Menu

Kivinin Faydaları Nelerdir ?

kivinin-faydalari-nelerdir

Kivi nedir?

Her meyve ve sebzenin metabolizmaya farklı yararı olduğu gib, kivi meyvesinin de kendince pek çok yararı bulunmaktadır. Yetiştirildiği ana vatan Çin’in güneyinde yer alan Yangste vadisidir. Kivi genel olarak bu bölgeden zamanla dünya geneline yayılmıştır. Bu yayılım 1900’lü yılların başlarına tekabül etmektedir.

Yani bu bilgiden yola çıkılarak kivi meyvesinin tarih sahnesinde oldukça yeni bir meyve olduğunu söylemek mümkündür. Günümüze bakıldığında artık tüm dünyada ülkeler arasında ihraç edilen kivi meyvesi, ülkemizde Karadeniz bölgesinde de bol miktarda yetiştirilebilmektedir.

Kahverengi ve tüylü bir dış yapıya sahip olan kivi, iç yapı olarak parlak yeşil bir renge ve etli bir yapıya sahiptir. Ortasında siyah çekirdekleri de bulunan kivinin bazı kişiler tarafından tadı çok mayhoş bulunup beğenilmemekte, kimileri tarafındansa hem tek başına meyve olarak tüketilirken bir yandan da pasta yapımında vs. kullanılarak tadı değişik malzemelerle birlikte kullanılmaktadır.

Bu yapısının dışında kendi özelliklerinden bahsetmek gerekirse, sağlık açısından en çok yarar sağlayan tarafı içeriğinde bulunan vitaminler ve minerallerdir. Özellikle bol miktarda C vitamini ve A vitamini içeren kivi, E vitamini ve farklı pek çok içerikle de bünye sağlığına fayda sağlamaktadır. Bu zengin içeriği sayesinde de ortalama bir turunçgil meyvesinden yaklaşık 4-5 kat daha fazla vitamin içerdiği söylenmektedir.

Mineral açısından da oldukça zengin olan kivinin içerisinde magnezyum, potasyum, kalsiyum ve demir gibi önemli içerikler de bulunmaktadır. Pektin, beta karoten ve flavonit gibi içerikleri de barındıran kivi, günlük 1 adet tüketimi sonrasında bireyin günlük olarak ihtiyacı olan C vitamini ve A vitamininin tamamını karşılayabilmektedir.

 

Kivinin faydaları nelerdir?

Sindirim sistemi : Metabolizmada sindirim sisteminin sağlıklı bir yapıda kalabilmesi adına vücutta yardımcı görevlerde çalışan meyve içeriklerinden biri de kividir. Tüketildikten sonra  bağırsakların daha hızlı çalışmasını sağlayan kivi öte yandan da hazımsızlık sorununu da böylelikle ortadan kaldırmış olmaktadır.

Bunun dışında vücutta protein içeriğinin sindirimini, kabızlığın önlenmesini de sağlayan kivi; bağırsak sisteminde bulunan yararlı bakterilerin çoğalmasını ve beslenmesini de sağlayarak ilk başta bahsettiğimiz sindirimi kolaylaştırma evresinde aktif rol oynamaktadır.

Solunum yolu hastalıkları : Konu hakkında yapılan araştırmalar neticesinde, C vitamini açısından zengin olan meyveleri sıklıkla tüketmenin bünyede olası bir akciğer hastalığının iyileştirilme sürecine yardımcı olduğu ortaya konulmuştur.

Bundan öncesinde C vitamini içeriğinin akciğer fonksiyonlarını geliştirdiği için mutlaka solunum yolları sağlığı açısından tüketilmesi gereken bir meyve olduğu ortaya konulmuştur. Hatta bazı bilim insanlarına göre, C vitamini içeriği akciğerlerde oluşması muhtemel iltihaplanmanın da önüne geçebilmektedir.

Yapılan deneylerde astım hastası olan çocuklara haftanın bir kaç günü kivi ve turunçgil meyveleri yedirildikten sonra, ciğerlerden kaynaklı hırıltı şikayetlerinde belirgin bir düşüş olduğu saptanmıştır. Ancak bu noktada da dikkat edilmesi gereken durum, bu tip hastalıklar için sadece meyvenin yeterli olabileceği gibi bir durumdur.

Bu tip algılar kesinlikle yanlış olup, astım gibi ciddi akciğer hastalıklarında asla tek çare C vitamini olmamakla birlikte mutlaka bir hekim kontrolünde hastalığın tedavisine başlanmalıdır. C vitamini bu konuda sadece destek ürün olarak yer almalıdır.

Kabızlık : Konu hakkında yapılan bir kaç deneyin neticesinde kivinin bağırsakları ciddi anlamda rahatlattığı ve kişinin tuvalet ihtiyacı konusunda çok rahat olmasını sağladığı görülmüştür.

Özellikle ileri yaşlarda olan bireylerin sıklıkla karşılaştıkları kabızlık sorununun kivi tarafından çözülebilmesi olağan bir durumdur. Kivinin bu kadar çözücü yapıda olabilmesi dışkının daha yumuşak bir kıvama dönüşmesini sağlayabilmesinden kaynaklanmaktadır.

Ancak burda da dikkat edilmesi gereken husus, kivinin gösterdiği etkinin hiç bir zaman bir kuru kayısı ya da kara erik kadar etkin olamayacağıdır. Sorununuzun daha ileri seviyelerde olduğunu düşünüyorsanız kividen ziyade bu tip yiyeceklere alternatif olarak yönelmeniz önerilmektedir.

Kolesterol : Kivinin içeriğinde bulunan pektin maddesi, vücuttaki zararlı toksinleri vücut dışına atma özellikleri taşımaktadır. Bu madde aynı zamanda kandaki kolesterol seviyesini de olumlu yönde etkileyerek kötü kolesterol olarak adlandırılan kolesterol seviyesini düşürürken öte yandan iyi kolesterol olarak adlandırılan kolesterol seviyesini de yükseltmektedir.

Tansiyon : Tansiyon hastalığının en büyük tetikleyicisi olan sodyumun yani tuzun metabolizma üzerinde yarattığı olumsuz etkileri kivi meyvesi yok edebilme özelliğine sahiptir.

Bu özelliğini de içeriğinde yer alan potasyuma borçludur. Günlük beslenme düzeninde yeterince potasyum alınmıyorsa bu durum doğrudan tansiyon seviyesini de etkileyebilmektedir. Bu yüzden bu dengeye dikkat etmek adına tüketilecek en iyi besinlerden biri de kividir.

Öte yandan kivinin içeriğindeki potasyumun dışında, “lutein” isimli bir içerik daha bulunmaktadır. Bu içerik vücuttayken tansiyonu dengeleyebilen bir antioksidandır. Ayrıca “sarı nokta” denilen göz hastalığının etkilerini de önleyici içerik olarak kivi tüketilmesi önerilmektedir.

Soğuk algınlığı : Özellikle kış aylarında sık sık yakalanılan soğuk algınlığı hastalığı için koruyucu içerik olarak bol bol C vitamini içeren ürünlerin tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Başlıca C vitamini kaynağı olan turunçgillerin yanında E vitamini deposu da olan kivi meyvesi de soğuk algınlığı için birebir bir meyvedir.

 




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.