Müzik Her Yerde… Bir an için gözlerinizi kapatın ve müzik olmayan bir dünyada yaşadığınızı düşünün…Bazılarımızın bir kaçış noktası olarak gördüğü, bazılarımızın da hayat sevinçlerinin parçalarından ezgiler taşıyan o muhteşem notaların, bir enstrüman tarafından nefes almadığını, bir müzisyen tarafından ete kemiğe bürünemediğini hayal edin bir süre için…Kuşkusuz ki yüreğinizde, içinizde bir yerde melodiler hep dolaşıp duracak, sizi ısıtmaya devam edecek, sesini çok güçlü haykıramasa da tamamen sessizliğe gömülmediğini anlatmaya devam edecek ve biz de onları bir şekilde dinlemeye devam edeceğiz. Tıpkı August Rush’un yaptığı gibi.August Rush’ın yaklaşık 2 saatlik, içi müzik dolu macerası aslında pek de parlak başlamıyor. Bir yetimhanede büyüyen, onu bırakan anne ve babasının bir gün onu duyacağına inanan bir çocuk Rush. Filmde anne-babasının gençlik dönemleri flashbacklerle anlatılıyor. Fakat anne ve babasının aşkı yangından mal kaçırır gibi aceleye gelmiş. Senaryoda büyük ihtimalle muazzam gibi duran bu aşk ekrana pek de öyle yansımıyor. Hatta onların aşkı, bazı yerlerde Rush’ın müzik sevdasının önüne geçmeye çalışsa da, Rush müthiş yeteneği sayesinde buna izin vermiyor. Rush’ın müzisyen annesini oynayan Keri Russell ve yine müzik yapan biri olan babasını oynayan Jonathan Rhys Meyers, bize aşık olmaya mecburlarmış gibi bir portre çiziyorlar. Bu da ilk başta işin tadını kaçırıyor. Hatta bir ara klasik Türk filmlerinin senaryosuyla bağdaştırılabilecek bir dram çıkıyor karşımıza. Ama sonra devreye giren August Rush (Freddie Highmore ) ve tabii ki usta isim ‘Sihirbaz’ Robin Williams, filmi güzel bir biçimde sürüklemeyi başarıyorlar. Rush’ın Sihirbaz’la tanışması ağızda eski bir tat bırakacak cinsten. Sihirbaz’la tanıştığında, Hector Malot’un ünlü eseri Kimsesiz Çocuk’ta ufak çocuk Remi’nin çocukları çalıştıran ve onların paralarını toplayan kötü karakterle karşılaşmasını hatırladım bir an için ve gülümsedim. Tabii burada ne Sihirbaz o kadar kötü biri, ne de Rush, Remi kadar korkacak bir çocuk. O sadece ailesini bulmak isteyen ve içindeki sesi dinleyen, kalbinde müziğin bütünleşmesiyle yeteneğini ortaya koymaya başlayan minik bir yürek. Onun yeteneği ortaya çıktıkça biz de seviniyoruz, her ne kadar Sihirbaz kadar çılgınca göstermesek de sevincimizi, hiç değilse onun ortaya çıkardığı ilk melodilere tanıklık etmek bize mutluluk veriyor izlerken. Mozart seviyesiyle eş tutulan zekâsı ve yeteneği, onu ufak yaşta zirveye çıkarıyor fakat hemen ardından sert bir düşüş etkisiyle Rush tekrar sokaklara dönüyor. Hatta o kadar inandırıcı bir oyun ortaya koyuyor ki Highmore, çalamayacağım diye üzülüp gözlerinden yaşlar süzülmeye başladığında, seyircileri de hüzünlendirmeyi başarabiliyor. Yönetmen Kirsten Sheridan, August Rush karakterini tam oturtması gerektiği yere oturtmuş. Aşk öyküsünün zayıf olması, sanırız ki Rush’ın etkisini ön plana çıkarabilmiş yoksa karmaşa arasında Rush bir anda sönüp gidebilirdi. Sheridan’ın ilk yönetmenlik deneyiminin altından başarıyla kalktığını söyleyebiliriz, zira ortaya dikkat çekici bir film ortaya koyduğu kesin.İçinde sıcak bir öykü barındıran, hayatta istediği tek şey ailesi tarafından bulunmak olan ve saf dilekler taşıyabilen bir çocuğun hikâyesi August Rush; Keyifle izlenebilecek bir yapım.
Bu konuyu okuyanlar bunlarıda okudu
Umarım konuyu beğenmişsindir istersen bu sayfaya abone olarak yapılan yorumlardan ve yeniliklerden RSS Feed, ile haberdar olabilirsin. Anasayfa dön.

Temizlik nasıl yapılır cam nasıl silinir :) / kamera şakası
Hamann marka araba resimleri
Şişelerden yapılmış tapınak
Hastalıklardan korunmak için ve vücut direncini arttırmak için ne yapmalıyım
Feza Gürsey kimdir hayatı çalışmaları Feza Gürsey araştırmaları eserleri
Komikler enteresanlar eksantirikler hepsi bu karelerde :)
Canlı yayında acıtan kaza
Ay'a ulaşmak ay resimleri profesyonel fotoğraflar
Erken boşalma nedenleri erken boşalma sebepleri erken boşalma sorunu
Açıl susam açıl hesabı :) her gördügümüzü yapmamak lazım
Henüz yorum yapılmadı ilk yorumu sen yap. bu yazı için
Yorumlardan haberdar olun Yorumlar Rss ve Geriizleme URL