Menu

Trabzon’un alınma hikayesi

trabzon baş

İstanbul’un fethedilmesinden yaklaşık 8 yıl sonra, Fatih Sultan Mehmet, doğuya doğru ilerledi. Amasya ve samsun alınmış şimdi sıra Trabzon’a gelmişti. O zamanda Türkleşmeyen tek yer Trabzon ve çevresiydi. Artık Tebriz yolunu kapatan bu küçük devlet alınmalıydı. Sene 1461 ve mevsim yazdı.

trabzon kalesi

Trabzon’un o zaman ki yönetimi küçük bir Rum devletiydi. Fakat Akkayunlu hükümdarı Uzun Hasan bey tarafından himaye altındaydı. Ancak o zaman aralığında bu hükümdar Osmanlı ordusu ile savaşacak güce sahip değildi. Böyle bir şeyi göze almak tarih sayfasından silinmek demekti. Bu nedenle Uzun Hasan bey Osmanlı ordusunun Trabzon’a geldiğini duyunca dehşete düştü. Trabzon’un dağlık yapısı nedeni ile ordunun ormanları ve dağları geçebileceği ümidi yoktu. Küçük birliklerin Trabzon’a girebileceğini düşünüyordu.

trabzon1

Fatih Sultan Mehmet için bu önemli değildi. Ormanlık alanlar kesiliyor, yollar açılıyor köprüler yapılıyor ve Osmanlı Ordusu ilerliyordu. Uzun Hasan bey ilerlemeyi duyunca, fatih’e bir elçi göndermeye karar verdi. Annesi Sare Hatun’u elçi olarak Fatih’e yolladı.  Sare hatun, oğlunun isteği ile adamları ile birlikte Fatih’in karargahına ulaştı. Fatih, Sare Hatun’u hürmetle karşıladı. Ona anne diye hitap etti. Fakat, Trabzon seferinden asla vazgeçmedi. Sare hatun, ordu ile birlikte Trabzon’a gitmek zorunda kaldı.

trabzon2

Sare Hatun ordunun bu kadar zahmetle ilerlemesine hayran kalmıştır. Bir noktaya geldiklerinde Fatih dik bir yamacın üstünde atından inince, Sare Hatun yanına gitti.

Hey oğul, dedi. Bu Trabzon için bunca zahmet nedendir?

Fatih cevap verdi;

Ey ana, bunca zahmet, din yolunadır. Zira bizim elimizde İslam kılıcı vardır. Eğer, bu zahmeti ihtiyar etmezsek bize gazi demek yalan olur !

trabzon3

Ordu, Trabzon kalesinin önüne geldiğinde, Donanma limana çoktan girmiştir. 1461 yılının Ağustos ayının 15. Günü Trabzon alınarak Osmanlı topraklarına katılmış oldu. Tarbzon’da bulunan Rum imparatoru David’e tüm hazinesini ve eşyalarına almasına izin verilmiş ve gemi ile İstanbul’a yollanmıştır. Daha sonra Serez’e nakledilen imparator devlet kasasından da iyi bir tahsisat almıştır.




One Response
  1. kamal1 Cevapla

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.