Ana Sayfa > Kim kimdir > Pascal kimdir hayatı eserleri buluşları çalışmaları yaşamı felsefesi

Pascal kimdir hayatı eserleri buluşları çalışmaları yaşamı felsefesi

Reklamlar


Pascal (1623 – 1662)

Pascal, 19 Haziran 1623 günü Fransa’da Clermont’ta doÄŸdu. Babası kültürlü bir adamdı. Pascal yedi yaşına gelince, babası Paris’e yerleÅŸti. Yedi yaşına gelen parlak çocuk öğrenimine baÅŸladı. Kendisi gibi çok güzel ve kültürlü iki kız kardeÅŸi vardı. Özellikle Jak Qualine, Pascal’ın yaÅŸamında önemli rol oynamıştır. Kız kardeÅŸinin bu etkisi bazen iyi, fakat çoÄŸu kötü yönde olmuÅŸtur.
Pascal doğduğunda, Descartes yirmi yedi yaşındaydı.

Descartes öldükten sonra Pascal daha on iki yıl yaÅŸadı. Newton’dan sadece birkaç yıl önce doÄŸmuÅŸtur. Descartes ve Fermat gibi büyük matematikçilerle çaÄŸdaÅŸ olması bir yerde kendisi için bir ÅŸanssızlıktı.

Bu nedenle, tek başına oluÅŸturabileceÄŸi olasılıklar kuramının keÅŸfini Fermat’la paylaÅŸtı. Kendisini harika çocuk diye ünlü yapan yaratıcı geometri fikrini, kendisinden daha az ünlü olan Desargues’dan esinlendi. Daha çok din ve felsefe konularına eÄŸildiÄŸi için matematiÄŸe az zaman ayırdı. Kız kardeÅŸi ona bu konuda egemendi.

Buna karşın, yapabileceğinin çok daha fazlasını verdi.
Pascal, çok erken gelişen bir çocuktu. Fakat, vücutça oldukça zayıftı. Bunun tersine, kafası çok parlaktı. Öğrenimi başlangıçta çok başarılı geçiyordu. Çok küçük yaşta olmasına rağmen, matematiğe gösterdiği ilgi çok dikkati çekiyordu.

Hatta, matematik problemleriyle gece gündüz uÄŸraÅŸmaya baÅŸladı. SaÄŸlığının bozulacağından kuÅŸkulanan babası, bir aralık onun matematik çalışmasına engel olduysa da, onun bu davranışı Pascal’ın matematik çalışmasına daha çok yöneltti. Geometri çalışmak için oyunlarını bıraktı. On iki yaşında babasına, geometrinin ne dernek olduÄŸunu sordu. Euclides’in “Elements” adlı geometri kitabını kısa bir zaman içinde yutarcasına bir roman gibi okudu.
Hiç bir yardım görmeden ve hiç bir geometri okumadan, çok küçük yaşta bir üçgenin iç açılarının toplamının 180 derece, yani iki dik açı olduğunu kanıtlamıştır.

Daha önce, hiç bir kitabı okumadan, Euclides’in birçok önermesini ispatlamıştı, Yine, Pascal hakkında abartma yapmaktan özellikle kaçınan kız kardeÅŸi Gilbert’in anlattıklarına göre; Pascal Euclides’in ilk otuz iki önermesini Elements adlı kitabındaki sıraya göre bulmuÅŸtur. Otuz ikinci önerme ise, bir üçgenin iç açılarının toplamı ile ilgili ispatıdır.
Pascal on dört yaşına gelince, Mersenne tarafından yönetilen ilmi tartışmalara kabul edildi. Bu tartışmaların yapılması, Fransız İlimler Akademisini doÄŸurdu. Pascal kendi kendine bir geometrici olmuÅŸtu. Baba Pascal’ın hükümet makamlarıyla boÄŸuÅŸması aileyi kötü duruma düşürdü. Güzel ve parlak kız kardeÅŸi Jacqueline, vergi konusunda babası ile anlaÅŸmazlığa düşen Cardinal de Richelieu’yu eÄŸlendirmek için, önünde oynatılan bir oyunda kendisini tanıtmadan oyuna çıkar.

