Menu

Pozitivizm Nedir ?

pozitivizm-nedir

Pozitivizm akımı nedir?

Olguculuk olarak da adlandırılan pozitivizm akımı, felsefi bir akım olarak ortaya çıkmıştır. Anlatmaya çalıştığı durum herhangi bir durumda sebep-sonuç ilişkilerinde mantığın sadece olgulara dayandırılmasıdır. Pozitivistlere göre, elde edilen en doğru ve sağlam bilgi olgulardan elde edilen bilgidir. Pozitivizme göre olaylar olumlu bir bakış çerçevesi içerisinde değerlendirilir ve buna göre hareket edilir ya da yorum yapılır. Pozitivizm, kendi bilgi sahasını belirli kurallar çerçevesinde oluşturur.

Pozitivizmin ortaya çıkış süreci

Pozitivizmin kurucusu, genel olarak sosyolojinin de ortaya çıkmasını sağlayan kişi olarak tanıdığımız Auguste Comte’tur. Süreç olarak Avrupa’da yaşanan Aydınlanma ve Yeni Çağ dönemlerinde ortaya çıkartılmıştır. Bu tarihsel süreçlerde insanların dini inanışların dışına çıkabildikleri ve yeni şeyler öğrenebilmek için eleştiri dahi yapıp araştırabildikleri süreçlerdir. Bundan dolayı da Comte, pozitivizmi 3 farklı başlığa ayırıp o şekilde inceleme konusu yapmıştır. Bu başlıklar ”teolojik evre”, ”metafizik evre” ve ”pozitif evre” olarak şekillendirilmiştir. Bu şekilde o tarihe kadar süregelen toplumsal normlara farklı bakış açılarıyla değinmeyi ve yeni bir değerlendirme üslubu ortaya çıkarmayı amaçlamıştır. Pozitivizmi matematikle ve fizikle de ele almaya çalışarak doğru olguyu bulmaya, kurduğu bu ilişkilendirmeyle deneyci bir felsefe yaratmaya çalışmıştır. Comte’un ortaya attığı üç farklı kural ise şu şekildedir;

Teolojik evre : Bütün doğrulukların ve geçerliliklerin dinsel inançlar doğrultusunda oluşturulduğu döneme teolojik evre denmektedir. Bu evre de kendi arasında üç farklı aşamaya ayrılmaktadır. İlk aşamada herhangi bir insanın çevresindeki herhangi bir cansız maddeye bir anlam yüklemesi ve onu kutsal saymasından yola çıkılarak putperestlikten bahsedilmiştir. İkinci aşamada herhangi bir insan çevresinde olup bitenlerin bir çok görünmez güç tarafından ortaya çıkartıldığına inanmış ve çok tanrıcılıktan (politeizm) söz edilmiştir. Üçüncü ve son aşamada da bütün bunların tek bir güç tarafından yaratıldığına inanılmış ve tek tanrı inancından bahsedilmiştir.

pozitivizmin-ana-hatlari

Metafizik evre : Dünyevi hayat genel olarak değerlendirilip bu yaratılan her bir şeyin insan dışındaki bambaşka bir güç tarafından ortaya çıkartıldığına inanma süreci başlamıştır.

Pozitif evre : Tam da pozitivizmin ortaya çıktığı tarihlere yakın olarak Ortaçağ sonunda ortaya çıkan bir bilim olmuştur. Bundan önceki metafizik ve teolojik inanışlar ve bu inanışların kuralları bir kenara bırakılmış, duyularla hissedebilinen olgulara inanış ve buna mantık çerçevesinde bakmaya başlama durumu ortaya çıkartılmıştır.

Pozitivizmin gelen kuralları

Pozitivizmin en başlıca kuralı, olayların değerlendirilmesi ve bir kural oluşturulması için gözlem yapılması gerekliliğidir. İnsanın kendi duyu organları vasıtasıyla elde ettiği bilgilerin bir deney sürecinden geçirilmesi ve sonunda elde edilen bilgilerin genel normlar olarak ortaya konulması durumudur. İlk olarak 16. yüzyılda doğadaki durumlarla ilişkilendirilerek kullanılan pozitivist düşünce, zaman içinde Comte’un da atılımlarıyla insan yaşantısı ve birbirleriyle olan ilişkilerinde vb. kullanılmaya başlanmıştır. İnceleme alanı da, ”o an” yaşanan olaylarla bağıntılıdır. Pozitivizmde anlık yaşanan ve algılanan, özetle duyumsanan gerçeklikten başka gerçeklik ve doğruluk bulunmamaktadır. Pozitivizmde geçerli olan ”genel yasaya uyma” kuralında, bir olay hakkında yapılan tüm gözlemlerden sonra elde edilen bilgilerle tümevarım gerçekleştirerek doğru yargıyı oluşturmak amaçlanır. Bunu yapmak için de bir olayın oluş sebebinin, oluşmadan önceki şartlarının ve koşullarının öğrenilmesiyle arasındaki bağlantının kurulması aracılığıyla öğrenilmesi durumu mevcuttur. Bu gözlem yapıldıktan sonra bundan sonraki süreçte de aynı olgular aynı şartlarda aynı sonuçları verecektir gerçekliği kabul edilir. Bu da ”bilimin mantığı tektir” görüşünü pozitivizmin vazgeçilmez kurallarından biri haline getirir. Pozitivizmde ele alınan olayın, dış dünyayla ve gerçeklikle olan bağlantı kısmı da çok önemlidir. Deneycilik üzerine kurulu olan pozitivizm, herhangi bir olayın durumunu dış dünyayla olan bağlantısının gerçekliğini ölçerek de değerlendirmeye alır. Elde edilen şey bir sembol, bir kavram ya da bir söz olsa dahi ortak paydada buluştukları nokta somut bir gerçekliğe dayandırılmalıdır. Pozitivizm deneysel gerçeklik üzerine kurulu bir felsefe dalı olduğundan soyut normlara ya soyut normlarla alakalı düşüncelere kendi içinde yer vermemektedir. Yaşadığımız dünyadaki tüm akış ve düzen durumu, pozitivizmin inancı çerçevesinde kalan ”bilgi” sayesinde oturtulmuştur inancı benimsenmiştir.

 




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.