
İnsanlar dışındaki tüm canlıların sesleri birbirine benzerdir. Fakat
insan sesi bunlardan farklıdır. Çünkü her insanın sesinin bir kimliği vardır.
Kendi sesimiz, ailemiz ve tanıdıklarımızın sesleri sadece kişiye özgüdür. Hatta
insan sesi o kadar özeldir ki, göremediğimiz halde telefonu açar açmaz
karşımızdaki kişiyi ‘merhaba’ deyişinden bile tanıyabiliriz.
Peki, ses oluşumunda kullandığı organlar ve hava gibi etkenler aynı olmasına
rağmen, her insanın sesi nasıl farklı olabilmektedir?
Bu farklılığa neden olan detaylar nelerdir?
Yüce Allahın insanlara bahşettiği çok özel bir nimet olan ses ve
konuşma, çevre ile iletişim kurabilmenin, düşünceleri, sevinç, üzüntü gibi
duyguları farklı ses tonları kullanarak anlatabilmenin tek yoludur. İnsan
sesi, çok çeşitli tonlamalar meydana getirmesi ile bugüne kadar yapılmış tüm
müzik aletlerinden milyonlarca defa daha olağanüstü bir yapı ve işleyişe
sahiptir. Müzik aletlerinin zaman içinde eskimesi, bozulması ve her zaman
bakıma muhtaç olmasına karşın, sesimiz bozulmadan, eskimeden, kendi bakımını
sürekli kendisi yaparak, yaşadığımız süre boyunca bize hizmet eder.
|
Sesin * * * * * |
Sesin Oluşumundaki Kusursuz Detay
Sesin oluşabilmesi için gırtlaktaki kaslar, dil, dişler, damak, dudaklar
gibi pek çok organ ve hava birbiri ile mükemmel bir uyum içerisinde çalışır.
Eğer böylesi bir organizasyon olmasaydı konuşmak istediğimiz zaman ortaya
anlaşılmaz ve rahatsız edici bir gürültü çıkardı. Bu organizasyonu mümkün
kılan detaylar şunlardır:
Ses Tellerindeki Detay
-
İnsan sesini oluşturan en önemli organlar,
ses telleri ve onların bağlı bulunduğu kaslardır. Bunlar gırtlağın
içindeki ses kutusunda bulunan mukus tabakası ile kaplı bir çift kastır.
Gırtlağın ön kısmında halka biçiminde olan kalkansı kıkırdakların
arkasında yer alır. -
Sesin üretilebilmesi için V şeklindeki ses
tellerinin II şekline gelmesi gerekir. Ancak eğer birbirlerine çok
yaklaşırlarsa veya yeterince gergin değillerse ses kalitesi düşer. Hatta
konuşma gerçekleşmez. -
Ses tellerinin boyu, sesin kalınlığını
belirler. Ses teli ne kadar uzun olursa, ses o kadar ince çıkar.
Kadınların erkeklere oranla daha ince sesli olmalarının temelinde yatan
neden de budur. Çünkü kadınların ses telleri erkeklerin ses tellerinden
daha uzundur. -
İnsan dışında hiçbir canlının sesini
dinleyerek onun cinsiyeti ayırt edilemez. İnsan ise bu açıdan farklıdır.
Konuştuğumuz insanı görmesek bile ses tonundan onun kadın mı yoksa erkek
mi olduğunu hemen anlayabiliriz. Bu elbette Yüce Allahın insanlara
bahşettiği çok özel bir detaydır.
Ses tellerinin ses çıkarabilmesi için aralarındaki mesafe, uzunluk,
gerilim gibi birçok özelliğin çok ince düşünülmesi ve hesaplanması gerekir.
