Menu

Kromatografi nedir?

kromatografi nedir

Yunancada renk anlamına gelen “Chroma” ve yazmak anlamına gelen “Graphein” kelimelerinin birleşiminden gelen Kromatografi, 20. yüzyılın başlarında Rus bir botanikçi olan Mikhail Tsweet tarafından bulunmuştur.

Botanikçi Tsweet, bitkilerin pigmentlerini ayırmak için çözeltileri kalsiyum karbonatlı bir kolondan geçirmiş, kolorofil ve ksantofilleri ayırt etmiştir. Ayrıştırılan bu pigmentler kolonda renkli bantlar biçiminde görülmektedir. Kromatografi kısaca bir ayırma tekniğidir. Örneklerdeki bileşenler bireysel şekilde ayrılmakta ve kantitatif olarak belirlenmektedir. Ayrılan bileşenler sabit faz ve hareketli faz olarak iki ayrı faz arasında dağılırlar. Sabit faz geniş bir yüzeyin alanına yayılarak sabit bir yatak meydana getirirken, hareketli faz ise sabit fazın üzerinde akarak ilerlemektedir. Bahsi geçen bu iki faz birbirleriyle kesinlikle temas etmezler ve de karışmazlar. Bileşenlerin kimyasal ve fiziksel özellikleri ne denli farklıysa, karışım da o denli iyi ayrılır. Sistemdeki en minimum seviyede alıkonulan bileşen önce, kuvvetle tutulan bileşen de en geç çıkmaktadır. Sabit faz sıvı ya da katı halde olabilmekte, hareketli faz ise sıvı ya da gaz halinde olabilmektedir.

kromatografi

Kromatografinin iki değişik ayrım tekniği bulunmaktadır. Bunlar Adsorbsiyon ve Partisyon’dur. Sabit faz katı ise adsorbsiyon, sıvı ise partisyon kromatografisi yapılır.

1- Adsorbsiyon kromatografisi:

Çözeltideki maddelerin katı tanecikler üzerinde seçimli adsorbsiyonuna dayanmaktadır. Katı sabit faz yüzeyinde absorbe olan bileşikler belirli bir süre burada tutulmaktadır. Sonrasında bu maddeler yeniden gaz ya da sıvı hareketli faza geçmektedir.

2- Partisyon kromatografisi:

Sabit fazın katı bir destek madde üzerine kaplanmış sıvı halidir. Hareketli faz sıvı veya gaz halinde olabilmektedir. Maddeler, partisyon kromatografisi ile sabit ve hareketli fazlar arasında dağılırlar.

Nerst yasası:

1- Birbirlerinde tam olarak çözünmeyen iki sıvı fazla dengede olan çözünmüş madde, bahsi geçen iki faz arasında sabit oranlarla dağılırlar. Dağılma oranı da en ideal olarak çözücü sistemler dışında basınca ve sıcaklığa bağlıdır. Bu durum çoğunlukla çözünmüş madde konsantrasyonuna bağlı olmaz.

2- İki fazın içinde çözünmüş olan çeşitli maddelerden bir türü, diğer türler hiç yokmuşçasına dağılır.




One Response
  1. tenk Cevapla

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.