Menu

Ramazanda beslenme nasıl olmalıdır

ramazanda beslenme nasıl olmalı

Onbir ayın sultanı Ramazan ayına gireceğimiz bugünlerde oruç vazifesini yerine getirenlerin dengeli ve sağlıklı beslenmeleri oldukça önemli bir konudur. Ramazan’da gün içinde yemek yenilmediğinden iftar ve sahur yemeklerine daha fazla itina gösterilmektedir. Buna bağlı olarak her iki yemek vaktinde de zengin sofralar kurulmakta, normal zamanda yenmeyen pek çok yemek çeşidi sofraları süslemektedir. Sonuç olarak günlük alınması gereken kalori miktarının 2-3 katını bulan bir tüketim yapılmakta, yanlış beslenmeden dolayı sağlık sorunları yaşanabilmektedir.

Ramazan ayında ya da diğer zamanlarda da olsa önemli olan yeterli ve dengeli beslenmek kişinin sağlıklı olabilmesinin ön koşuludur. Bundan dolayı da Ramazan’da her tür besin gruplarından yeteri kadar tüketilmesi gerekmektedir. Yaz dönemine denk gelen Ramazan aylarında uzun müddet aç kalındığından mide-bağırsak sisteminde ve kan şekerinde kabızlık, mide yanması, kilo alma gibi bazı fizyolojik değişimler meydana getirebilmektedir.

Oruç tutan bireylerin Ramazan ve bayram süresince şikayetleri incelendiğinde oruç tutanların %40’ı Ramazan ayında, %9’u da bayramda yorgunluk ve halsizlik duymaktadırlar. Ramazan ayı boyunca oruç tutanların yaklaşık %25’i unutkanlık, dalgınlık ve dikkatsizlikten, %29’u uyku halinden, %23’ü baş dönmesinden, %20’sinin çalışma isteksizliğinden ve %7’sinin de kabızlık gibi durumlardan şikayet etmektedirler. Ramazan ayında şeker hastalarının, hamilelerin ve emziren annelerin, yaşlı ve hastaların, ciddi kalp ve böbrek hastalığı bulunanların, mide ülseri, safra kesesi iltihabı ve taşı olanların, karaciğer yetmezliği bulunanların, yüksek tansiyonu olanların ve ağır enfeksiyon geçiren kişilerin oruç tutmaları sağlıklarında ciddi sorunlara neden olabilir.

Beslenme önerileri:

Ramazan ayı dışında üç öğün alınan yemeğin Ramazan’da da öğünleri tamamlamak adına sahur öğününün kesinlikle yapılması gerekmektedir. Sadece su içerek oruca niyetlenmek ve de akşam yatmadan önce yemek yiyerek yatmak sağlık yönünden oldukça zararlı bir uygulamadır. Bu şekilde bir uygulama ortalama 12 saat olan açlık süresini 18 saate kadar çıkarmaktadır. Sonucunda da kişide kan şekerinin daha erken zamanda düşmesini ve günün geri kalanının verimsiz geçmesini sağlar. Şayet, sahurda yenen yemekler ağır yağlı yemeklerden meydana gelirse de geceleri metabolizma hızının düşmesi nedeniyle kilo alımında artış olur. Bundan dolayı sahurda hafif bir kahvaltı, az yağlı sebze yemekleri, zeytinyağlı çeşitleri veya çorbadan oluşan bir menü tercih edilmelidir. Sıvı ihtiyacını en aza indirmek için de sıvı alımına ayır bir özen gösterilmesi gerekmektedir.

ramazanda beslenme

Ramazan ayı boyunca fazla yağlı yemeklerden uzak durulmalı, az yağlı ve hafif yiyecekler seçilmelidir. İftar ile sahur arasında kalan süreçte sık aralıklarla ve az yiyecek tüketilmesine özen gösterilmelidir.

Ramazan’da en sık görülen sorunların başında reflü ve kabızlık gelmektedir. Reflü’nün önüne geçmek için kahve, kakao ve çikolata gibi kafein yönünden zenin besinlerden ve yağlı yiyeceklerden uzak durulması gerekir. Ayrıca yemek sonrası hemen yatmamak da önemlidir. Kabızlığın önüne geçebilmek için de posalı gıdalar, su ve sıvı tüketiminin arttırılması oldukça önemlidir.

Toplumda oruç tutmak zayıflamak için bir fırsat gibi görülür, oysa ki oldukça yanlış ve sakıncalı bir düşüncedir bu. Ramazan boyunca gün içinde yaşanan açlıktan dolayı metabolizma yavaşlar ve bu da zayıflamayı oldukça zorlaştırır. Bu nedenle oruç tutulduğu müddetçe iftar ile sahur arasındaki öğün sıklığı arttırılmalıdır. Vücudun susuz kalmasını önlemek için de bolca su ve sıvı tüketilmelidir. İftarda veya sahurda kızartma gibi ağır yağlılardan kaşınılmalı, yemek sonrası tatlı ve hamur işlerinden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Daha çok sütlü tatlı çeşitleri ve meyveli tatlılar tüketilmelidir.

Ramazan ayında beslenme şekilleri değişir ve beraberinde fiziksel aktiviteler de azalır. Bu durum kilo almayı oldukça kolay hale getirir. Ramazan’da öğün sayısı ikiye düşer, ancak bu öğünlerde normalde üç öğünde alınan besinlerden daha fazla tüketim yapılır ki bu dikkate alınması gereken bir durumdur.

Gün boyu çekilen açlıktan sonra iftarda her türlü besin bir arada ve fazlaca tüketilir. Bu da metabolizmaya binen yükün artmasına neden olur. 30 günlük bir süreç sonunda metabolik tepki olarak kişide fazla kilolara, sindirim ve boşaltım sisteminde bozukluğa, kolesterol ve trigliseritte yükselmeye sebep olabilmektedir. Ramazan ayında kişinin ihtiyacı olan enerji ve besin öğelerine olan gereksinimi diğer aylardakinden farklı değildir. Diğer bir ifade ile oruç tutuyorsunuz diye çok daha fazla besin tüketmek gerekmemektedir.

İftar yapıldığında çok hızlı şekilde yemek, boş mideye yüklenmektir ve midede ağırlık, bulantı, yanma, kabızlık ve gaz sancısı oluşturabilir. Yemek esnasında su içmek de midenin şişmesine sebep olur. Oruç tutmanın asıl hedeflerinden biri bireyin bedenen olduğu kadar manen de fazlalıklardan arınması ve dinlenmesidir. Şayet, tüm gün alınması gereken gıdalar iftar ve sahurla birlikte aralara dağıtılırsa Ramazan ayı boyunca dengeli bir beslenme sağlanabilir.
İftar yapıldığında bir tas çorba içilip 30 dakika kadar beklendikten sonra bir salata yenebilir, bir 30 dakika sonra da ana yemeklerden azar azar tüketilebilir. Bir müddet sonra da sütlü tatlı veya taze meyveler alınabilir. İftarda özellikle küçük lokmalar yavaşça yenmeli, sonrasında da sık aralıklarla yemek zamana yayılmalıdır.
Tüm bunlara riayet edilmesi halinde Ramazan orucunuz size şifa olur, mide ve bağırsak sisteminiz rahatlar, oruçtan azami faydayı sağlayabilirsiniz.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.