Sadece ses telindeki bu detaylar düşünüldüğünde bunların tesadüfen
geliştiğini iddia etmek elbette imkansızdır. Ses telleri, bunların titreşimi
gibi birçok detay, Yüce Allahın üstün aklı ve her şeyi bir ölçü ile
yaratmasının en güzel delilidir. Yüce Allah bu gerçeği bir Kuran ayetinde
şöyle haber vermiştir:
O’nun Katında her şey bir miktar (ölçü) iledir. (Ra’d
Suresi,
|
Sesimizdeki Kimlik Her insanın ses oluşumunda Ancak alemlerin Rabbi olan Yeni doğan bebeklerin gırtlakları |
Gırtlaktaki Detay
-
Sesin oluşumundaki detaylar, sadece ses
telleri ile sınırlı değildir. Nefes borumuzun ağız boşluğuna açılan
kısmında yer alan gırtlak (larinks) boyunca, ses telleri dışında uzanan
başka kaslar da yer alır. Bu kaslar teller arasındaki hava boşluğunu ve
tellerin uzunluğunu kontrol ederler ve ses tellerinin titreşebilmesi,
hava akımının geçebilmesi için gırtlağı oluşturan diğer kaslardan
bağımsız olarak hareket ederler. Kuşkusuz bu evrim teorisi ile
açıklanamayacak bir detaydır. Gırtlağın ses tellerinin titreşmesi için
aşama aşama gelişerek, sadece ses tellerinin bulunduğu kısımda ayrı bir
kas yapısı oluşturması elbette mümkün değildir. Konuşmanın en önemli
şartlarından biri olan bu detay, Yüce Allahın Ol emriyle bir anda
gerçekleşmiştir. -
İnsanın gırtlağının yapısında konuşmaya
yönelik bir başka detay, diğer canlılara oranla insan gırtlağının çok
daha aşağıda yaratılmış olmasıdır. Bu detay gırtlaktan çıkan nefesin
farklı seslere dönüşmesini sağlar. Gırtlağın bu özelliğinden dolayı
nefes borusuna sürekli besin kaçma ihtimali vardır. Bu risk, bebeklik
döneminde kazanılan reflekslerle ve “küçük dil” olarak adlandırılan
organla ortadan kaldırılmıştır.

Ağız, Diş, Burun ve Dilin Görevi
-
Dünyanın dört bir yanında farklı diller
konuşulur. Fakat tüm insanların ağızlarından benzer harf sesleri çıkar.
Çünkü insanlar Yüce Allahın ilhamıyla harfleri söylerken hep aynı
organlarını kullanırlar. -
Her iki dudakları ile ‘P’ ve ‘B’, dudak ve
dişleri ile ‘F’ ve ‘V’, dilin ön kısmı ile ‘T’ ve ‘D’, dilin arka kısmı
ile de ‘K’ ve ‘G’ seslerini çıkarırlar. -
Hiçbir bebek doğduğu zaman harfleri
söylerken ağız boşluğunu nasıl kullanacağını bilmez, fakat konuşma
zamanı geldiğinde Afrikadaki kabilede yaşayan bir çocuk da, New Yorkta
oturan bir çocuk da harfleri aynı şekilde söyler. Kuşkusuz bu büyük bir
mucizedir ve konuşmanın tek kaynaktan Yüce Allahtan gelen ilham ile
yapıldığının en güzel delilidir. -
Konuşma esnasında bazı organların
diğerlerinden daha baskın kullanılması ise gerek konuşmanın anlaşılması
gerekse dinleyenin algılamasında sorunlar oluşturur. Örneğin konuşurken
gırtlak bölgesini kullananların sesi parazitli çıkar ve rahat
duyulabilmelerini zorlaştırır. -
Sadece ağız boşluğunu kullanan kişiler
ağızlarını yeteri kadar açmadıkları için “a” ya da “o” yerine “ı” sesi
çıkarır ve bu kişilerin seslerini duymak güçleşir. -
Yalnızca burun bölgesini kullanan
kişilerin sesi ise tonsuz, enerjisiz ve uğultu halinde çıkar. Bu sorunun
nedenlerinden biri yumuşak damağın yeterince çalışmamasıdır. Yumuşak
damağın görevlerinden biri, seslerin burun yoluyla çıkmasını engellemek
için burun yolunu kapamaktır. Çünkü, bazı sesler burun yoluyla çıkmak
ister, bu durumda yumuşak damak o bölgeyi kapatır ve seslerin doğru
çıkmasını sağlar.
Şüphesiz burada birkaç örnekle işaret edilen detaylar, seslerin doğru
bir biçimde çıkması için tüm sistemin belirli hareketleri aynı anda yapması
gerektiğini ortaya koyar. Hiçbirimizin farkında olmadan gerçekleştirdiği bu
organizasyon, Yüce Allahın üstün aklının sonuçlarından yalnızca biridir.
