Menu

Matematik Korkusu

matematik-korkusu

Matematik korkusu nedir?

Özellikle bizim ülkemizde, çoğu öğrenci tarafından sevilmeyen ve “en zor ders” olarak nitelendirilen ders kuşkusuz ki matematiktir. Matematik, ister ilk okuldaki eğitimde ister üniversitedeki eğitimde olsun; hep ön yargıyla yaklaşılan bir ders çeşidi olduğundan bu ön yargının getirdiği stres ve “başaramamak korkusu” ile öğrencilerde sürekli hüsrana yol açan sınav sonuçları görülmektedir. Bu durum eğitim sisteminde çok uzun süredir geçerli olmakta, genel yapıda öğrencilerin hep diğer dersleri matematiğe göre daha yüksek notlarda olmaktadır. Aslında matematik sadece eğitim-öğretim hayatımızda karşımıza çıkan bir bilim dalı değil, hayatımızın her alanında bizimle birlikte gelen bir sistemdir. Çok basit örnekler verecek olursak, günlük yaptığınız her alışverişte vereceğiniz para miktarı ve alacağınız para üzeri miktarı matematikle ilgilidir, saatin 10 olmasını bekliyorsanız ve saat daha 09:40’sa saatin 10 olmasına kaç dakika kaldığını matematik sayesinde bilebiliriz, binmeniz gereken otobüsün geliş saatine yetişmeniz için kaç dakikanız kaldığını da matematik sayesinde biliriz. Bu örnekler gibi onlarca örnek verebilmemiz, matematiğin hayatımızda nasıl bir yeri olduğunu anlamamızda fazlasıyla yeterli olacaktır. İnsan hayatının matematikle bu kadar içli dışlı olması, yine de insanların matematikten aynı derece korkmasının ve matematikten hoşlanmamasının önüne geçememektedir. 10 insandan 8’inin matematik hakkındaki düşüncesi çok zor olduğu, çok karmaşık yapıda olduğu ve anlayabilme kabiliyetlerinin matematiğe yetmediği yönünde olmaktadır. Ancak bu sebepler her durumda geçerli olmayabilir. Çünkü her insanın matematiğe olan ön yargısının iç yüzü gerçekten başaramayacağından değil, kulaktan dolma bilgilerle ya da etrafındaki gözlemledikleriyle matematiğe karşı bir korkusunun oluşmasıdır.

Aslında gerçekten başarabileceği ve algılayabileceği matematik işlemlerini “ben yapamam” algısıyla deneme yoluna dahi girmeyen öğrenciler, matematik derslerinden sürekli düşük notlar aldıklarında psikolojik olarak belirli olumsuzluklar yaşamaktadırlar. İster meslek hayatında, ister eğitim hayatında bir kişinin matematikle gerçekten severek ilgilenmesi için onu bu konuya yönlendiren ve teşvik eden unsurlara sahip olması gerektiği düşünülür. Aslında tam tersi, kişinin matematiği sevmemesi ve matematik korkusundan dolayı matematiksel hiç bir işleme ilgi göstermemesi dış kaynaklardan etkilenmesiyle doğrudan ilişkilidir. Bu korkusunun oluşmasındaki en büyük etmenler aile çevresi ve öğretmenlerin matematik öğrenimi konusunda yetersiz kalmasıdır.

Matematik korkusunun oluşmasındaki etmenler

Ailenin etkisi : Ailede herhangi bir kişinin matematik hakkında korkusunun olması, matematiği daha yeni öğrenen bireye doğrudan doğruya yansımaktadır. Örneğin; bir annenin matematikle alakalı sorunları varsa çocuğuna matematik çalıştırırken, diğer dersleri çalıştırırken ki performansını gösteremeyebilir ve çocuk doğal olarak bunu hissederek o da matematik hakkında sorunlar yaşamaya, tutukluk çekmeye başlar. Öte yandan annenin sevmediği bir şeyle hiç uğraşmak istememesinden dolayı çocuğun öğrenme sürecinde bir katkı sağlamayarak çocuğunu da istediği yardımı bulamadığından dolayı matematik biliminden soğutabilir. Bazı ebeveynlerin yaptığı en büyük yanlışlardan biri de çocuğunun çok yaygın olan matematik korkusuna kapılmaması için, zorlanacağını bildiği her konuda çocuğunun ödevini kendisi yapması ve çocuğuna üstün körü anlatıp bitirmesidir. Bu yöntem çocuğunuza çok büyük zarar vermekte ve ilerde daha büyük matematik korkularına kapılmasına sebep olacaktır.

