Menu

Su Nedir ? Suyun Kimyasal ve Fiziksel Özellikleri Nelerdir ?

su-nedir-suyun-kimyasal-ve-fiziksel-ozellikleri-nelerdir

Su nedir?

Dünya üzerindeki tüm canlıların yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmeleri için ihtiyaç duydukları en önemli şeylerden biri sudur. Su, yapısı itibariyle renksiz, tatsız ve kokusuz bir maddedir. Canlıların yaşaması için hayati değer taşıyan su dünya geneline baktığımız kadar farklı farklı bölgelerde bol miktarda bulunur. Genel olarak zararlı besinleri vücuttan atma, hücreler, organlar ve dokuların düzgün çalışmasını sağlama, vücuda alınan besinlerin sindirimi ve vücuda dağılımına yardımcı olma gibi bir çok görevi üstlenir. Bilimsel olarak ”H2O” elementi olarak ifade edilir. Yani bileşiğinde iki hidrojen bir oksijen bulunur. Su, sıcaklık ve soğukluk şartlarına göre fiziksel ve kimyasal değişiklikler geçirebilir. Donma noktası 0 derece, kaynama noktası ise 100 derecedir.

Suyun genel özellikleri

Bilim adamları dünya üzerindeki yaşamın başlangıcının suyla birlikte başladığını düşünmektedir. Çünkü buzun kendini diğer maddelerden ayıracak bir takım özellikleri vardır. Doğada katı haldeki buz, sıvı haldeki suyun içerisinde yüzebilir. Diğer kimyasal bileşikler ise kendi yoğunluğunun içerisinde batar. Suyun ayırıcı özelliklerinden en önemlisi budur. Örneğin; okyanuslardaki buz tabakaları suyun içinde batmayıp yüzerek okyanustaki canlıların yaşamını soğuğa maruz kalmadan sürdürebilmesine ve diğer karada yaşayan canlıların bu buz tabakasının üzerine çıkarak avlanmasına yardımcı olur. Bunun dışında suyun saf su olma özelliğine en yakın hali yağmur suyudur. Ancak yağmur suyunun içme suyu olarak değerlendirilmeye alınma şansı yoktur. Sadece yağmur suyu, içerisinde barındırdığı vitamin ve mineraller bakımından toprak ve bitkiler için, dolayısıyla doğadaki canlılar için çok önemlidir. Canlıların içmesi gereken su saf su değil mineralli sudur. Yağmur yeryüzüne düştükten sonra toprağa karışıp gerekli mineralleri ve vitaminleri toplar. Bu suları işlemek için yerleşim yerlerinden çok çok yükseklere fabrikalar yapılır. Metropol ve ayak üstü denilebilecek yerleşim yerlerinde binaların su içeriğini kirletecek bir yapılaşmaya girmesi, sanayi bölgelerinden sulara ve toprağa karışabilecek pis atıklar, hijyenden uzak koşullar gibi sıralayabileceğimiz maddeler; toprağa karışan suyun akarsu oluşturarak içecek su haline gelmesi için tehlikeli koşullardır. Bu yüzden de az önce değindiğimiz gibi dağlardaki akarsulara yakın yerler, çok yüksekte yer alan boş alanlar ya da doğal su kaynaklarına yakın olan araziler su tesisleri kurmak için tercih edilen alanlardır. Buradaki mineralli sular satılmak için doldurulur ve satışa ”doğal kaynak suyu” olarak sunulur.

suyun-rengi-nasıl-olur

Suyun rengi nasıl olur?

Suyun rengi bulunduğu şartlara göre değişebilir. Genel olarak mavi, lacivert, turkuaz, yeşil, açık yeşil ya da kırmızının tonları olarak görülebilir. İçerisine karışan kirli atıklar, katkı maddeleri suyun rengini değiştirme gücünü elinde bulundurur. Örneğin; deniz ve göl gibi suların içerisinde bulunan saf su insan gözüne mavi renk olarak görülür. Suyun mavi renginin gökyüzünden yansıdığı bilgisi bu sebeplerden dolayı yanlıştır. İçerisinde kireçtaşı içeriği olan suların rengi turkuaz rengine dönüşür. Demir içeriği bulunan sular kırmızı-kızıl renge, bol miktarda yosun bulunan sular ise yeşil tonlarına dönüşür.

 

Suyun kimyasal özellikleri

Suyun hiç bir halinin tadı ya da kokusu yoktur.

Hidrofilik(suyun içinde erime özelliği) özelliği olan her madde suyun içerisinde bir miktar kaldıktan sonra erir.

Genleşme özelliği doğadaki canlılar için yaşamlarını sürdürebilmeleri adına çok iyi bir fırsattır. Soğuma şartlarında genleşen tek içerik sudur.

İçeriğinde yer alan hidrojen ve oksijen birleştiklerinde bir ateş söndürücü olma özelliği taşır. Oksijen tek başına yakıcı, hidrojen tek başına yanıcı bir gaz olsa da ikisinin birleşimi suyu yanıcı madde kategorisinden çıkartır.

Doğada saf suyun pH değerleri önemlidir. Suyun pH değeri saf su halindeyken 7 derecedir. Eğer pH değeri 7’nin üzerine çıkarsa bazik, 7’den düşük değere inerse asidik özellik taşımaya başlar.

İçerisinde fazla denebilecek miktarda karbondioksit bulunuyorsa temas ettiği madde ve yüzeyleri aşındırma gücüne sahip olur.

Demir ya da klorür içeriği barındırıyorsa suyun tadı kötü bir hale gelecektir.

İçerisinde azot bileşenleri bulunuyorsa bu suyun ve doğal olarak karıştığı organik mecraların kirlenmesine sebep olur.

İçeriğinde bulunan tehlikeli maddeler bir insan kullanımı noktasında tehlike arz eder.

Manganez içeriği bulunursa rengi siyaha döner.

suyun-fiziksel-ozellikleri

Suyun fiziksel özellikleri

Suyun kendi içerisindeki sıcaklığı çok yüksek olduğundan herhangi bir ortamda ısıtılırken ya da soğutulurken diğer bileşenlerle kıyaslandığında çok daha fazla enerjiye ihtiyaç duyar. Bununla birlikte ısıtılmış ya da soğutulmuş haldeki suyun tekrardan soğutulması ya da ısıtılması aynı derecede enerji ihtiyacı yaratır ve zorluk çıkartır.

Dünyada fiziksel yapı olarak en çok yer kaplayan madde sudur. Bunu orana vurduğumuzda dünyanın %71’lik kısmını oluşturduğunu söyleyebiliriz.

Su, ”kohezyon” adı verilen kendi içerisinde bir çekim gücüne sahiptir. Örneğin; yağmur yağışı sırasında suların dağılmadan öbek öbek birikinti oluşturması suyun kohezyon kuvvetinden kaynaklanır. Bu kohezyon kuvveti doğadaki bitkilerle etkileşime girdiğinde de geçerlidir. Ağaçların topraktan emdiği mineralli su kohezyon kuvveti sayesinde ağacın en uç dalına ya da noktasına kadar ilerleyebilir.




One Response
  1. şahabettin aytekin. Cevapla

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.