Menu

Yörük Kime Denir ?

yoruk-kime-denir

Yörük nedir?

Yörük kelimesi, kullanıldığı zamanlarda ”yürük” kelimesinden türetilmiş, yörük diye adlandırılan kişilerin sürekli göçebe hayat tarzını sürdürmelerinden ve bir yerden bir yere yürüme anlayışından yola çıkılarak anlamlandırılmıştır. Kelimenin ilk ortaya çıktığı 14. yy. dönemlerinde, Türkçe konuşan bir topluluk vardı ve bu topluluğa Oğuz Türkleri adı verilmekteydi. Diğer boylarla etkileşim içerisine girildiğinde onlara genel olarak Türk boyu olarak bakılmaktaydı. Ve bir başka bakış açısına göre de o dönemleri Türklere ”Törük” ya da ”Türük” denildiğinden, ”yörük” kelimesi de bu kelimenin zaman içinde yapı değiştirerek oluştuğundan bahsedilmektedir. Yörük, aslen kelime anlamı olarak yerleşik yaşamdan ziyade yaşam koşullarını sürdürebilmek için konar-göçer kültüre sahip olan topluluklar için kullanılmaktadır.

 

Yörük kimdir?

Yörük denilen kişiler, genel olarak Oğuz Türkleri’nden oluşmuştur. Bu yörükler, Rumeli’de ve Anadolu’da göçebe bir hayat tarzını benimsemişlerdir. Maddi kaynaklarını hayvancılığa bağlamış, kışın ve yazın göç ettikleri bölgelerde yaylalara yerleşerek mevsim şartlarına uygun çadırlarını da kurmuşlardır. Oğuz Türkleri, genel olarak ”Türkmenler” olarak da adlandırılmaktadır. İlk olarak 11. yüzyılda Orta Asya’dan göç etmeye başlayan Türkmenler, Malazgirt Zaferi’nin ardından Anadolu’ya gelmişlerdir. Anadolu’ya geldikten sonra temelli yerleşik hayata geçenlere Türkmen, konar göçer kültürü devam ettirip başka bölgelere göçenlere ise yörük denmeye devam edilmiştir. Anadolu’nun sahip olduğu mevsim şartları ve coğrafi özellikleri, yörüklerin son derece işine yaramıştır. Çünkü yörükler genel olarak hayvancılıkla uğraştıkları için, Anadolu topraklarının dağlık alanlardan ve geniş yaylalardan oluşması onlar için büyük avantaj sağlamıştır. Bunun dışında hayvancılığın yanında tarımla da uğraşan yörükler, tarımla uğraşmak için çok müsait olan vadilere ve ovalara yakın yerlere yerleşmeyi seçerek hayatlarını daha da kolaylaştırmışlardır. Eskişehir, Konya, Ankara, Afyon, Aydın, Edirne, İzmir, Tekirdağ, Denizli gibi örneklendirilecek pek çok bölgelere gelen yörükler, bu bölgelerde hayvancılıkla ve tarımla uğraşmaya başlaya başlaya zamanla bölgeye iyice yerleşip sahibi olabilecek potansiyele gelmişlerdir. Tabi bunun bir başka etkisi de o dönemlerde toprakları sahiplenmek ve yerleşmek için başka toplulukların ya da kalabalıkların bulunmamasıydı. Güç savaşı verecekleri kimse olmadığı için yörüklerin yerleşik hayata geçmesi çok daha kolay olmuştur. Hala günümüzde Toroslar bölgesinde yaz kış şartlarına göre göç eden yörükler vardır. Bu göç işlemini bir kültüre dönüştürüp adına da ”yaylak-kışlak” kültürü demişlerdir.

yoruklerin-ozellikleri

Yörüklerin genel özellikleri 

Yörükler genel olarak küçükbaş hayvancılıkla uğraşmayı tercih etmişlerdir. Çünkü küçükbaş hayvancılık göçebe yaşam için daha elverişli bir geçim kaynağı olmaktadır. Büyükbaş hayvanlara göre yer değiştirmesi daha kolay olan, daha kolay ve daha cüzi yemlerle beslenebilen koyun ve keçiler yörüklerin vazgeçilmezlerindendir. Bu küçükbaş hayvancılık uğraşları, yörüklerin kendi obalarına ve aşiretlerine verdikleri isimlere de etki etmiştir. ”Sarıkeçili”, ”Akkeçili”, ”Karakeçili” gibi aşiret isimleri bunlara örnektir. Aynı zamanda ”Karakoyunlu”, ”Akkoyunlu” gibi aşiret isimleri de hangi aşiretlerin hangi obada bulunduğunu belirtmekteydi.

Yaşadıkları bölgeleri seçerken hiç bir zaman uzaklık ya da ulaşım açısını göz önünde bulundurmamışlar, eğer gitmek istedikleri yerler hayvanları için güzel otluklara sahipse ya da kendilerinin rahatça çadırlarını kurabilecekleri geniş düzlükler varsa; hiç bir şekilde ulaşımı dert etmemişler ve sarp kayalıklardan çıkılması gerekiyorsa dahi hepsini göze almışlardır.

Yörüklerin yaşam tarzlarından ötürü zorluklarla uğraşmak, savaşmak, zorluklardan geçerek güzellikleri elde etmek onlar için çok değerlidir. Bir uğraş için yapılması gereken her şeyi yapar ve bu uğurda her türlü zorluklara göğüs germeye hazırdırlar.

Yörüklerin kendilerine ait sporları, yemek türleri, kendi aralarında adlandırılmaları vardır. Özellikle yörük kadınları sürekli bir şeyler dokumakla uğraşırlar ve dokudukları halılar, kilimler, yolluklar, kıldan yapılan çadırlar çok güzel işlenmiş ve çok değerli malzemeler olmuştur. Çok eskiden küçükbaş hayvanlarıyla birlikte göç ederlerken eşyalarının daha kolay taşınması için yanlarında bir çok deve de götüren yörükler, zaman içerisinde deve güreşini de içselleştirmişlerdir. Günümüzde hala Fethiye’de yapılan şenliklerde seracılık ve tarımla alakalı gösterilerde Yörüklerin göç geleneklerinin ve kendi içlerindeki hayatlarının ufak bir gösterisi yapılmakta ve ardından deve güreşi gösterisi de sergilenmektedir.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.