Menu

Kuş gribinin bu seferki faturası çok ağır olacak grip ve kuş gribinin farkları

Grip her sene kış aylarında salgınlarla ortaya çıkan bir hastalık. Bu sebeple önümüzdeki kış aylarında da bir grip salgının olması sürpriz olmayacak. Peki, son birkaç senedir dünya gündemini meşgul eden, Dünya Sağlık Örgütü’ nün milyonarca insanı yatağa düşüreceğini ileri sürdüğü kuş gribi salgını acaba bu sene olacak mı? Grip aşıları bunu önleyebilecek mi?

Kümes hayvanları ve kuşlardaki grip salgının insanlar arasında da olup olmayacağı belli değil, ama böyle bir salgın ihtimali var. Çünkü, her 20-30 yılda bir, tüm dünyayı saran salgınlar, yani pandemiler ortaya çıkıyor. Son pandemi 36 yıl önce, 1968 yılında gerçekleştiği için bu yıl ya da önümüzdeki yıllarda bir salgın bekleniyor.
Tüm dünyayı saran bir salgının olabilmesi için, insanların bağışık olmadığı yeni bir virüsün ortaya çıkması gerekiyor. Bir pandemiye yol açabilecek aday bir virüs de var ki, o da kuş gribi virüsü adıyla bilinen kod adı H5N1 olan virüs.

H5N1 virüsü, esasında kuşlarda ve kümes hayvanlarında gribe neden olan bir grip virüsü türüdür. Asya’ ya göçmen kuşlarla geldiği düşünülen H5N1 virüsü başta tavuk, ördek olmak üzere kümes hayvanlarına bulaşmış ve milyonlarcasının ölümüne yol açmıştır. H5N1 virüsü, kuşlardan başka kedi, domuz ve kaplanlarda da görülmüştür, ama çok şükür ki, şimdilik sadece kuşlar arasında yayılma özelliğine sahiptir, insanlara ‘çok zor’ bulaşmaktadır.

H5N1 virüsünün insanlara da bulaşabildiği ilk kez 1997 yılında saptanmış ve bugüne kadar birkaç yüzden fazla insanın hastalanmasına ve yüz kadarının da ölümüne yol açmıştır. Bu insanların virüsü doğrudan kuşlardan aldıkları, virüsün insandan insana bulaşmadığı düşünülmektedir.

Ancak, uzmanları ürküten, bu virüsün mutasyonlara, yani bir takım değişikliklere uğrayarak, insanlara kolayca bulaşma ve insandan insana da kolayca yayılma özelliğini kazanmasıdır. İşte, bu durum gerçekleştiğinde dünya çapında bir grip salgını da kaçınılmaz olacaktır.

Bu virüsü ortadan kaldırabilmek için 10 milyonlarca kümes hayvanı katledilmiş, ama maalesef başarılı olunamamış, virüs kümes hayvanları ve kuşlara adeta yerleşmiştir. En önemlisi de, evcil ördeklerin ve kışın güneye göç eden yabani kuşların bu H5N1 virüsünü hiçbir hastalık belirtisi göstermeden taşıyabilmeleridir.

H5N1 virüsü, hasta kuşlardan sağlam kuşlara tükürük, burun salgısı ve dışkı içinde bulunan virüsler aracılığı ile bulaşır. Kuş gribi virüslerinin insanlara nasıl bulaştığı kesin olarak bilinmemekle beraber, Asya ülkelerinde kuş gribine yakalanıp ölenlerin çoğunun tavuklarla doğrudan temasları olan kimseler olduklarının saptanması, insanlara bulaşmanın da hasta kuşlara ait salgılardaki virüslerle olabileceğini düşündürmektedir.

