Menu

Korkuyu yenmek elinizde, korku nasıl yenilir

korkuyu yenmek
Korkuyu yenmek elinizde, korku nasıl yenilir..
Her insanın iş ve aile hayatı, gelecek kaygıları, maddi imkanlar, çocukların yetiştirilmesi ile ilgili endişeleri vardır ve bunlarla beraber yaşamak zorundadırlar. Bu tür kaygı ve bunaltı durumları anksiyete olarak adlandırılmaktadır ve bunu hayatının belirli dönemlerinde yaşamayan kimse yoktur. Örneğin, önemli bir sınavdan önce okula giderken, bir gürültüyle birlikte uyandığınızda veya gecenin geç saatlerinde kapı çalındığında gibi durumlar yaşandığında anksiyete denen bu duygu yaşanabilir.

Anksiyetenin bilinmeyen ya da üzerinde durulmayan yanı yoğun sersemlik yaşanması, gözünün önünde beneklerin görülmesi, noktacıkların oluşması, bulanık şekilde görme, seğirme, uyuşma, adelelerde gerginlik oluşması, solunumun kesilmesi ve boğulma hissi yaratan nefes darlığı gibi sorunların yaşanmasıdır. Bu sorunları yaşayanlar kendilerinde önemli bir hastalığın olduğunu düşünmekte ve panik olmaktadırlar. Anksiyete herhangi bir tehlikeye veya bir tehdite karşı vücudu uyaran bir bekçidir aslında. Burada anlatmak istediğimiz asıl konu son dönemde oldukça öne çıkan “panik bozukluk” tur.

korkunun tedavisi

Panik bozuklukta bütün her şey normal görünmesine rağmen bazı şeyler hatalı yorumlanmakta ve yanlış alarma basılmaktadır. Kaygı ve bunaltı halinde kişinin kendi kendinin doktoru olması, bu sayede de nasıl mücadele edilmesi gerektiğini öğrenmeleri gerekmektedir. Bunun başarılması halinde panik bozukluk, uçak korkusu ve topluluk önünde heyecanlanma durumlarından kurtulmak mümkün olur. İnsanın en büyük düşmanlarından biri otomatik düşüncelerdir. Öfke ve kaygıyı bu düşünceler meydana getirir. Örnek vermek gerekirse; Yaşanan bir gaz sancısını, strese bağlı gelişen sık ve kesik kesik alınan nefes almaların sebep olduğu kas ağrıları hemen bir kalp krizi gibi yorumlanır. Bu yanlış bir alarmdır ve buna da panik bozukluk denir. Yani hemen otomatik olarak kanıya varılır ve bu da yanlış bir düşüncedir.

Başka şekilde anlatmak gerekirse, yeni bir araba alınmış olsun ve gece uykunuzdayken arabanın alarmı çalsın. Hemen arabaya gidip yerinde olup olmadığını, camın kırılıp kırılmadığını ve başkaca yerlere bakarsınız. Geri döndüğünüzde arabanın alarmı yine çaldı ve siz yine gidip baktınız bir şey yok, çünkü her şey normaldir. Hırsız filan yok sadece arabanın alarmı bozuk ve yanlış çalmaktadır. Ertesi gün hemen gidip arabanızın alarmını ya tamir ettirirsiniz ya da değiştirirsiniz. Siz de doktora gittiniz ve her şey normal çıktı, yani yanlış alarm yüzünden polise niye gidersiniz. Hepsi bundan ibarettir. Panik bozukluk hastalığı oldukça zor bir hastalıktır, ancak tedavisi de bir o kadar kolay bir hastalıktır aslında.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.