Ana Sayfa » YaÅŸam » İlginç dolandırıcılık yöntemleri

İlginç dolandırıcılık yöntemleri

Reklamlar


İstanbul’un göbeÄŸinde farklı yerlerde “doÄŸum” adı altında insanlardan para isteyen 2 kadın, kameralara yakalandı. Araçları durdurarak sürücülere, “gelinim hamile, doÄŸurmak üzere, hastaneye gideceÄŸiz ancak parayı denkleÅŸtiremedik” diyerek para isteyen kadın, baÅŸkı bir yerde ise, “bizi baÅŸka hastaneye sevk ettiler. Oraya gidecek de paramız yok ya bizi götürün, ya da biraz yardım edin” diyerek para istedi. Kadınlara soru sormak için yanlarına yaklaÅŸak muhabir ise, ÅŸok bir sözle karşılaÅŸtı. Muhabirden kendilerini rahat bırakmasını isteyen kadınlardan biri, “gitmezsen soyunurum” derken, üzerine de polisi çağırmakla tehdit etti.

İlginç dolandırıcılık yöntemleri

Güvenlik güçlerinin uyarılarına rağmen vatandaşlar, dolandırıcılık olaylarında mağdur olmaya devam ediyor. Her geçen gün kendilerini yenileyen zanlıların, dolandırıcılık yöntemleri duyanları şaşırtıyor.

Adana Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, tüm yurtta mala karşı işlenen asayiş suçlarının arasında en zekice ve planlı olanlarının hep dolandırıcılık olayları olduğunu vurguladı.

Dolandırıcıların yakalanıp cezaevine girdiklerinde bile yöntemlerini geliştirmeye, tatbik etmeye devam ettiğini belirten yetkililer, zanlıların kullandıkları yöntemlerin zaman zaman binlerce olayla karşılaşmalarına rağmen kendilerini bile hayrete düşürdüğünü vurguladı.

Dolandırıcıların kullandığı yöntemlerin başında ”falcı/büyücülük”, ”evlilik”, ”tanıma/tavlama”, ”tırnakçılık”, ”pislikçilik”, ”zarfçılık”, ”para üstü”, ”sahte altın” ve ”mevlit okuma” gibi tuzakların bulunduÄŸu bildirildi.

”DOMATESTEN MUSKA”

Zanlıların sıklıkla kullandığı ”falcılık/büyücülük” yönteminde dolandırıcılar genelde MOBESE kameralarının olmadığı, göçle oluÅŸan, yoÄŸunlukla müstakil evlerin bulunduÄŸu mahalleleri seçiyor.

Özellikle yaz günleri balkonda veya kapı önünde sohbet eden kadınları gören dolandırıcılar, çeşitli bahanelerle yanlarına gidip, sohbet kurarak evlerine girmeyi başarıyor.

Kentte son olarak, iki kadın zanlı, kapısının önünde duran N.S’nin evine su içme bahanesiyle girip, kendini titreterek, ”Sizin üzerinizde büyü var. Çok ağırlaÅŸtım” dedi.

”Evde domatesin varsa getir, ona dualar okurum. EÄŸer büyü varsa ortaya çıkar” diyen zanlı, N.S’nin mutfaktan getirdiÄŸi domatesi bir mendile sarıp, el çabukluÄŸuyla cebindeki baÅŸka domatesle deÄŸiÅŸtirdi. Zanlının daha önceden içine yerleÅŸtirdiÄŸi muskayı domatesin içinden çıkarttığını gören N.S, zanlının büyünün bozulması için bir bez parçasının içine evdeki tüm ziynet eÅŸyalarını konulmasını ve kendisine getirilmesi isteÄŸini hemen yerine getirdi.

Daha sonra zanlıların isteğiyle odanın kapısını kilitleyerek büyünün bozulması için sokaktan küçük taşlar toplamaya çıkan N.S, eve döndüğünde büyü bozduğunu iddia eden kadının altınlarla ortadan kaybolduğunu görünce dolandırıldığını anladı.

“YUMURTADAN KIL”

Bir diÄŸer olayda ise zanlılar, baÅŸka bir ev sahibi kadını deÄŸiÅŸik yöntemlerle kandırıp evine girdikten sonra ”size bir muska yapmışlar” diyerek kadından yumurta getirmesini istiyor.

Dolaptan çıkardığı yumurtayı veren kadın olanları izlerken bir sihirbaz gibi hızlı davranan zanlılar, içinde kıl yumağı bulunan mendile sardıkları yumurtayı kırıp, ”Bak içinden çıkan sarılmış haldeki kıllar senin kısmetinin sarılması anlamına geliyor” diyerek ev sahibini korkutmayı baÅŸardı.

