Menu

Thales Kimdir ?

thales-kimdir

Thales kimdir?

Sokrates dönemi denilen dönemin öncesinde yaşayan bir filozof olan Thales, Anadolu’dan gelme bir filozof olarak bilinmektedir. Kendisi tarih sayfalarındaki ilk filozoflardan olduğundan, hem bilim dünyasının hem de felsefe dünyasının öncüsü olarak adlandırılmıştır. Eski Yunan döneminde kurulmuş olan “Yedi Bilgeler” topluluğunun ilk isminin Thales olduğu söylenmektedir.

Bu topluluk M.Ö. 582 yılı civarında Atina bölgesinde kurulmuştur. Bu bilgi Diogenes Laertios kaynaklıdır. Günümüze kendisine ait ulaşmış hiç bir yazılı metin olmayan Thales’in hayatının bir kısmı ticaretle uğraşmış olduğundan Mısır’da geçmiştir. İlginç bir şekilde yaşadığı iddia edilen dönemlerde kalma kaynaklarda da ismi hiç geçmeyen Thales’in varlığı, kendisi hakkında bilgiler içeren yazılar yazan Diogenes Laertios ve Herodot tarafından ispatlanmıştır.

Thales hakkındaki söylentiler nelerdir?

Kendisi hakkında Bertrand Russell da felsefenin başlangıcını yaratan kişi olduğunu söylemiştir. Söylentilere göre Thales, M.Ö. 620 yılları civarlarında; Anadolu bölgesinin batı sahil kısmında bulunan Milet şehrinde (günümüzde Aydın civarlarına tekabül etmektedir) dünyaya gelmiştir. Buna karşılık bu tarihler rivayetten öteye geçemeyip asla ortak bir görüşle kesin bir tarih söylemek mümkün olmamıştır.

Kendisinin doğduğu ve yaşadığı dönemler, bulunan kaynaklarda anlatılan olayları mantık çerçevesinde değerlendirerek ortaya atılmaktadır. Heredot’un anlattıklarına bakıldığında Thales, 28 Mayıs 585 tarihinde güneş tutulmasının olacağını önceden tahmin edebilmiştir. Bunun yanında Diogenes Laertios, Apolloderus’un vaka-i namesinden yaptığı alıntıda Thales’in M.Ö 548-545 yıllarına denk düşen 58. Olimpiyatların yapıldığı dönemde 78 yaşındayken öldüğünü söylemiştir.

Diogenes’in aktardığı diğer bilgilere göre ise, Thales’in ebeveynleri olan Cleobuline ve Examyes; köken olarak Sur şehrinde yaşamış olan Fenikeli mitolojik prens Kadmos’a mensuptur. Anlatılanların devamında Thales’in bir dönem evlendiği, Cybisthus adını verdiği bir çocuğunun olduğu ve kendi çocuğuyla aynı ismi taşıyan yeğenini de evlatlık aldığı söylenmektedir.

Farklı bir anlatıma göre ise de Thales‘in hiç evlenmediği; annesine genç yaşlarında daha evlilik içinin yaşının çok genç olduğunu ve istemediğini, ilerleyen yaşlarda da evlilik için geç kalmış olduğundan yine annesine artık evlilik için geç kaldığını söylediği rivayet edilmektedir.

Bu hikayenin öncesinde Plutarchos, konu hakkında farklı bir hikaye anlatmıştır. Bu hikayeye göre bir gün Solon, Thales’i ziyaret ettiğinde kendisine neden bekar olduğunu sormuş ve Thales kendisine çocuklarla alakalı endişelenme fikrinin kendisini fazlasıyla korkuttuğunu söylemiştir. Ancak bir kaç yıl içerisinde çocuk özlemine dayanamayarak yeğeni olan Cybisthus’u kendisine evlatlık olarak almıştır.

Thales’in genel yaşantısı

Thales’in genel yaşantısına bakıldığında, yenilikçi bir kişiliğe sahip olduğu ve hayatı boyunca pek çok önemli faaliyetin içerisinde yer aldığı gözlemlenmektedir. Ortak görüşe göre tarihte kendine ait hiç bir yazılı kaynak bırakmadığı durumuna inanılsa da bazı görüşlere göre de “Gündoğumu ve Ekinoks Üzerine” adını verdiği bir eseri bulunmaktadır. Bunun dışında tarih sahnesinde kendisine gönderilen ve Thales’le bir bağlantısı bulunan hiç bir kaynak, günümüz tarihine ulaşmadığı için bir sır olarak kalmıştır.

Yalnızca Diogenes, Thales’e ait olduğunu iddia ettiği iki mektuptan alıntı yapmıştır. Bunlardan biri Thales‘in Ferekidis’e yazdığı mektuptur ve bu mektupta Thales Feredikis’e onun yazdığı din kaynaklı kitabın gözden geçirmesi için ricada bulunduğu yazmaktadır, diğeri ise Thales’in Solon’a yazdığı mektuptur ve bu mektupta da Solon’u kendisiyle birlikte geçici bir süre olarak Atina’ya kendi yanına davet etmektedir. Hatta Thales, bu mektubunda Solon’a Milet’te yaşayan halkı “Atinalı koloniciler” olarak tasvir etmiştir.

