Menu

Kıl dönmesi nasıl tedavi edilir

kıl dönmesi

Tıp literatüründeki adı Pilonidal Sinüs olan kıl dönmesi hastalığı oldukça sık görülen bir durumdur. Tedavisinden sonra bile tekrar etme olasılığı bulunduğundan birçok tedavi yöntemi geliştirilmiş ve geliştirilmeye de devam edilmektedir.

Kıl dönmesinde başlıca tedavi yöntemleri nelerdir?

1- Cerrahi uygulama yöntemleri:

Bu yöntemde açık bırakma tekniği, yarı kapama tekniği, tam kapalı pansuman yapılmayan teknik ve deri kaydırma (flep) ile onarma yöntemlerine başvurulmaktadır.

a- Açık bırakma tekniği:

Cerrahi anlamda kolay bir teknik olan açık bırakma tekniğinde, kuyruk sokumunda bulunan deliklerin bölgesi tamamen çıkarılmakta, herhangi bir dikiş yapılmadan pansuman ile yaranın doldurulup kapatılması işlemidir. Ameliyat olan hastaya birer gün arayla pansuman yapılır. Nekahat dönemi (ameliyat sonrası dönem) çok ağrılı geçtiğinden bu pansumanlar bazen 3-4 ay kadar sürer. Ameliyat yarasının olduğu bölge kötü kokuludur ve akıntılı olabilir. Yapılan ameliyat bu bölgede kötü bir yara izi bırakmaktadır. Pansuman süreçleri ve doktor kontrolleri aksatılmadığı zaman tekrarlama olasılığı %10’a kadar geriler. Ameliyat yarasının iyileşmesi uzun sürdüğünden kişinin hem sosyal yaşantısında hem de iş hayatında olumsuzluklar yaşatır. Bundan dolayı da açık bırakma tekniği ancak yoğun iltihap ve apse olduğunda tercih edilmektedir. Ameliyat sonrası hasta bir süre duş yağamayabilir ve özel yatma pozisyonlarının kullanılmasını gerektirebilir.

b- Yarı kapama tekniği:

Kıl dönmesi olan bölge elips şeklinde çıkarılır. Yara üstten ve alttan cilt dikişi ile kısmen dikilir ve kapatılır. Açık kalan bölüm pansuman malzemeleri kullanılarak kapatılır. Ağrılı bir nekahat dönemi vardır ve özel yatma pozisyonlarının kullanılması gerekebilir. Hasta ameliyat sonrası gün aşırı olarak pansumana alınır. Pansuman sürelerinden dolayı iş ve sosyal hayatta sıkıntılar yaşanabilir. Bir müddet banyo yapması mümkün olmaz. Bu teknikte de tekraralama olasılığı %10’a kadar gerilemektedir.

c- Tam kapalı teknik (pansumansız):

Bu teknikte ise ameliyat bölgesindeki kesi katları karşılıklı bir şekilde dikilmektedir. Bölge bu dikişlerle ve pansumanla bütünüyle kapatılmaktadır. Pansuman da birkaç gün sonra çıkarılarak yara açık bırakılır. Ameliyat sonrası ağrılı bir süreçtir ve özel yatma teknikleri kullanılmalıdır. Çok kötü olmasa da yara izi kalır. Ameliyat sonrasında yarada vakum kullanılmazsa enfeksiyon ve kanama riskinin yanı sıra, infekte olan dikişlerin ve yaranın açılma riski de vardır. Şayet yara açılırsa iş gücü kaybı daha da uzayabilir. Diğer tekniklerde olduğu gibi bu teknikte de belirli bir süre banyo yapamaz. Özenle takip edilmediğinde tekrarlama olasılığı oldukça yüksektir.

d- Deri kaydırma tekniği (flep):

Günümüzde oldukça popüler bir teknik olarak karşımıza çıkmaktadır ve sıklıkla uygulanan bir tekniktir. Ameliyat esnasında kıl dönmesi olan bölge kemiğe kadar çıkarılmaktadır. Sonrasında ortaya çıkan boşluğun doldurulması için yakın bölgelerden getirilen sağlam deri, kasın zarını da içeren kökü vücuda bağlı bir parçayla kapatılmaktadır. Bu sayede bölgedeki boşluk kapatılmış, yaranın etrafındaki kılların yönü değişmiş olduğu için, yaranın iyileşme sürecindeki kılların olumsuz etkileri de bertaraf edilmiş olmaktadır. Bu teknik gerginliğin ortadan kalkmasını sağladığı için, diğer tekniklere nazaran iyileşme sürecinde çok daha iyidir ve ameliyat sonrasında yaşanan ağrılar daha az gelişir. En önemli özelliği tekrar etme olasılığı diğer tekniklere göre çok daha düşüktür.

kıl dönmesi tedavisi

2- Ameliyatsız yöntemler:

Bugün en sık tercih edilen tedavi yöntemleri ameliyatsız olanlardır. Ameliyatsız yöntemlerin tercih edilmesinin en önemli nedenleri, diğer yöntemlerde narkoz ve yataklı bir tedavi gerektiği, cerrahi yöntemlerde iş gücü kaybının çok daha uzun süreli olması ve tekrar etme olasılıklarının daha yüksek olması gösterilebilir. Ameliyatsız yöntemlerde kişi hemen sosyal hayatına ve iş hayatına devam edebilmektedir.

Ameliyatsız yöntemlerin uygulanmasında vücudun diğer bölgelerinden dökülmüş ve kuyruk sokumunda toplanan, buradaki olukta cildi delerek deri altında topaklanmış olan kıllar ince aletler yardımıyla tutam halinde dışarı çıkarılmaktadır. Apseler varsa buralar da açılır ve boşaltılarak birbirine yakın olan delikler birleştirilir. Tomar halinde çıkarılan kılların çıkarıldığı derinin alt kısmında bir boşluk meydana gelmektedir. Burada oluşan bakterilerin meydana getirdiği iltihabi dokular küret denen aletlerle temizlenmekte ve sonra da deliklerden içeri bir takım kimyasal maddeler verilmektedir. Uzman kişilerce yapıldığında başarı oranı %100 civarındadır.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.