Bu sorunu çözmek için evde bulunan tüm altınların getirilmesini isteyen zanlılar, daha sonra altınları sardıkları mendili ve eşarbı, el çabukluğuyla kendi cebindekilerle değiştirip ev sahibi kadına teslim ederek dolandırdı.

”BULGARİSTAN’DAN EVLİLİK TEKLİFİ”

Son bir yılda geliÅŸen yeni ”evlilik” yöntemli dolandırıcılıkta, zanlılar rastgele telefon numarası çevirerek orta yaşın üzerinde, kendilerine inanabilecek kiÅŸileri belirliyor.

Kadın zanlılar, çoÄŸunlukla ”Bulgaristan’a göçmen olarak geldiÄŸini, burada evlendiÄŸini mutsuz olduÄŸunu, kocasından sürekli dayak yediÄŸini, ayrılmak istediÄŸini, kendisiyle evlenebileceÄŸini” belirterek ”kurbanları” ile sohbet kuruyor.

Zanlılar, maÄŸdurlardan pasaport, gümrük vergisi, rüşvet vermek için paralar istiyor. Bir süre sonra ise baÅŸka bir kadın arayarak, Türkiye’ye gelecek arkadaşının gümrükte yaÅŸanan sıkıntı nedeniyle cezaevine girdiÄŸini, bir kaç bin Avro daha göndermesi gerektiÄŸini söylüyor.

Son olarak, eÅŸinden boÅŸanmış A.D. (50), Bulgaristan’da ”evleneceÄŸi kadına” 17 bin 500 Avro gönderdiÄŸini ancak, aylardır kendisine ulaÅŸamadığını belirterek, dolandırılmış olabileceÄŸi şüphesiyle polise baÅŸvurdu.

Adana’da yaÅŸanan farklı bir ”evlendirme vaadiyle dolandırıcılık” olayında ise 65 yaşındaki N.K, cami ve gittiÄŸi vakıf evlerinde, kendini 2 kez hacca gitmiÅŸ biri gibi tanıtıp, eÅŸi ölmüş veya ayrılmış yaşıtlarına ”kuzeni ile evlendirebileceÄŸini” söyleyerek, niÅŸan hazırlığı için para talep etti. N.K’nın bu ÅŸekilde 15′in üzerinde kiÅŸiyi dolandırdığı tespit edildi.

SAHTE ALTIN

Altın çakmak veya takısını ”acil ihtiyaçtan satmak istediÄŸini” belirten zanlılar, vatandaÅŸları bu yöntemle kandırıp paralarını alıyor.

Özellikle kuyumcuların kapalı olduğu saati seçen zanlılar, caddede kendilerine seçtikleri mağduru durdurarak, adres sorma bahanesiyle sohbet kuruyor.

Çoğunlukla başka ülkeden geldiklerini anlatan zanlılar, ceplerinden çıkardıkları altın görünümündeki çakmak ve saati, gerçek bedelin neredeyse 10 katı aşağısında satmak istediklerini belirtiyor.

Vatandaşlar ise ucuza altın çakmak veya takı alacağı düşüncesiyle kabul ederek, kandırılıyor.

PERU PARASINA DİKKAT

Son dönemde artan dolandırıcılık yöntemlerinden birinin de Peru parasıyla vatandaşların kandırılması olduğu biliniyor.

Dolandırıcılar, kimi zaman ev kiralama bahanesiyle ev sahibini, kimi zaman hayvan alacağını belirterek besicileri, kimi zaman ise hizmet alımında anlaştığı kişileri, düşük değerdeki Peru parasını yüksek değerdeymiş gibi anlatarak kandırıyor.

Üzerinde Türk parası bulunmadığını belirten zanlılar, örneğin bin 700 liralık borcu için bin Peru parası vererek, karşılığının 2 bin TL olduğunu söyleyip paranın üstünü Türk lirası olarak vatandaşlardan alıyor.

Bazı zanlılar, benzerliğinden ötürü Peru parasını Avro gibi tanıtarak vatandaşı dolandırıyor.

ZARFÇILIK

Dolandırıcıların gözdeleri arasında yer alan ”zarfçılık” yönteminde zanlılar genellikle bankadan çıkarken takip ettikleri yaÅŸlı ve saf kiÅŸileri tercih ediyor.

MaÄŸdurun yanına yaklaÅŸan zanlı, baÅŸka biri tarafından yere atılan zarfı alarak ”para buldum” deyip, kendisinin olup olmadığını soruyor, ardından paylaÅŸmayı teklif ediyor.

Daha sonra vatandaşı bir köşeye çeken zanlı paraları pay etmeye çalışırken, yanına iÅŸbirlikçisi gelerek ”Param buralarda düştü siz gördünüz mü?” diye sorması üzerine birinci zanlı yanındaki vatandaÅŸtan da onay alarak görmediÄŸini söylüyor. İkinci zanlının ısrar etmesi karşısında ise birinci zanlı vatandaşın cebindeki paraları alarak baÅŸka bir zarfa koyuyor, gerekirse üstünü arayabileceÄŸini bunun haricinde para olmadığını belirtiyor.

