Menu

İlişkiyi Canlandırmanın Yolları

iliskiyi-canlandirma-yollari

İlişkiyi canlı tutmanın yolları

Her kadın ve her erkek, ergenlik döneminden itibaren karşı cinsle bir takım duygusal durumlar yaşamaya başlamakta ve kendince yaşadıklarından iyi kötü deneyimler edinmektedir. Bu duygu durumlarının yoğunluğu, karşılıklı iletişimin düzgün olup olmaması, yaşanılan anılar ve o dönemler tarafların içerisinde bulunduğu durumlar hep ilişki konusuna tarafların bakış açılarını belirlemektedir. Yaş ilerledikçe ve ilişkilerin boyutu daha ciddi noktalara taşındıkça, ilişkinin seyir evresi de uzayabilmekte; bunun dışında daha mantıklı kararlar verilebildiğinden manasız davranışlar da sergilenmemektedir. Kadın erkek ilişkileri hakkında bugüne kadar yüzlerce kitap yazılmış , bir çok araştırma yapılmış ve konu hakkında çok fazla yorum ortaya atılmıştır. Olayın iç yüzüne bakıldığında, ortada genel geçer ilişki kuralları mantalitesi olsa da her bir bireyin karakteristik özellikleri birbirinden farklılık göstereceğinden ortak bir ilişki yapısından söz etmek çok da mümkün değildir. Sadece az önce de söylediğimiz gibi ilişki boyutu altında yaşanabilecekler hakkında genel tavsiyeler verebilmek mümkündür. Bir kişi çok kısa süre geçirdiği birine çok yoğun duygular hissedebilir, bir başka kişi çok uzun zaman birlikte olduğu insana tam olarak aşık olamamaktadır. Bu ve bunun gibi onlarca örneğin arasında dikkat edilmesi gereken çok önemli bir nokta vardır. İlişkinin seyir evresi ne olursa olsun, sorunlu bir ilişkiyi zorla yürütme çabası tenzil edildiğinde genel olarak ilişkilerdeki en büyük sorun ”heyecan” denen olgunun kaybedilmesidir. Bu sorun özellikle uzun soluklu ilişkilerde görülmekte ve çözüm süreci çoğu zaman başarısız olabilmektedir. Çünkü kadın ya da erkek tarafı fark etmeksizin, taraflar kendilerinde bu gücü çoğu zaman görememektedirler. Ve erkeklerin çoğu zaman bu tip duygusal kaoslarda yapıcı tutum yerine nötr bir tutum sergilemeleri işleri daha da işin içinden çıkılmaz bir hale sokabilir. Bu gibi durumlar için özel ilişki terapistleri, evlilik terapistleri, ilişki kurtarıcı seanslar vb. bir çok çözüm yoluna başvurulabilecekken taraflar akışına bırakmayı tercih ettiklerinde zaten kötü olan gidişatı daha da kötüye sürüklediklerinin farkında olamayabilirler. İşte tam da bu noktada ilişkiyi canlandırmanın yolları adına neler yapılabileceğini şu şekilde özetleyebiliriz;

iliski-nasil-canlandirilabilir

Partnerinize bugüne kadar olan tüm gönül kırgınlıklarınızı ve kızgınlıklarınızı bir kenara koyarak sadece sevgiyle bakmayı deneyin. Sizin için ne ifade ettiğini, size nasıl duygular hissettirdiğini tekrar tekrar aklınıza getirin.

Partnerinizin sizin için yaptığı fedakarlıkları hatırlayın. Size gösterdiği merhameti, anlayışı ve iyi-kötü her durumda yanınızda durabilecek gücü tam olarak da sizden aldığını aklınıza getirin.

Monotonlaşan ilişkilerin en büyük problemi olan paylaşımsızlık sorununu en kökünden ele almaya başlayın. O’na önce ”nasılsın” diye sorabilirsiniz. O cephede neler olduğunu, neler hissettiğini, belki de sizinle bir şeyler paylaşarak vakit geçirmeyi nasıl özlediğini öğrendiğinizde içinize gömdüğünüz duygularınız tekrar ayaklanabilir.

Dışarıdan gayet basit gözüken eylemleri birlikte tekrardan yapmaya başlayın. Beraber film izlemek, beraber yemek yapmak, beraber arkadaş ziyaretlerine gitmek vb. bir çok durumu beraberken nasıl keyif aldığınızı aklınızda tutarak gerçekleştirin.

Karşınızdakiyle iletişim kurun. İletişimden anlatmak istediğimiz sadece konuşmak değil. Onun sizinle konuşurken asıl olarak ne anlatmak istediğini, içindeki güzel duygulardan esinlenip size ne kadar güzel cümleler kurabileceğini keşfedin.

iliski-problemleri

Partnerinize küçük küçük hediyeler almaya başlayabilirsiniz. Kadın ya da erkek beklenmedik en ufak sürprizlerle dahi mutlu olabilirler. Ve bunu yaparak aslında karşı tarafın nelerden hoşlandığını bildiğinizi ve onu ne kadar iyi tanıyabildiğinizi ona tekrardan belirtme şansı yakalayabilirsiniz.

Eğer duygularınızı konuşarak ifade etmekte zorlanan bir karaktere sahipseniz, yazı yazın. Hem yazı yazarken fark edeceksiniz ki konuşurken tıkandığınız noktalarda yazarken eliniz akıp gidecek. Yazı yazmak iki tarafın da içinin derinliklerindekini birer birer ortaya çıkartacaktır. O’na bir mesaj yazın, bir not yazıp çantasına bırakın, ceketinin cebine koyun ve bunun gibi örneklendirebileceğimiz bir çok şekilde kendinizi karşı tarafa ifade edin.

Eğer cinsel hayatınız varsa, küllenen ateşinizi yeniden canlandırın. İlişkiyi ayakta tutan ana noktalardan biri de düzgün giden bir cinsel yaşamdır. İki tarafın da birbirlerini ilk günlerdeki gibi şehvetle öpmesi, cinsel birleşmelerini aynı heyecanda yaşaması monotonlaşan dürtülerinizi mutlak suretle değiştirecek ve içinizde saklı kalan ateşinizi tekrardan canlandıracaktır.

İlişkinizin canlılığını yitirmesi konusunu düşündüğünüzde sürekli aynı şeyleri yaptığınızı fark ediyorsanız aranızdaki olaya biraz farklılık katın ve farklı aktiviteler yapın. Örneğin; o güne kadar hiç bowling oynamaya gitmediyseniz gidip bowling oynayın ya da hep film izlemeye gittiyseniz bu sefer bir dans gösterisi izlemeye gidin.

Sürekli karşı taraftan bir beklenti içerisinde olmayı artık bir kenara bırakın. İlişki, karşılıklı emek ve saygı gerektiren bir müessese olduğundan sadece karşı tarafın sizinle ilgilenmesini ve size saygı göstermesini beklerseniz ilişkiyi canlandırmak adına en ufak bir adım atmamış olacaksınız.

Kendinizi bu durum için şartlamayın. İlişkiyi kurtarmak için bir atılım yapsanız ya da ilk atılımı karşı taraf yapmış olsa dahi bu durumu sürekli kafanızda ”ne olacak?”, ”nasıl sonuçlanacak?” şeklindeki tedirginliklere dönüştürmeyin. Zaten olaylar kimse kimseyi sık boğaz etmediği için kendi seyrince ilerlemeye devam edecektir. İlişkinizi canlandırmak yalnızca sizin elinizde.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.