Menu

Lenfosit düşüklüğü (lenfopeni) nedenleri

lenfosit düşüklüğü

Lenfositler, kanda bulunan bağışıklık sisteminin en temel öğelerinden biridir ve insanlar için hayati bir önemi vardır. Yazımızda lenfosit düşüklüğü nedenlerini anlatmadan evvel lenfositleri yakından tanımaya çalışmalıyız.

Lenfosit nedir?

Kanda bulunan ve beyaz kan hücresi olarak da adlandırılan akyuvar türüne lenfosit denmektedir. Kişiyi vücuduna dışarıdan giren bakteri ve virüslerden korumaya yarar. Oluşan enfeksiyona karşı çoğalan lenfositler, enfeksiyonlu bölgeye doğru hareket etmekte ve savaşmaya başlayarak vücudu korumaktadır.

Bağışıklık sisteminde önemli yere sahip olan ve insanı hastalıklardan korumaya yarayan antikorların üremesini de lenfositler sağlamaktadır. Kemik iliğinde bulunan ana hücrede üretildiği için, kan kanserinin tedavisindeki ilik nakli ameliyatları bu nedenle yapılmaktadır. Kanda değişik lenfosit türleri bulunur. Bunlar; Doğal öldürücü hücreler, B lenfositleri ve T lenfositleri’dir.   

Doğal öldürücü hücreler:

Tümörlü ve virüslü hücrelerin düşmanı olan doğal öldürücü hücreler, büyük granürlü lenfositlerdir. Tümörlü ve virüs taşıyan hücreleri belirleyerek onları yok etmekte, bunu yaparken kesinlikle sağlıklı olan hücrelere zarar vermemektedir. Kandaki lenfositlerin %10 kadarı doğal öldürücü hücreler olup, kanda, dalakta ve kemik iliğinde yer alırlar.

B lenfositleri:

Ana görevi antikor üretmek olan B lenfositleri, küçük granürlü lenfositlerdir ve kemik iliğinde üretilmektedir. Kandaki lenfositlerin de %10’u B lenfositleri olup, vücuda bir virüs veya zehirli bir madde girdiği zaman hemen çoğalmaya başlamakta ve milyonlarla ifade edilen antikor üretmeye başlarlar. Antikorlar virüs veya zararlı maddelerle savaşan Y şeklinde protein antikorlar olup, aynı virüs ya da mikroplar nedeniyle yeniden hastalanmanın önüne geçmektedir.

T lenfositleri:

Kemik iliğindeki kök hücrelerde üretilmekte olan T lenfositler, küçük granürlü lenfositlerden bir diğeridir. Virüslü hücreleri bularak yok eden T lenfositler lenf sisteminde ve kanda bulunmaktadır. Kandaki oranı %80’dir.

lenfosit düşüklüğü lenfopeni

Lenfosit düşüklüğü nedir?

Akyuvarların %20-40 kadarı lenfositlerden meydana gelmektedir. Yetişkinlerin 1 mikrolit kanında 1.000-4.800 kadar lenfosit, çocuklarda ise 3.000-9.500 arasındadır. Bu oranlar yetişkinlerde 1.000’in, çocuklarda da 3.0002in altına düşerse lenfosit düşüklüğü/eksikliği var demektir.

Tıp literatüründe lenfopeni olarak adlandırılan bu durum ciddiye alınmalıdır. Çünkü lenfopeni ya da lenfosit düşüklüğü, bağışıklık sisteminin kişinin vücudunu yeterince koruyamaması demektir. Kişi, her türlü enfeksiyon ya da kansere karşı savunmasız kalabilmekte, birçok organın da önemli hasarlar görmesine neden olabilmektedir.

Lenfosit düşüklüğünün (lenfopeni) nedenleri:

Değişik nedenleri olan lenfosit düşüklüğü, kendine has bir belirti vermez ve daha çok başka bir hastalık ile ilgili yapılan kan tahlillerinde belirlenir. Lenfosit düşüklüğünün altında önemli bir hastalık bulunmuyorsa, uzman bir hekimin vereceği ilaçlarla tedavisi rahatlıkla yapılabilmektedir.

Kandaki lenfosit neden düşmektedir?

Bu durumun başlıca nedeni, kemik iliğinin lenfosit üretemeyecek hale gelmesidir. Bununla birlikte bağışıklık sisteminin çökmesi demektir. Aşırı halsizlik ve bitkinlik ile belirtilerini göstermektedir ki buna da aplastik anemi adı verilmektedir. Aniden ortaya çıkan bu durum cinsiyet farkı ve belirli bir yaş aralığı olmaksızın kemoterapi gören, hamileler ve zehirli kimyasallara maruz kalan kişilerde daha fazla görülmektedir. Tedavisinde ilaç ve de kan nakli uygulaması yapılmaktadır.

Bulaşıcı hastalıklar da lenfosit düşüklüğünün başka bir diğer nedenidir. HIV virüsü (AIDS) kanda bulunan lenfosit oranlarında azalmaya neden olmaktadır. Viral hepatit ve verem gibi bulaşıcı hastalıklar da lenfopeni’ye neden olmaktadır.

Kemoterapi ve radyoterapi uygulamalarının en önemli yan etkilerinin başında lenfosit düşüklüğüne sebep olması gelmektedir. Bu tedaviyi görmekte olan hastalarda lenfosit miktarları devamlı olarak kontrol edilmektedir.

Böbrek yetmezliği ve ağır sol kalp yetmezliği sorunu bulunan kişilerde de lenfopeni görülmektedir. Bu durumdaki hastalar sürekli olarak lenfosit oranları takip edilmekte, gerekli görüldüğünde kan nakli yapılarak lenfosit düzeyleri kontrol edilmektedir.

MS, romatoid ve lupus gibi bağışıklık sistemi hastalıkları da lenfosit miktarında düşmeye neden olmaktadır. Bunun yanı sıra kanser hastalıkları da lenfopeni’ye neden olmaktadır. Bu kanser hastalıklarının başında lösemi gelmektedir ve lenfosit miktarını önemli şekilde düşürmektedir.

İltihabi hastalıkların tedavilerinde kullanılan, steroid ve azatioprin bazı ilaçlar da lenfosit düşüklüğüne neden olabilmektedir. Çağımızın en önemli sorunlarından biri olan stres de lenfopeni’ye neden olabilmektedir. Yetersiz beslenmeyle birlikte stres gibi durum birleştiğinde bağışıklık sisteminde yavaşlama görülmektedir.

Lenfosit düşüklüğünde tedavi:

Lenfosit düşüklüğünün kaynağına bağlı olarak tedavi yönlendirilmektedir. Öncelikle temelinde yatan hastalığın ortadan kaldırılmasına çalışılmaktadır. 40 yaşını geçmiş olan kadın ve erkeklerin periyodik olarak lenfosit oranlarını kontrol ettirmeleri gerekmektedir.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.