Menu

necip hablemitoğlu kimdir? ne iş yapar? hayatı?

necip hablemitoğlu

379 kez okundu

kimdir?
1954 yılında Ankara’da doğan Hablemitoğlu, 1977 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Basın Yayın Yüksek Okulu’ndan mezun oldu.
1977 ve 1978 yıllarında “Dilde Fikirde İşde Brlik “ adlı aylık dergi yayınladı. Uzun yıllar çeşitli kuruluşlarda basın müşaviri olarak çalıştıktan sonra Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde master ve doktora yaptı. Türkiye dışındaki Türk topluluklarının yakın tarihi ile ilgili olarak çalışmalar yapan Hablemitoğlu, Orta Avrupa ve Balkanlar’da Türk eserleri, Türk azınlıkları ve şehitlikler konusunda alan çalışmaları yürüttü. Çalışma alanına ilişkin çok sayıda kitap ve makalesi bulunan Hablemitoğlu, Ankara Üniversitesi’nde Atatürk İlkeleri ve Devrim Tarihi dersi veriyordu. Evli ve iki kız çocuk babasıdır.

HAKKINDA YAZILANLAR

Çok şey bilen hocaya iki kurşun
Karanlık eller yine işbaşında
Milliyet 19 Aralık 2002

Ankara’da uğradığı silahlı saldırı sonucu ölen Doçent Alman Vakıfları’nı Türkiye’de altın çıkarılmasını engellemekle suçluyordu…

Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. , dün evinin önünde uğradığı suikast sonucu yaşamını yitirdi. Fethullah Gülen davası ve Alman Vakıfları’yla ilgili davaya dayanak oluşturan çalışmalarıyla ünlenen Hablemitoğlu “sol gözüne isabet eden” 9 mm. çapındaki merminin beyninde yarattığı tahribat sonucu olay yerinde öldü. Eski DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel, “Türkiye yiğit bir evladını kaybetti, bu da öldürüldü” dedi.

ARKADAN YAKLAŞTILAR
Soruşturmayı yürüten emniyet yetkililerinden alınan bilgilere göre saldırı 20.45’te gerçekleşti. Hablemitoğlu, Ankara Üniversitesi’ndeki “Devrim Tarihi” konulu dersini verdikten sonra kendi kullandığı 06 TF 647 plakalı özel aracıyla Portakal Çiçeği 40 numaradaki evine döndü. Aracını, apartmanın önüne park eden Hablemitoğlu, apartmana girmek üzere arkasını döndüğü sırada kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin saldırısına uğradı.

Sayıları belirlenemeyen saldırganlar Hablemitoğlu’nun başına doğru iki el ateş etti. Kurşunlardan biri sol gözüne isabet eden Hablemitoğlu, park yerindeki iki aracın arasına düşerek hayatını kaybetti.

KOMŞULARIN İHBARI
Silah seslerini duyan komşuları ise 155’e ihbarda bulundu. İhbarın ardından Kavaklıdere Karakolu’nun Amiri Abdurrahman Harpçı intikal etti. Harpçı, hocanın öldüğünü tespit ederek, olayı müdürlerine bildirdi. Olay yerinde incelemede bulunan Cinayet Büro Amirliği ekipleri ile Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekipleri, otoparkta 9 mm çapında iki boş kovan buldu. Ceset üzerindeki incelemede de Hablemitoğlu’nun sol gözünden tek isabet alması sonucu öldüğü belirlendi.

Olayla ilgili tutanakların tutulmasının ardından Hablemitoğlu’nun cenazesi Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Emniyet silahla ilgili yaptığı ilk incelemede ise silahın Hizbullah eylemlerinde kullanılan Takarov marka olmadığını saptadı. Ankara Nöbetçi Savcısı Sedat Sayın da olay yerinde tespit yaparak tahkikatı başlattı. İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu da AKP’deki toplantıyı terk ederek önce bakanlığa, sonra da olay yerine giderek bilgi aldı. İlerleyen saatlerde Ankara DGM Başsavcısı Cevdet Volkan ve Savcı Cengiz Köksal da olay yerine geldi.

DGM YÜRÜTECEK
Dosyayı “terör örgütlerinin eylemi” olabileceği gerekçesiyle Ankara Başsavcılığı’ndan devralan Volkan ve Köksal soruşturmayı DGM’nin yürüteceğini belirtti. Cinayet Masası da elindeki bulguları Terörle Mücadele Şubesi’ne devretti.

