Menu

Mutlu Evliliğin Sırları Nelerdir ?

mutlu-evliligin-sirlari-nelerdir

Mutlu evliliğin sırları nelerdir?

Bir kadının ve bir erkeğin evlilik yoluna girmelerindeki ve girdikten sonraki zorlukları aşmaları ne kadar sabır ve özveri gerektiriyorsa, aynı şekilde evlendikten sonra da karşılıklı olarak evliliği mutlu ve sağlıklı bir şekilde yürütebilmek de aynı şekilde büyük sabır ve özveri gerektirmektedir.

Hayatta her daim pozitif durumlar ve pozitif yaşam standardı olamayacağı için çoğu zaman karşılaşılan zorluklar ve bireyleri zorlayan maddi ya da manevi zorlayan konular mutlaka çiftlerin karşısına çıkacaktır. Evlenirken nikah memuruna ve tüm davetlilere karşı edilen “mutlulukta ya da mutsuzlukta, hastalıkta ya da sağlıkta” sözü tam olarak bu tip günlerin yaşanması ihtimaline karşı çiftlerin birbirlerine verdikleri sözdür.

Kadının ya da erkeğin işsel problemleri, aile problemleri, arkadaşlık problemleri, daha yıkıcı olaylar olarak başından bir ölüm geçmesi ya da ciddi sağlık sorunları yaşaması bir evliliği sarsacak boyuta gelebilmektedir.

İşte tam olarak o sarsıntı noktasında bir taraf, diğerinin her daim yanında olarak sorunları ilişkiyi kopararak değil o tarafa destek çıkarak birlikte halletme yolunu seçmektedir. Bir evlilikte ne zaman ki bir probleme karşı birlikte çözüm odaklı hareket edilirse, o evliliğin çok kesin bir şekilde ömrü uzamaktadır.

Çünkü herşeyden önce bir insanın hayatını paylaştığı insanın hayatının her alanında desteğine ihtiyacı vardır. Hele ki evlilik yolunda aynı yastığa baş koyup bir de evliliğin meyvesi olarak bir çocuk doğmuşsa o evliliğin çok daha ciddi sorumlulukları bulunmaktadır.

Özellikle boşanmaların bir çığ gibi büyüdüğü günümüz şartlarında, çiftler birbirlerine yardım etmeyi ve sorumluluk üstlenmeyi unutmuşlardır. Evlilik müessesesi sadece sevginin değil, her durumda saygının da olması gereken bir müessesedir. Bu müessesenin yıkılmaması ve çiftlerin ömürleri boyunca ilk günkü sevgi ve saygıyla birbirlerine bakmaları adına mutlu bir evliliğin sırları şu şekildedir;

Hem erkek hem de kadın için de, evlendikten sonra devam eden süreçlerde pek çok değişimler söz konusu olabilir. Fiziksel değişimler ya da düşüncelerde meydana gelen değişimler bu duruma verilebilecek en basit örneklerdendir.

Bu tip durumlar yaşandığında karşı tarafı suçlamak yerine oturup çözüm odaklı olayı anlamaya çalışmak evlilik ilişkisi açısından çok daha sağlıklı bir durum olarak gözükmektedir.

Hatta yapılan araştırmalara göre, evlilik kurumu altında olan çiftlerin bir de çocukları varsa, iki tarafın da bünyesinde oksitosin ve dopamin adı verilen sevgi çerçevesinde bağlayıcı kimyasallar salgılanmaktadır.

Bu nedenle çoğu kez çocuk doğduktan sonra sorunlar giderilip sevgiyle bağlı kalmak daha mümkün olmaktadır. Ancak tekrardan 5 yıldan sonrasında bu kimyasalın da etkisi geçince karşılıklı olarak bir durum değişikliği söz konusu olabilir.

Bu tip durumları önleyebilmek adına mutlaka evliliği taze tutmak için karşılıklı anlayışlılıktan vazgeçilmemeli, sevgi gösterisinde bulunulmaktan çekinilmemeli ve küçük problemleri büyütüp daha büyük problemler yaratmak yerine her daim küçük problemlerin bir an önce çözümüne odaklanılmalıdır.