Kendini hayran eden artistin kim olduÄŸunu öğrenen Cardinal, tüm aileyi bağışlar ve ondan sonra baba Pascal’a bir memurluk verir.
Pascal, on altı yaşından önce, 1639 yılında, geometrilerin en güzel teoremini ispat etti. On dokuzuncu yüzyılda yaÅŸayan İngiliz matematikçisi ünlü Sylvester, Pascal’ın bu büyük teoremine “kedi beÅŸiÄŸi” adını vermiÅŸtir. Pascal, on bir yaşına gelince sesler hakkında bir eser vermiÅŸtir. On altı yaşındayken, konikler üzerine bir eser yazarak, ünlü Descartes’i hayretlere düşürmüştür.

On sekiz yaşına gelince, şimdi Paris sanayi müzesinde saklanan hesap makinesini bulmuştur. Fizikte, havanın ağırlığını, sıvıların denge halini ve basıncı hakkında Pascal kanunlarını bulmuştur.

Apollonius ve başkalarının çalışmalarını birer sonuç kabul eden dört yüz tane önerine ortaya koymuştur. Bu eserin tümü basılamadığı için, bir daha da ele geçmemek üzere kaybolmuştur. Fakat, Leibniz bu eserin bir kopyasını görmüş ve onu inceleme şanslılığına ermiştir.

Pascal’ın bu eseri geometrik bir metrik olmayıp bir izdüşüm geometrisidir. Aristo, matematiÄŸi çokluklar ilmi diye tanımlıyordu. Oysa Pascal’ın geometrisinde çokluk yoktur.
Pascal, on yedi yaşından ölümü olan otuz dokuz yaşına kadar ızdırapsız ve acısız gün görmedi. Hazımsızlık, mide ağrıları, uykusuzluk, yan uyuklamalar ve bu ağrıların verdiği gece kabusları onu yedi bitirdi. Böyle olmasına karşın, yine de bu ağrılar içinde durmadan çalışıyordu.
Yirmi üç yaşlarında, kız kardeşinin baskı ve etkisiyle Hıristiyan dinine ve bunun içinde bazı tarikatlara girdi. Bu konuda epey sarsıntılar da geçirdi. Fakat, yine onda matematik ağır bastı.

Pascal, hurma ağaçları gibi tepeden kurumaya başladı. Aynı yıl hazım organları bozuldu. Bu ara geçici bir felç geçirdi. Bu ona çok ağrılar verdi. Her şeye rağmen, düşüncesi ve kafasının çalışmaları sürüyordu.
1648 yılında Toriçelli’nin (1608 -1647) çalışmalarını inceleyerek, onun da önüne geçti. Yükseklikle basıncın deÄŸiÅŸtiÄŸini saptadı. Descartes, Pascal’la çeÅŸitli konuları konuÅŸmak ve özellikle barometre hakkında bilgi almak için geldi.

Bu iki bilginin yaradılış ve ruhsal durumları pek uyuÅŸmuyordu. Descartes, konikler üzerine yazılan eserin on altı yaşında bir çocuk tarafından yazıldığına inanmayı açıkça kabul etmedi. Daha da ileri giderek, Pascal’ın barometre deneyleri düşüncesini, Mersenne’nin çalışmalarından çalmış olmasından şüphelendi. Descartes’le Pascal’ın aralarında çekememezliÄŸe neden olan üçüncü konu din üzerine olan düşüncelerindeki ayrılıklardı.

Descartes Cizvitleri tutuyor, Pascal’sa Jansen’in mezhebini savunuyordu. Pascal’ın açık sözlü kız kardeÅŸi Jacqueline’nin sözlerine bakılırsa, bu iki dahi birbirlerini oldukça kıskanıyorlardı. Bu nedenle de, adı geçen yukarıdaki görüşme ve ziyaret soÄŸuk bir buluÅŸma olmuÅŸtu. Descartes’in genç dostuna bazı öğütleri oldu. Pascal da onu ciddiye almadı. 1658 yılının bir gecesinde, uykusuzluk ve diÅŸ aÄŸrılarından kıvranan Pascal, kerpetenin egemen olduÄŸu bir zamanda, korkunç aÄŸrılarını unutmak amacıyla, birçok ünlü matematikçinin uÄŸraÅŸtığı zarif sikloid eÄŸrisine daldı. Tüm aÄŸrılarının geçtiÄŸini gördü. Ya da, sikloid üzerine o kadar daldı ki, tüm aÄŸrı ve acılarını unuttu.