DGM Savcılarının talimatıyla Hablemitoğlu’nun çalışma odasındaki bilgisayar kayıtları, disketler ve önemli bazı belgeler emniyete getirildi. Hablemitoğlu’nun evinin etrafındaki tüm binaları dolaşan polis, silah seslerini duyan herkesi sorguladı. Sorgu sırasında birçok komşu, “Beşiktaş – Denizli maçının bittiği saate denk geldiği için ateşli taraftarlardan biri havaya silah sıkıyor zannettik” dedi. Polis, çevrede olayı duyduğunu söyleyen tüm isimleri ileride yeniden sorgulamak için tutanak altına aldı.

KATİLLER EN AZ İKİ KİŞİ
Emniyet birimlerinin, suikastın en az iki kişi tarafından işlendiği, bir kişinin çalışır durumdaki araçta beklerken diğerinin ’nu öldürdüğü ihtimali üzerinde durduğu kaydedildi. Hablemitoğlu’nun alışveriş yaptığı Migros’tan ayrılırken aracını bomba ihtimaline karşı uzaktan kumandayla çalıştırdığı belirtildi. Polis, apartman kapıcısı dahil çevredeki 20 kişinin ifadesini aldı.

Namludaki üç araştırma
1- Gülen ve CIA ilişkisi
2- Alman Vakıfları
3- Telekulak ve köstebek

Doç. Dr. ’na düzenlenen suikastın ipuçları ünlü öğretim üyesinin önemli “kaynaklık” ettiği dosyalarla üzerinde çalıştığı öğrenilen son araştırmada aranıyor. Hablemitoğlu’nun istihbarat birimlerindeki irticacı yapılanmaya ilişkin önemli bulguların yer aldığı “Köstebek” adlı bir kitabın yazımını tamamladığı, ancak kitabı bastıracak yayınevi bulamadığı belirtildi.

1 – Hablemitoğlu’nun adı ilk olarak, eski DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel’in Nur Cemaati lideri Gülen hakkında açtığı davayla gündeme geldi. Yüksel, davayı açtıktan sonra Hablemitoğlu’nun bu konuda kaleme aldığı “Etki Ajanları, Nüfuz Casusları ve Fethullahçılar” adlı makaleyi fark etti. Yeni Hayat adlı derginin Ağustos 2000 tarihli sayısında yer alan makaleden sonra Hablemitoğlu ile temasa geçen Yüksel, bu teması bilim adamının öldürüldüğü güne kadar sürdürdü. Yüksel, Hablemitoğlu’nun araştırmasını ve verdiği bilgileri dayanak alarak Gülen hakkında ek iddianame de düzenledi. Hablemitoğlu, bu çalışmasında şunları belirtti:
• Hocaefendi, Philedelphia yakınlarında özel bir çiftlikte yaşıyor. FBI korumasındaki çiftlik alanı, refakat memurlarının gözetimi altında.
• Fethullahçı yapılanma, CIA’nın öngördüğü tarikat modeline (Mormon, Moon, Scientology) gibi tıpatıp uymaktadır.
• Fethullahçılar, bir yandan TSK’ya sızmaya çalışırken, bir yandan hasım ülke istihbaratçılarınca geliştirilen “Aktiv Opposition” stratejisi çerçevesinde alternatif aktif direniş oluşumunu hızlandırdı.

ALMAN ELÇİNİN UYARISI
2 – Hablemitoğlu’nun ismi son dönemde yine Yüksel tarafından “Alman Vakıfları ve Bergama Köylüleri” hakkında açtığı davayla gündeme geldi. Yüksel, bu davada da Hablemitoğlu’nun aynı isimli kitabını dayanak aldı. Yüksel, davayı açmadan önce Almanya’nın Türkiye Büyükelçisi Rudolph Schmidt, DGM’ye gelerek dosyanın kendileri açısından çok hassas olduğu uyarısında bulundu. Hablemitoğlu, bu kitabında da şu tespitlerde bulundu:
• Vakıfların faaliyetleri incelendiğinde, konunun legal bir casusluk faaliyeti olduğuna ilişkin ciddi belirtiler görülecektir.
• Bu vakıflar illegal yapılanmalarla rejim karşıtı güçlerle temasa geçebilmekte, Türkiye’nin etkin, dinsel ve mezhepsel farklılıklarını ele almakta ve bu farklılıkları derinleştirerek ulus devleti zaafa uğratmaya çalışmaktadır.
• Alman siyasi parti vakıfları, Türkiye’nin bütünlüğünün ve laik Cumhuriyetin teminatı olan Türk ordusundan ve Milli Güvenlik Kurulu’ndan fevkalade rahatsızlık duymaktadır.”