Ancak, kuş gribi virüslerinin insanlara doğrudan kuşlardan değil de, özellikle de insanlarla iç içe yaşayan bazı hayvanlar aracılığıyla geçmesi daha yüksek bir ihtimaldir. Bu hayvan da domuzudur. Çünkü, domuzlarda hem insan ve hem de kuş virüsleri beraber barınabilmektedirler. Domuzların hücrelerinde insan ve kuş virüslerinin DNA’larının karışmasıyla, insanlar arasında kolayca yayılabilecek ‘yepyeni bir virüs’ ortaya çıkabilecek ve bu virüs de bu yılki pandeminin etkeni olabilecektir.

KUŞ GRİBİ SALGININ FATURASI AĞIR OLACAK
1918 yılında ortaya çıkan ve 40 milyondan fazla insanın ölümüne yol açan İspanyol Gribi salgının da kuş gribi virüsünün geçirdiği mutasyonla ortaya çıktığı anlaşılmıştır.
Günümüzdeki bir pandeminin faturası daha ağır olacaktır. Bir kere dünya nüfusu çok artmıştır, dolayısıyla da hem gribe yakalananların ve hem de grip nedeniyle ölümlerin daha fazla olacağı kesindir.

İkincisi ulaşım imkanları çok gelişmiş ve hızlanmıştır. Dünyanın herhangi bir köşesindeki bulaşıcı bir hastalık çok kısa zamanda dünyanın öbür ucuna yayılabilecektir.
Üçüncüsü, insanlar günümüzde geçmişe göre kalabalık ortamlarda daha çok bulunmaktadırlar. Büyük iş merkezleri, ulaşım araçları, okullar, sinema ve tiyatro… gibi insanların birbirleri ile yakın temas halinde bulundukları yerler salgınları kolaylaştıracaktır.

GRİP VE KUŞ GRİBİ VİRÜSLERİNİN FARKLARI

Gribe neden olan virüslere influenza virüsleri ismi verilir. Bunların A, B ve C olmak üzere üç farklı tipi vardır. Dünya çapında salgınlara ve daha ağır belirtilere yol açan A tipi virüslerdir. B tipi virüsler daha küçük salgınlara neden olurlar. C tipi virüsler ise insanlarda ciddi bir hastalık yapmazlar.
A tipi virüslerin de kendi içlerinde yüzeylerinde yer alan H ve N antijenlerine göre farklı alt grupları vardır. Bunlar, bu antijenlerdeki farklılıklara göre H3N2, H5N1…şeklinde isimlendirirler. 16 farklı H ve 9 farklı N alt tipi vardır.

A tipi grip virüsleri, insanlardan başka ördek, tavuk.. gibi kümes hayvanları ve kuşlarda, domuz, balina, at ve fok gibi hayvanlarda da bulunabilir.
Kuşlarda, A tipi virüslerin alt tiplerinin hepsinin de hastalık yapabilmelerinin mümkün olmasına karşılık, insanlarda ve diğer hayvanlarda ancak belli bazı tipler hastalık yapabilirler.

İnsanlarda, bugüne kadar hastalık ve salgın yapmış olan A tipi virüslerin başlıcaları H3N2, H2N2, H1N1 ve H1N2’dir. H1N1 ve H3N2 tipleri domuzlarda, H7N7 ve H3N8 ise atlarda salgınlara neden olmuştur.

Belirli bir türde hastalık yapan bir virüs diğer bir türe de bulaşabilir ve onlarda da hastalık yapabilir. Mesela, 1998 yılına kadar domuzlarda sadece H1N1 tipi virüs hastalık yaparken, bu yıldan itibaren insanlarda hastalık yapan H3N2 tipi virüs domuzlara geçmiş ve onlarda da hastalık yapmaya başlamıştır.
H5N1 de aslında yeni bir virüs değil; neredeyse 50 yıldan beri tanınıyor. 1959 yılında İskoçya’ da kuşlar arasında ortaya çıkan bir salgının etkeninin de bu H5N1 olduğu biliniyor.

Kaynak:mynet

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi
ahmetrasimk@mynet.com

9 Yorum yapılmış
  1. askaka Cevapla
  2. miray Cevapla
  3. rojda Cevapla

Yorum yapmayı unutmayın!

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.