Thales’in teorileri nelerdir?

Thales’in yaşadığı dönemin öncesinde Yunanlar hem doğanın temelini hem de dünyanın temel maddesini Tanrılarla, mitolojiyle ve kahramanlarla açıklamaktalardı. Yani o dönemlerde meydana gelen rüzgar, yağmur, deprem vb. doğa olayları Tanrılarla bağdaştırılmaktaydı. Thales ise bu inanışın yanında doğada yaşanan olguları birbirine bağladığı olay zincirleriyle açıklamaya çalışmış; sadece Tanrı etkisiyle ortaya çıkmadıklarını söylemiş, yaşananların nedenlerini ve sonuçlarını birbirleriyle ilintileyip kaynağı Tanrı’da değil doğanın ta kendisinde aramıştır.

Bunun dışında suyun ana madde olabileceğini düşünerek çok önemli bir düşünceye de imza atmıştır. Mitolojik öğelerle akla ve mantığa dayanan öğeleri birleştirerek daha sağlam temelli düşünceler ortaya çıkarmıştır. Kendisinin öğrencileri olan Anaksimenes ve Anaksimandros da aynen Thales’in gittiği yoldan ilerlemeyi seçmişlerdir. Thales’in tarih sahnesinde ortaya attığı düşünceler ise şu şekilde örneklendirilebilmektedir;

Su maddesi : Thales’e göre, maddenin ilk kaynağı “arkhe”dir, yani sudur. Suyun ilk öğe olarak düşünülmesinden ötürü de dünyanın suyla birlikte taşınabildiğini ve toprak parçalarının suyun üzerinde durduğunu söylemiştir. Bu düşünceden yola çıkılan inanışla dünyanın bir gemi gibi suyun üzerinde hareket ettiği, suda oluşan bir takım dalgalanma tarzı hareketliliklerin de sallanma yaratarak dünyada depremi meydana getirdiği görüşüne inanılmıştır.

Astronomi dalı : Thales’in M.Ö. 28 Mayıs 585 tarihinde gerçekleşmiş olduğu söylenen Güneş tutulmasını öncesinden tahmin ettiği Eudemos ve Heredot tarafından ortaya atılmış bir iddiadır. Kendisi astronomiyle yakından ilgilenerek gün dönümlerini vb. konuları önceden hesaplamaktan keyif almaktadır.

Bu yönüyle bir nevi astronom olan Thales, ayrıca o dönemlerde insanların gölgesinin de kendi boyutlarıyla eşitlendiği zaman zarfını gözlemlemiş ve bu gözlemlerini Mısır’daki piramitlerin boyutlarını hesaplamak için kullanmıştır. Aynı zamanda yine kendi yaşadığı zamanda Nil nehrinde meydana gelen yükselmelerin rüzgarla bağlantılı olarak ortaya çıktığını ortaya koymuştur.

Tanrısal güç inancı : Thales’e göre, dünya üzerinde Tanrıyla bağlantısı olmayan hiç bir şey bulunmamaktadır. Onun inandığı gerçekliğe göre, var olan bütün herşey “diamonlar” dediği Tanrılarla doludur. Tanrıların mevcut gücünü, mıknatıs taşında bulunan çekim kuvvetine benzer bir çekim gücüne benzeterek buna ruh adı altında hayat gücü olarak da betimleme yapmıştır. Hatta kimilerine göre tarihte, ruhların ölümsüz olduğuna dair bir düşünce yapısını ortaya atan kişi Thales’tir.

Matematik ve geometri alanında gelişmeler : Thales’in en büyük çalışmaları matematik ve geometri üzerine olmuştur. Hatta kendisine tarihte matematik alanında çığırlar açmış bir birey gözüyle bakılmaktadır. Eski Yunan çağlarında yaşayan bilginlerden biri olan Kallimakhos isimli bilginin aktarmış bulunduğu düşünceye göre Thales, dönemin denizcilerine kuzey takım yıldızlarını baz alarak Büyük Ayı takım yıldızlarının yerine Küçük Ayı takım yıldızlarına bakarak yönlerini daha kolay bulacaklarını öğütlemiştir. Bunun dışında Mısır’da bulunduğu dönemde Mısırlılardan geniş çaplı geometri eğitimi almış ve öğrendiklerini Yunanlılara da öğretmiştir. Thales’in tek başına ortaya çıkardığı geometri teoremleri şu şekildedir;

İkizkenar bir yapıdaki üçgenin taban açıları birbirine eşittir.

Çap denilen olay, çemberi ortadan iki eşit parçaya bölebilmektedir.

Köşe kısmı çember bir yapının üzerinde olan ve çapı görebilen açı, dik açı özelliğine sahiptir.

Birbirini kesebilen iki adet doğrunun ortaya çıkardığı ters açılar birbirine eşit miktardadır.

Tabanıyla birlikte tabanına komşu olan iki açısı da verilen üçgen rahatlıkla çizilebilmektedir.

Son olarak 1959 yılında genelleştirilen Thales’in teoreminde anlatılana göre; bir E noktası AC doğru çizgisinin üzerinde olmasa da; içerde ya da dışarda olsa da oluşturulan formül “CB/BA = (AB^t-BD^t) ^ (1/t)/ED” dir.

 




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.