Evlilik sonrasına hayatınızı paylaşmak durumunda kalan iki insan olduğunuzdan, insan ilişkilerinizde de karı kocadan çok iyi yakın arkadaş gibi sınırlar edinmeye özen gösterin. Eşiniz hayatındaki en mutlu olduğu şeyi de, en üzüldüğü şeyi de, en sinirlenip en anlam veremediği şeyi de gelip sizinle paylaşmalıdır.

Bunun olabilmesi için de eşinize karşı ördüğünüz hiç bir duvar kalmaması gerektiği için karşınızdakine samimiyetinizi mümkün olduğunca sık göstermelisiniz.

Ev hayatınızda hiç bir zaman baskın karakter olmaya çalışmayın. Her insan üzerine baskı kurulan alandan kaçmak ister bu yüzden eşinizin evden gitmeye karar vereceği noktalara gelmemek için mümkün olduğunca yumuşak ve aklı selim olmaya çalışın.

Evde çıkan herhangi bir problemde siz A, eşiniz B diyor olabilir. Bu noktada her iki tarafın da isteğinin olup rahat edilebilmesi iki tarafın da fikrini harmanlayıp yeni ortak bir fikir ortaya çıkarmayı deneyebilirsiniz.

Hiçbir zaman hiçbir kavga sonrasında öfkeci ya da kinci bir tavır sergilemeyin. Hele en ufak sürtüşmelerde dahi yatakları ayırmak son derece yanlış bir harekettir. Ne olursa olsun, ne yaşanırsa yaşansın mutlaka o gece aynı yatağa girmek; her koşulda aslında birbirinize, hayatınızda birbirinizin ne kadar önemli bir yerde olduğunu hatırlatıp siniri hafifletmek adına çok etkili bir yöntem olabilmektedir.

Eşinize her daim nazik olmayı ihmal etmeyin. Kadınların da erkeklerin de eşlerine nazik ve saygılı bir tutum sergilemeleri, gerektiği yerde özür dilemeyi bilip gerektirdiği yerde teşekkür etmeyi unutmamaları son derece modern ve olması gereken hareketler arasındadır.

Özür dileme hakkında sorun yaşayan bireylerin özellikle bu konudaki tutukluklarını evlilik hayatlarında çözmeleri gerekmektedir. Çünkü gereken yerde özür dilemek yavaş yavaş kişinin kendisinin ne kadar erdemli bir birey olduğunu da fark etmesini sağlamaktadır.

Eşinizle birlikte birbirinize sağlamanız gereken ikinci bir saygı algısı da aileye ve arkadaşlara yöneliktir. Hatta karşılıklı ilişkide bulunan saygı unsuru aynı şekilde iti tarafın ailelerine de duyulmalıdır. Kadınlar da erkekler de karşı tarafın ailesiyle iletişimlerini düzgün kuramayabilir ancak bu durum ipleri tamamen koparmak için asla geçerli bi sebep değildir.

Çünkü kadının da erkeğin de ailesinin kendi hayatlarında ne kadar önemli olduğunu unutmamak gerekir. Böyle durumlar yaşandığında mümkün olduğunca olumsuzluklar görmezden ya da duymazdan gelebilmek, alttan alabilmek ve normal zamandan bir tık daha anlayışlı düşünebilmek evliliğiniz için ciddi anlamda önemli bir durumdur.

Son olarak da mutlu bir evlilik için mutlu bir cinsel hayat gerekliliğini de unutmamak gerekir. Çiftlerin birbirlerine her daim arzuyla yaklaşmaları, cinsel hayatlarını aktif olarak yaşamaları ve bu tarz birlikteliklerinden mutluluk duymaları gerekmektedir. Bu sebepten ötürü erkeğin ve kadının hiçbir zaman kişisel bakımını ihmal etmemesi, eşine olan sevgisini ve aşkını cinsel yollarla da ifade etmesi gerekliliğini unutmaması gerekmektedir.

 




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.