Bu arada zanlı vatandaşın paralarını koyduÄŸu zarfı el çabukluÄŸuyla içi kağıt dolu baÅŸka bir zarfla deÄŸiÅŸtiriyor. İşbirlikçi, sözde para dolu zarfını bulamayıp geri dönerken, zanlı vatandaÅŸa ”bu senin zarfın cebine koy, yerden bulduÄŸumuz zarf da sende kalsın sonra buluÅŸur, paylaşırız” diyerek uzaklaşırken, vatandaÅŸ da ”para bulmanın sevinciyle” evine gidiyor ancak kendisine ait olduÄŸunu sandığı zarftan kağıt deste, yerden bulunan zarfta ise bir birkaç banknota sarılı kağıtlar olduÄŸunu görünce dolandırıldığını anlıyor.

”ASKER ARKADAÅžIYIM”

OÄŸlu askerde bulunan aileleri tespit eden zanlı, asker ailesine ziyarette bulunarak ”Ben askerdeki oÄŸlunuzun arkadaşıyım, yanından geliyorum sizlere selamı var” dedikten sonra kendisini acındırarak, annesinin öldüğünü, memleketine gideceÄŸini, parasının olmadığını söyleyip vatandaÅŸları dolandırıyor.

”Tavlama” olarak da adlandırılan bu yöntemin bir türü olarak, zanlı yolda durdurduÄŸu yaÅŸlı ÅŸahısı ”köyden tanıdığı” olduÄŸuna inandırarak, oÄŸluna borcu olduÄŸunu, bunu ödemek istediÄŸini ancak, üzerinde bozuk para bulunmadığını söylüyor. VatandaÅŸtan para üstünü peÅŸin alan zanlı, önlerinde durdukları binanın ikinci katındaki ofisine çıkacağını söyleyerek, oradan uzaklaşıyor. VatandaÅŸ ise bazen bir kaç saat bekledikten sonra dolandırıldığını anlıyor.

”PİSLİKÇİLİK”

Dolandırıcılar, gözlerine kestirdikleri kişilerin, üzerlerinde pislik olduğunu söyleyerek temizleme bahanesiyle para veya değerli eşyalarını çalıyor.

Vatandaşın üzerine tutkal, çiğnenmiş sakız veya mercimek atarak, temizlemek için yaklaşan zanlı, şahsın pantolonunu temizlerken cüzdanını veya cebindeki parasını el çabukluğuyla alıyor.

”MEVLİT OKUTMA BAHANESİ”

”Mevlit Okutma” yönteminde ise zanlı, tanışarak güvenini kazandığı vatandaÅŸa babasının öldüğünü mevlit okutacağını ayrıca, para vereceÄŸini söylüyor. Vatandaşı kandırmayı baÅŸaran zanlı, ÅŸahsın üzerindeki para ve altını da kendisinin vereceÄŸi parayla birlikte bir hocaya götürterek okutacağını söyleyerek alıyor. Zanlı bir binaya giriyor ve kaçıyor.

”PARA ÜSTÜ”

”Para üstü” yönteminde genelde market veya iÅŸ yerlerine birden fazla zanlı giderek, birisi kasada alışveriÅŸ yaparken diÄŸerleri kasiyerin dikkatini dağıtmaya çalışıyor.

Elinde 100 veya 200 TL gibi banknot tutan zanlı, bir yandan da kasiyerle sohbet ederek, kafasını karıştırmayı başarıyor. Kasiyer, zanlının uzattığı paraya göre üzerini hazırlayıp verirken, zanlı parayı verdiğini iddia ederek hızlıca oradan uzaklaşıyor.

”TIRNAKÇILIK”

”Tırnakçılık” yöntemi ise son aylarda özellikle İran ve Suriye uyruklu kiÅŸiler tarafından sıklıkla yapılıyor.

Yabancı uyruklu zanlılar, üzerinde yüklü miktarda para olduğunu bildikleri, takip ettikleri bir kişiyi durdurup Türk parasını tanımadıklarını kendilerine üzerinde varsa göstermelerini istiyor.

Genelde zanlının yanında bulunan kadın vatandaşın dikkatini dağıtırken, parayı alan zanlı sayarken, el çabukluğuyla desteden iki parmağını kullanarak paraları çekip avucunun içinde saklıyor.

mynet..

Facebook'ta paylaÅŸ
E-posta ile paylaÅŸ E-posta ile paylaÅŸ

Benzer yazılar



Yorum yok

Konuya cevap bırakın (Üyelik gerektirmez..)