SON ÇALIŞMA, SON SÖZLER…
3 – Geçtiğimiz günlerde de bazı basın organlarında, Rus istihbaratının, Türk istihbarat birimlerine Rusya ve Türki cumhuriyetlerde faaliyet gösteren Nur Cemaati’nin CIA’den destek aldığını bildirdiğine ilişkin haberler yer aldı. Hablemitoğlu da son çalışmasını bu konu üzerinde yapıyordu. Yüksel’in de yakın çevresine, “Hablemitoğlu bu konuyu araştırıyor” dediği öğrenildi. Yüksel’in Hablemitoğlu’nun ölümünden sonra da “ölümü rejim karşıtlarının işine yaradı. Soruşturma çok yeni ama rejim karşıtlarının bu işi yaptığı çok açık” dediği ifade edildi.

4 – Hablemitoğlu’nun Emniyet ve istihbarat içindeki irticacı yapılanmaya ilişkin önemli bulguların yer aldığı “Köstebek” adlı bir kitabın yazımını yeni tamamladığı belirtildi. Bastıracak yayınevi bulamayan Hablemitoğlu’nun araştırmayı “disket” halinde koruduğu kaydedildi.

YÜKSEL’İ DESTEKLEDİ
Hablemitoğlu, son olarak “s**ks kasedi” skandalında Yüksel’e verdiği destekle adını duyurdu. Yüksel’in komploya kurban gittiğini savunan Hablemitoğlu, komployu Gülen’in adamlarının düzenlediğini iddia etti.

Eşi katilleri gördü
Öldürülen doçentin öğretim üyesi eşi Şengül Hablemitoğlu, sabah evin önünde gördüğü iki şüpheli kişinin resmini çizdirmek için Emniyet’e gitti

’nun sürekli tehdit aldığını açıklayan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde öğretim görevlisi olan eşi Şengül Hablemitoğlu, sabah şüpheli iki şahıs gördüğünü emniyete ileterek robot resim çizdirdi. Hablemitoğlu, bu şahısların evin etrafında tur attıktan sonra bir araçla gözden kayboldukları bilgisini iletti.

Olay sırasında da Şengül Hanım ve iki kızının evde olduğu öğrenildi. Hablemitoğlu, eve başsağlığı ziyaretinde bulunan İçişleri Bakanı Aksu’ya da kocasının tehdit edilldiği bilgisini aktardı. Bu tehditlerden bazılarının e-mail ve telefon yoluyla geldiğini söyledi. Şengül Hablemitoğlu’nun saldırı sonrasında hem kızlarını hem de diğer aile bireylerini “Sakın ağlamayın. Babanız bizi bu konuda hazırlamıştı” diye teselli etti.

PLAKASI VERİLDİ
Görgü tanıkları olay sırasında Hablemitoğlu’nun sokağından geçen “06 T… 08″ plakalı aracı şüpheli olarak bildirdi. Şengül Hablemitoğlu da Emniyet’te, pencereden gördüğü iki kişinin bindiği aracın özelliklerini aktardı ve uzaktan görebildiği kadarıyla plakasını verdi.

Aksu: Görenler var
İçişleri Bakanı Aksu da olay yerinde yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Saldırıyı, kınıyorum, lanetliyorum. Faillere ilişkin henüz somut bilgi yok. Kesin bir şey söyleyemiyorum. Şüphelileri görenler var. DGM savcısı da bizzat kendisi soruşturuyor. Koruma talebi olmamış. Failleri en kısa sürede yakalanacaktır.”

‘Bu yiğit de öldü’
Olayı duyar duymaz görevli olmadığı halde olay yerine gelen eski DGM savcısı Nuh Mete Yüksel de yetkililerden bilgi aldı. Oldukça üzgün olduğu görülen ve bir ara gözyaşlarına hâkim olamayan Yüksel, gazetecilere, “Soruşturma başlatıldı. Çok büyük bir vatanseverdi, bu yiğit de öldürüldü. Kendini feda etti” dedi.

Yorum yap!
  1. Tuareg Cevapla

Yorum yapmayı unutmayın!

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.