Beynin Rolü
-
Tüm konuşmanın organizatörü, beyindeki bir
bölgedir. Burada düşüncenin ana yapısı oluşur, kulak ve gözlerden gelen
sinyallerle birleştirilir ve boğaza gönderilir. -
Hayvanların beyinlerinde böyle bir bölge
yoktur. Bazı papağan, muhabbet kuşu hatta karga türlerinin
konuşabilmeleri ise bilinçli bir konuşma şekli değildir. Sadece
ezberleme ve tekrar edebilme yeteneklerinden kaynaklanır. -
Bizim beynimizde konuşma noktasının
bulunması bize ait özellikler olmadığı gibi, bazı kuş türlerinin
kelimeleri ezberleyip tekrar edebilmeleri de onlara ait özellikler
değildir. Çünkü beyin sadece bir et parçasıdır. Bu et parçasının
düşünüp, konuşmaya karar vermesi hangi harflerin hangi organları
kullanarak çıkacağını belirleyebilmesi, kelimelerin anlamlı bir biçimde
ve düşünmeden çıkarak dinleyenin anlayabileceği cümlelere dönüşmesi
elbette bir et parçasının yapabileceği işlemler değildir. Beyin sadece
konuşmayı yönlendiren bir vesiledir. Ayette bildirildiği gibi kelimeleri
öğreten ve konuşmayı ilham eden Yüce Allahtır.Ve Adem’e isimlerin hepsini öğretti. (Bakara
Suresi, 31)
Buraya kadar anlatılanlar sesin oluşabilmesi için tüm insanlarda olması
gereken mucizevi detaylardır. Mucizenin bir diğer tarafı ise tıpkı parmak
izi gibi her insanın kendine özgü sesinin olmasıdır? Peki bu mucize nasıl
gerçekleşir?
|
Yeni doğan bebeklerin gırtlakları |
Sesimizi Eşsiz Kılan Detaylar
Bugüne kadar yaşamış, yaşayan ve yaşayacak olan milyarlarca insan
birbirinden farklı ses tonlarına sahiptir. Bu elbette Yüce Allahın insanlara
lütuf olarak bahşettiği büyük bir nimettir. Çünkü bu nimet vasıtasıyla
insanlar arasındaki iletişim kolaylaşır, birbirlerini görmeseler bile
seslerinden tanıyabilirler. Ayrıca insanların zevk alacakları şarkıları
dinleyebilmeleri de ancak ses tonlarının farklı olması ile mümkündür.
Sesimizin sadece kendimize özgü olmasını sağlayan sebep jet makineleri
çevresindeki girdapların ses üretmeleri ile benzer yapıdadır. Bu konuda
Cincinnati Üniversitesinden tıp doktoru Sid Khosla ve ekibi jet makineleri
ile ilgili uzun süreli araştırmalar yapmışlardır ve bu araştırmalarda şu
sonuca varmışlardır:
-
Akciğerden çıkan hava akımı gırtlak
boyunca tıpkı ses motorlarındaki gibi girdaplar yaparak ses
üretmektedir. -
Eğer görülebilseydi, dönen duman
halkalarına benzeyecek olan bu girdaplar, her insanda farklı ton
oluşturan seslere dönüşür. Ancak bu girdapların oluşum mekanizmaları
insanın aklıyla çözebileceğinden çok daha karmaşıktır. -
İnsanın oluşum mekanizması hakkında bile
tam bir bilgiye sahip olmadığı ve kendine özgü ses yapısının ortaya
çıkmasında hiçbir katkısının olmadığı çok açıktır. Kişiye özel ses
elbette Yüce Allahın yaratma sanatındaki aklın üstünlüğünü gösterir.
|
Farklı Ses Sesin Ses çıkarabilmemiz Her insanda ”İnsanı (Rahman Suresi, 34)
|
Bu konuyu okuyanlar bunlarıda okudu
Umarım konuyu beğenmişsindir istersen bu sayfaya abone olarak yapılan yorumlardan ve yeniliklerden RSS Feed, ile haberdar olabilirsin. Anasayfa dön.


Kocası öldü defin etmeye götürürken eşinide tabut öldürdü
Orta Doğu Teknik Üniversitesi faaliyetleri çalışmaları kuruluş hakkında bilgi
National graphics koleksiyonundan
Görünmezlik mümkünmü ? görünmezlik formülü hayali gerçek oluyor
Siz hiç hediye aldığınızda böyle delicesine sevindinizmi ? :)
Operacı papağan tam bir opera sanatcısı gibi :) hem konuşuyor hem söylüyor
Selülit tadavisi selülit nasıl geçer selülit kremi selülit nedenleri
Sex bağımlısı kadın bu güne kadar tam bin erkekle birlikte olmuş
Hayat sesli slayt gösterisi indir yükle bedava slayt gösterileri
Kolay kilo verme nasıl olur kolay kilo verme için 7 öneri bunları uygulayın zayıflayın
1 Yorum var bu yazı için
Yorumlardan haberdar olun Yorumlar Rss ve Geriizleme URL