Menu

Lale Türkiye’de Nerede Yetişir ?

lale-turkiyede-nerede-yetisir

Lale nedir?

“Tulipa” olarak da adlandırılan lale, zambakgiller denilen çiçek familyasının Tulipa cinsini oluşturan bir çiçek türüdür. Çiçeklerinin göze hitap eden renkli ve estetik bir yapısı, çiçeklerinin de hoş bir kokusu vardır. Genel olarak mekanların süslemelerinde ve evlerde süs bitkisi kapsamında yetiştirilen lalenin tohumu yerine bir soğanı bulunmaktadır. Çok uzun yıllardır otsu bitki türlerinin en çok yetiştirilen çiçeklerinden biri olan lalenin ana vatanı Hindukuş, Pamir ve Tanrı dağları olarak bilinmektedir. Yapılan tarihi incelemeler sonucunda Türk asıllı toplumların göç ettikleri yerlere laleyi de getirdikleri ortaya çıkmıştır. Hatta günümüzde lalenin en yaygın olarak bilinen vatanı Hollanda olsa da, Hollanda’ya da lale bitkisi ilk olarak 1500’lü yıllarda Anadolu’dan götürülmüştür. O dönemlerde Kanuni Sultan Süleyman tarafından Hollanda’nın kralına gönderilen lale çiçekleri, hem kralı hem de Hollanda halkını hayranlık içerisinde bırakmış ve hemen bu çiçeği yetiştirip değer vermeye başlamışlardır. Çok geçmeden Hollanda’dan çoğu Avrupa ülkesine de yayılan lale, kısa zamanda Hollanda’da en çok yetiştirilen çiçek türü haline gelmiştir ve hala bu durumunu korumaktadır. Lalenin genel yapısına bakıldığında; tohumu olarak sayılabilecek bu soğanlarının üzerinde zara benzeyen bir yapı olduğu görülmektedir. Gövdesi etli ve uzun, yeşil bir renge sahiptir. 8 adete varana kadar yaprağı bulunabilen lalenin çiçekleri, saplarının en uç kısmında bir ya da iki çiçek olarak bulunmaktadır. Beyaz, sarı, kırmızı, pembe, mor gibi pek çok ara ve ana tonu bulunmaktadır. Bunların dışında lale, kültürel konularda da çok özel bir yere sahip olan bir bitki olmaktadır. Hem mitolojik hikayelerde hem de Doğu kültüründe sık sık yer alan lale, edebi olarak oluşturulan eserlerde de kendine sıklıkla yer bulmaktadır. Üstelik bu anlatılan mitolojik hikayeler, lalenin ortaya çıkışıyla alakalı pek çok olaydan da bahsetmektedir. Bu mitolojik hikayelerin en bilineni Doğu edebiyatında uzun yıllardır anlatılan Pers mitolojisine ait lalenin geçmiş kökenidir. Bu hikayenin gidişatına göre bir yaprağın üst kısmında duran bir çığ tanesine yıldırım düşmektedir ve bu durumdan sonra hem çiğ tanesi hem de yaprak hemen alev almıştır. Bu alevlenme söndüğünde donma meydana gelir ve bu donma laleyi oluşturmaktadır. Bu hikayeye dayanarak lale çiçeğinin orta kısmındaki koyu görüntünün de bu mitolojik öğelere dayandığı söylenmektedir.

Lale Türkiye’de nerede yetişir?

Türkiye kapsamındaki lale çiçeği üretimi, en fazla olarak Konya ilinde yapılmaktadır. Konya ilinde yer alan İsmil mahallesinde Türkiye’deki toplam lale üretiminin yüzde doksanlık bir kısmı karşılanmaktadır. Bu bölgede bulunan “Asya Lale” isimli firma, sadece lale yetiştiriciliğiyle ilgilenmekte ve burada hem yurt içi hem yurt dışından gelen lale istekleri karşılanabilmektedir. Yurt içinde onlarca belediyenin kendi illerinin süslemelerinde kullandıkları laleler bu fabrikadan çıkış alırken; aynı zamanda İran, Almanya, Azerbaycan, İtalya, Bulgaristan ve Türkmenistan gibi pek çok ülke de kendi lale isteklerini bu bölgedeki bu fabrikadan karşılamaktadırlar. Konya’da fabrikaya ait 400 dönümlük lale bahçeleri olduğu göz önünde bulundurulursa, bu kadar büyük lale sektörünün oluşması yadırganacak bir durum olmaktan çıkmaktadır. Lale yetiştirilme koşulları olarak Konya bölgesinde yılın sadece iki döneminde satışa çıkmaktadır. Çünkü kasım ayı geldiğinde toprağa ekilen laleler, anca nisan ayı gibi çiçek açmaya başlamaktadır. Nisan ayından itibaren de “çiçek kırım işlemi” denilen işlemlere sokulan lalelerin gövdelerinde kalan yapraklı bitkileri tekrardan büyümeye devam etmektedir. Son olarak haziran ayı geldiğinde bütün olarak hasadı gerçekleştirilen lale, fabrikalarda toplanarak hem temizlenir hem de soğanlarından yavru soğan denilen kısımları ayıklanır. Tüm fabrika işlemleri biten laleler kendileri için hazırlanmış belirli nem oranlarına ve sıcaklık oranlarına sahip depolara alınarak iyice olgunlaşmaları sağlanır ve ardından bir sonraki ekim ayında da satışa sunulmaktadırlar. Bunun dışında sadece ülkemizde yetiştiği söylenen bir lale türü daha vardır. Bu türün en bilindik ismi “ters lale“dir. Halk arasında “ağlayan gelin”, “kerbela çiçeği”, “Şemdinli lalesi” ya da “Hakkari lalesi” gibi isimlerle anılan ters lale, ülkemizde sadece Hakkari bölgesinde, Hakkari’nin Cilo dağlarında ve Şemdinli bölgesinde yetiştirilebilmektedir. Dünya üzerindeki en nadide ve önemli çiçeklerden biri olma özelliği taşıyan ters lalenin, geçmiş yüzyıllarda yaşayan topluluklardan biri olan Asurilerin sabahları orta kısmında su aktığı için “ağlayan lale” ismini aldığı da söylenenler arasındadır. Özellik olarak 75 santimetrelere kadar uzayan bu lale, her bir çiçek dalında 6 adet aşağıya doğru bakan lale çiçeği taşımaktadır. Doğa harikası olarak kabul edilebilecek kadar değerli olan ters lale, ülkemizde Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından koruma altına alınmış bir çiçek türüdür.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.