Menu

Yenilenebilir enerji kaynakları

yenilebilir enerji nedir

Gücünü doğrudan güneşten alan ve hiç tükenmeyeceği düşünülen, çevreye emisyon yaymayan enerji çeşitlerine yenilenebilir enerji adı verilmektedir.

yenilebilir enerji türleri

Yenilenebilir enerji kaynakları;

1- Güneş Enerjisi: Kaynağı güneştir.

2- Rüzgar enerjisi: Kaynağı Rüzgardır.

3- Dalga enerjisi: Kaynağı okyanus ve denizlerdir.

4- Biyokütle enerjisi: Kaynağı biyolojik atıklardır.

5- Jeotermal enerji: Kaynağı yeraltı sularıdır.

6- Hidrolik enerji: Kaynağı nehirlerdir.

7- Hidrojen enerjisi: Kaynağı su ve hidroksitlerdir.

Bu enerji kaynaklarına ilaveten okyanus akıntıları ve okyanuslardaki ısı etkisi gibi baı yenilenebilir enerji kaynakları da mevcuttur. Saydığımız bu kaynakların bazıları kolay bazıları da zor elde edilmektedir. Bir yere enerji sağlanmak istendiğinde çalışmalar ile ilgili ön hazırlıkların çok iyi yürütülmesi, bölgedeki enerji kaynaklarının iyi tespit edilmesi ve bunların verimli şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir.

Yenilenebilir enerji nasıl gelişti?

Enerji demek, iş yapabilme kabiliyeti demektir. Sanayi anlamında insanlara huzur ve refah getirmek amacıyla hizmet veren her türlü enerji mühendisliğin ilgi alanındadır. Endüstrinin en temel enerji ihtiyacı günümüzde elektrik enerjisi karşılamakta, bunu petrol, kömür ve doğalgaz gibi fosil yakıtlar izlemektedir. Dünyadaki elektrik ihtiyacının büyük çoğunluğu hidroelektrik santralleri, arazi yapısı ve nehir potansiyeli uygun olmayan ülkelerde ise termik santraller tarafından karşılanmış ve karşılanmaya da devam etmektedir. Isınma ihtiyacı için de petrol, kömür ve doğalgaz kullanılmaktadır. Gelecekte bu tür fosil yakıtların biteceği ve insanoğlunun enerji ihtiyacını karşılamayacağı da bilinen bir gerçektir. Bu gerçeğin ışığında enerji talebi ile ilgili projeksiyonlar çok ciddi şekilde değerlendirilmektedir.

Gelişmiş ülkelerin politikalarında ilk önceliği artık enerji konusu almaktadır. Yakın gelecekte ülkelerin bağımsızlıkları artık kendi enerjisini karşılayabilme kabiliyeti ile belirlenecektir. Sanayileşmiş ülkeler enerjinin bağımsız hale gelmesinin yollarını aramışlar, petrol, kömür ve hidrolik potansiyele dayalı olmayan, yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları geliştirmişlerdir.

Yenilenebilir enerjinin kullanılmasının nedenleri:

Tüm dünyada enerjiye olan ihtiyaç ve talep her yıl ortalama %4-5 civarında artış göstermektedir. Buna mukabil, fosil yakıt rezervi her yıl çok daha hızlı şekilde azalmaktadır. Bugünün enerji kullanımı baz alındığında, en geç 2030 yılında petrol rezervlerinin büyük bir kısmı tükenecek ve talebe cevap veremeyecektir. Bu tükenme tarihlerinin kömür için 80-100 yıl, doğalgaz için ise 100-120 yıl sonrası olduğu düşünülmektedir.

Fosil yakıt kullanımı, son yıllarda dünya sıcaklığını en yüksek değerlere taşıdı. Hava kirliliğinin yanında sel ve fırtına gibi doğal afetlerin de artmasına neden olmuştur. Kullanılan fosil yakıtlar tam yanma halinde CO2 ya da yarım yanma halinde CO gazlarını ortaya çıkarmaktadır. Bu yakıtlarda eser miktarda yer alan kurşun ve kükürt gibi elementler, yanma sıcaklığında oksijenle birleşmekte ve insan sağlığını tehdit edici SOx, PbO, NOx gibi bileşikler oluşmaktadır. Bu bileşikler havaya salınmakta ve atmosferde birikmektedir. Fotosentez ve çürüme gibi doğal dönüşümler buna engel olabilse de, aşırı yakıt tüketimi kısa süreli birikimlere sebep olabilmektedir. Bunun sonucunda güneş ile yerküre arasında doğal olmayan bir katman meydana gelmektedir. Isı enerjisinin karbondioksit gibi gazlar tarafından emilerek atmosferde birikmesi ile meydana gelen ısı artışı, kısaca sera etkisi insan sağlığı bakımından üzerinde durulan en önemli konulardandır. Bu sera etkisini ortaya çıkaran gazların salınımını azaltmayı ve sınırlamayı amaçlayan Kyoto Protokolü adlı bir de anlaşma imzalanmıştır. Türkiye’nin 2009 yılında dahil olduğu bu protokol toplam 55 ülkenin katılımıyla yürürlüktedir, ancak atmosfere en fazla gaz salınımı yapan ülke ABD bu protokolün dışında kalmıştır.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.