Tam sekiz gün sikloid geometrisi üzerinde çalıştı. Bu eğri ile ilgili olan çeşitli problemleri çözmeyi başardı. Bu buluşlarının bazılarını takma Amos Detonville imzasıyla, Fransız ve İngiliz matematikçilerine meydan ,okumak amacıyla basılmıştır. 1658 yılında kendini oldukça hasta hissetti.

Kısa aralıklarla gelen uyuklamalar dışında, şiddetli ve dinmek bilmeyen baş ağrıları ona çok eziyet ediyordu. Tam dört yıl bu ağrılarla kıvrandı. 1662 yılının haziran ayında otuz dokuz yaşındayken öldü. Ölümünden sonra yapılan otopsisinde, ağrılarının nedeninin ciddi bir beyin hastalığından ileri geldiği saptandı.
Pascal, Fermat ile birlikte olasılıklar kuramını kurmakla, yeni bir matematik dünyası yaratmış oluyordu. Bu kuramın tüm inceliklerini ortaya döktü. Bu kuramı oluÅŸtururken, Fermat’la sürekli haberleÅŸmiÅŸlerdir. Yapılan bu mektup görüşmeleri incelendiÄŸinde, bu kuramın gerçek kurucularının Pascal ile Fermat’ın eÅŸit payları olduÄŸu görülür. Yaptıkları ÅŸeyler temelde aynı, fakat derinlemesine inilmeleri ayrı ayrıdır. Bu arada Pascal’ın düştüğü ufak hatayı Fermat belirtince, Pascal da bu hatasını hemen düzeltti. Bu haberleÅŸmedeki ilk mektuplar kaybolmuÅŸsa da, daha sonraki mektuplar hala eldedir.
Bu büyük olasılıklar kuramının çıkış nedeni, Pascal’a kumarbaz Chevalier de Mere tarafından önerilmesiydi. En önemli görevi de elli iki kağıt oyunu oynuyordu. Bu ara tavla zarlarının, ÅŸekilleri aynı olan ayrı renkli bilyelerin önemi büyüktür. Buna baÄŸlı olarak, ünlü Pascal üçgeni doÄŸdu. Pascal’ın bu üçgeni, daha sonraki yıllarda çok kullanıldı. Özellikle seri açılımları ve binom açılımı bu yöntemle kolaylıkla bulunur.

1
11
121
1331
14641

Pascal üçgeni, binom açılımındaki katsayıları bulmaya yarar. Pascal’ın bu üçgeni, olasılıklar kuramında da ustalıkla kullanılır. Bu üçgen, biyolojideki uygulamalar, matematik, istatistik ve pek çok modern fizik konularında uygulama alanı bulunur.
Hıristiyan dini, mezhepler ve sonu gelmez ağrılar içinde bir dahi maddi olarak yok olup gitmiştir. Fakat, bıraktıklarıyla yaşamaktadır.

Facebook'ta paylaÅŸ
E-posta ile paylaÅŸ E-posta ile paylaÅŸ

Benzer yazılar



39 Yorum

  1. fatma yalçın diyor ki:

    hepiniz çok nankörsünüz şükretmeyi bilmiyorsunuz

  2. geri diyor ki:

    çokkkkk kötüüüü kamiller

  3. nazlı diyor ki:

    çpkkkkk işimeeeee yaramadı(:

  4. sinem diyor ki:

    valla çok işime yaradı ama iyi ki bir kısa dedik yani :\:((

  5. görkem diyor ki:

    pascal amcam neler yapmiÅŸÅŸ

  6. görkem diyor ki:

    iyiki bir kısa yazın dedik ya destan yazmıssınız hem işimede yaramadı

  7. Ali Gödek diyor ki:

    Allah razı olsun arkadaşlar

  8. Ozan Azar diyor ki:

    heyt be kardeÅŸime bak

  9. Gökhan Edirneli diyor ki:

    hic güzel degil

Konuya cevap bırakın (Üyelik gerektirmez..)