Öğretmen etkisi : Matematik korkusu yaşayan çocukların en büyük etkeni, okulda matematik öğrendiği öğretmenlerinin tavırlarıdır. Bazı öğretmenler, matematik dersinde sorduğu soruları cevaplayamayan öğrencilerine kırıcı tutumlar sergilemekte ve bunun üzerine de o öğrenci matematikten gittikçe soğumaktadır. Ya da öğretmenin matematikle ilgili bir konuyu anlatış biçimi, öğrencinin algı sınırlarının dışında kalabilir. Yani her kişinin algı algoritması aynı olmayacağı için, dersin işleniş biçimi o kişide matematiğin algılanamamasına neden olabilir. Dış etkenlere gelindiğinde öğretmenin kırıcı tavırlarından ötürü arkadaşlarının gözünde gülünç duruma düşen öğrencinin de tahmin edilebileceği üzere matematikten soğuması muhtemeldir.

Acı ve stres durumunun etkisi : Matematik korkusu sadece dış kaynaklar sonucu değil, bedenen hissedilecek fizyolojik tepkimeler sonucu da oluşabilmektedir. Örneğin; bir öğrencinin matematik sınavına girmesine az bir süre kaldığında vücudunda yüksek oranda stres hormonu salgılandığı ve bunun yanında kortizol de salgılandığı ortaya çıkmıştır. Üstelik hissedilen sadece bu hormonlardan kaynaklı olan stres değil, normal hayatta yaralanınca vücudumuzda uyarılan “acı matrisi” bölümünün aynı şekilde matematikle ilgili konularda da uyarıldığında ortaya çıkardığı acıdır.

 Bir Türk matematik dehası olan Cahit Arf

Türklerin matematik konusunda  bu kadar olumsuz düşünceye sahip olmasına karşılık; hala şu dönemde kullandığımız 10 Türk Lirasının üzerinde fotoğrafı bulunan Cahit Arf, Türk tarihinde bir çok çalışması xve başarısı olan bir profesör olarak matematik dünyasında sıklıkla anılmaktadır. 87 senelik ömründe küçük yaşlarından beri matematikle iç içe olan ve matematik bilimiyle ilgili çalışmaları dolayısıyla bir çok önemli kurumdan başarı ödülleri alan, kendi adıyla Almanya’da geliştirdiği “Haase- Arf” kuramıyla matematik dünyasına yeni bir formül katan Cahit Arf; matematik sevmeyen bir neslin düşüncelerini değiştirmeleri adına gösterilebilecek en başarılı örnektir. 

Matematik korkusu nasıl yenilir?

Uzmanların bu konuda başvurduğu iki farklı tedavi yöntemi var. İlkinde, matematik korkusuna sahip olan bireyin bu korkularını yazılı bir biçimde kağıda dökmesini öneriyor. Daha sonra kişiyle uzman karşılıklı olarak bu kağıda yazılanları okuyup üzerinde değerlendirme yapıyorlar. Sonuç olarak bu değerlendirme seansının insanın korkularını daha çabuk yenmesine katkı sağladığı söyleniyor. Bir diğer tedavi yöntemi ise “kaçınma terapisi”. Bu terapi uygulanırken uzmanlar, matematik korkusuna sahip olan bireylerin kendi endişeleriyle savaşabilmeleri için sürekli korktukları noktaları ele alarak onları yavaş yavaş çözümlemeyi deniyorlar.

 




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.