayılım gösteren bu hastalığın en sıkıntılı problemi omuriliğimizde kaslara bağlı olan sinirleri olumsuz şekilde etkilemesidir. Verdiği zararın kalıcı olacağı boyutlarda, artık kaslar tamamen kullanılamaz halde olup felç durumunda kalmaktadır.

Çocuk felci hastalığının belirtileri nelerdir?

İlk olarak hastalığın ilk evrelerinde (başlangıç evresi olarak kabul edilir) baş ağrısı şikayetleri, ateşlenme, soğuk algınlığı belirtileri, iştahsızlık ve bağırsaklardaki kuluçka döneminde mikrop üremesi durumundan dolayı bağırsaklarda rahatsızlık durumları meydana gelebilmektedir. Bu belirtiler iki gün içerisinde geçtikten sonra sonrasındaki hafta herhangi bir belirti görülmese de, bu sakin geçen haftanın sonrasındaki hafta belirtiler bu sefer daha ağır olarak ortaya çıkmaktadır. Ayrıca bu sefer normalde görülen belirtilerin yanında bir de ışığa duyarlılık, deri hassasiyeti, boyun kaslarında tutulma yaşanması vb. gibi etkilerin de ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.

Virüsler vücutta tam olarak harekete geçtikten sonra da felç geçirme süreçleri başladığı için çocuk felci hastalığından tam olarak şüphelenilmeye başlandığı söylenebilmektedir. İlk felç kısmı, ateş düştükten sonra bacaklarda görülmektedir. Bacaklarda gerçekleşen felçten çok daha tehlikelisi, solunum yollarında gerçekleşen ve kişiyi ani ölümlere götüren solunum yolları felcidir.

Çocuk felci aşısını kim bulmuştur?

Çocuk felci aşısını, tıp dünyası için önemli bir isim olan Jonas Salk isimli bilim insanı bulmuştur. Salk, öğrencilik yıllarında New York Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim aldıktan sonra, özel ilgi alanı olan virüslerle uğraşmaya başlamış ve konuyla ilgili pek çok deneysel araştırma gerçekleştirmiştir. 1947 senesinde bakteriyoloji profesörü olan Jonas Salk, profesörlüğümün ardından Virüs Araştırma Merkezi’ne başkan olarak atanmış ve burada çalışmalarını daha da kapsamlı hale getirmiştir.

O dönemler maymun böbreği üzerinde deneyler yapan Salk, bu doku üzerinde çocuk felci virüslerini üretmeyi de başarmıştır. Kendisi bu deneyleri yaparken Amerika’da müthiş bir çocuk felci hastalığı salgını başlamış ve 57 bin küsür çocuk bu hastalığın pençesine düşmüştür. O dönemlerde virüsün sonunu getirecek çalışmalarına son sürat devam eden bilim insanı, iki sene içerisinde öldürülmüş virüslerden oluşmuş aşı ortaya çıkarmayı başarmıştır. İlk önce kendisini ve ailesini denek olarak kullanan ve aşıyı olan Salk ve ailesi, sonrasında aşının hastalığa karşı olumlu süreçler yaratmasıyla birlikte ülke çapında büyük bir coşkuyla karşılanmış, aşı hasta olan tüm çocuklara uygulanmaya başlanmıştır.

Çocuk felci aşısı ne zaman yapılır?

Çocuk felcini engelleyebilecek “polio aşısı” iki farklı türde uygulanabilmektedir. İlki ağzından alınan aşı şeklinde uygulanmaktadır. Ülkemizde bu aşının uygulanma prosedürü, ilgili kurumlara 6. ayını dolduran bebeklerin götürülmesi ve bir sonraki aşının da 18. ayda yaptırılması şeklindedir. Aile sağlığı merkezinde rahatlıkla uygulanabilen ağızdan aşı şeklinin bir de iğneyle yapılanı mevcuttur.

Çocuk felci hastalığının tedavi süreci nasıldır?

Az önce anlattığımız şekilde 2 tür yöntemle aşılama yapılabilen tedavi sürecinde, aşıların içeriğinde ölü hastalık virüsleri bulunmakta ve kişilerin kendiliğinden bağışıklık kazanmasını sağlamaktır.  IPV aşısı olarak geçen bu aşılama çeşidi ülkemizde bebeklere 2. ayda, 4. ayda, 6. ayda ve 18. ayda uygulanmaktadır.

Çocuk felci aşısı yan etkileri var mıdır?

Çocuk felci hastalığından korunmak için, yapılacak aşı uygulamalarında dikkatli olunması gereken kısımlar olmaktadır. Bunlardan ilki, bazı kişilere yapılacak olan uygulamalarda vücudunun gösterdiği tepkimelerin olup olmadığı öğrenilmelidir. Yani alerjik reaksiyonu varsa, bağışıklık sisteminde aşırı derecede bir zayıflık mevcutsa, steroid tedavisi görülüyorsa vb. durumlarda kişilere kesinlikle aşı uygulaması yapılmamalıdır.

Hamileler konusunda da bu aşı gündeme geldiğinde, ağızdan kullanım değil de az önce bahsettiğimiz IPV aşısı düşünülebilir. Tabi bu aşı da mutlaka ama mutlaka gebe kadının doktoruyla görüşerek alacağı bir karar olacaktır. Hele ki aşı sırasında hamile kadında grip, nezle vb. aktif virüslerin olduğu hastalıklar var ise asla çocuk felci aşısı yaptırmamalıdır.

Yan etkilerine bakıldığında ise bu aşının, yapıldığı noktada kızarıklıklar yaratması gibi çok ufak yan etkilerden söz edilebilmektedir. Ancak bu tip durumlar hemen hemen hiç denilecek kadar az bir şekilde gerçekleşmektedir.




Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.