Menu

İhale Nedir?

ihale-nedir

İhale nedir?

İhale kelimesi, İngilizce bir terim olan ”auction” kelimesinden dilimize geçmiş bir kelimedir. Auction kelimesi, kelime kökü olarak auctio’dan gelmektedir ve bunun da anlamı ”artış”tır. Piyasa ekonomileri konusunda genel şartlar itibariyle herhangi bir finansal değerin ya bir takım malların, herhangi bir kuruma / kurumlara ya da kişilere tahsis edilmesi işlemine ihale adı verilmektedir. İhale konusunda önemli olan husus, ihale işlemine sokulacak olan malın tek bir sabit fiyata sahip olmaması ve ya doğrudan doğruya hesaplanabilecek bir satım ücretinin belirlenememesi söz konusu olduğunda bu malın satıcı olan sahibi, malını ihale yoluna sokarak kendi ederinin rekabet ortamı içerisinde usulüne uygun bir biçimde satılmasını sağlayabilmektedir. İhale konusuyla ilgili ilk sınıflandırma, William Vicrey adlı şahıs tarafından 1961 yılında yapılmıştır. İhale, genel hatlarıyla eksiltme ya da arttırma yoluyla yapılacak işler için kullanılan bir terim niteliğindedir. Bir kişinin ya da kurumun bir işi ihaleye çıkarması demek, o işle ilgilenen kurumların ya da kişilerin arasından en az ücret seviyesini ödemeyi talep olarak sunanı seçerek yaptıracağını belirtmesi anlamını taşır. Aynı şartlarda yine bir satış gerçekleşirken, tam tersi olarak en yüksek fiyatı çeken kurumlara ya da kişilerden birine satış yapacağını belirtmesi de bir ihale yapılacağı anlamını taşır.

Farklı ihale usulleri

İhale içerisinde yapılacak arttırmalar ya da eksiltmeler; açık arttırma şeklinde ya da açık eksiltme şeklinde yapılabileceği gibi ”kapalı zarf” usulü adı verilen bir teknikle de yapılabilmektedir. Bu kapalı zarf tekniğinde; bir işi almak için rekabet içerisinde birbirlerine karşı aday olan tüm kişilerin ya da şirketlerin satıcı tarafa kapalı bir zarf içerisinde teklifleri gönderilir. Bu zarflar belirlenmiş bir gün ve saatte, tüm adayların bulunduğu ortamlarda açılır. Zarflar okunduktan sonra ortaya çıkan tüm şartlardan hangisi en uygunsa ihaleyi o taraf kazanmış bulunur. Bunun dışındaki açık arttırma ve eksiltme tekniğinde de (bu tekniğin bir diğer adı da pazarlık usulüyle arttırma ya da eksiltme denir) tarafların hepsi aynı ortamdayken her birinden farklı farklı teklifler alınır. Bu teklif verme işlemi, bir teklif sahibiyle başladıktan sonra verilen teklifin daha üzerinde bir teklif sunarak ya da daha düşük bir teklif sunarak devam etmektedir. En son yapılan teklif, son teklif rakamı olarak kabul edilir ve bunun üzerine başka herhangi bir rakamdaki teklif sunulma şansı kalmaz. Ve bu teklif dolayısıyla ihaleyi almış olur. İhalelerin hangi türde yapıldığı fark etmeden her türlü ihale ortamında mutlaka bir ihale komisyonu yer almaktadır. Böylelikle ihalelerin içerisine herhangi bir usulsüzlük ya da suistimal ortamı karışması önlenmeye çalışılır.

ihale-turleri-nelerdir

İhale komisyonlarının yer aldığı ihaleler de kendi arasında iki farklı türe ayrılmaktadır. Bu ihale türleri geçici ihaleler ve kesin ihalelerdir. Geçici ihale ortamlarında, ihalede son karar ihale komisyonuna değil onlardan daha da farklı bir merci tarafından belirlenir. Komisyonun kararının neticesinde, kesinleşmesi istenen kararın onaylanması arasında geçen süreçte önceden belirlenen sınırlar çerçevesinde son aşamadaki ihale kararının üzerine çıkabilecek ya da eksiltme yapılabilecek teklifler sunulmasının önü açılır. Böylelikle diğer ihale adaylarına da son bir seçenek sunulmuş olunur. Kesin ihalelerde ise ihale sonucundan çıkacak kesin karar ihale komisyonuna bağlıdır. İhale komisyonunun verdiği son kararla ihale sonlanmaktadır. Bunların dışında, ihaleler söz konusu olduğunca satıcı kişi; tarafların daha fazla sorumluluk bilincine sahip olmasını amaçladığı için onlardan kendi bünyesinde ve işinin ederine göre belirlediği bir miktarda teminat istemektedir. Bunun amacı, ihale içerisinde bulunan teklif sahiplerinin deyimi yerindeyse yüksekten uçmamasını sağlamak; yerine getirebileceği koşul ve şartları ihale sahibine sunmasını beklemektir. Bu sebeplerden dolayı işini ihaleye sunacak kişi ya da şirketler, kendileriyle ihale içerisine girmek isteyen kişi ya da şirketlere önceden davet göndermektedir. Bu davetlerin gideceği adresler işini yaptıracak kişi ya da kurumlar tarafından seçilir. Daha sonra ihale bitirilip nihayete kavuşturulduktan sonra; olası bir durumda ihaleyi alan şirketin işi yarım bırakması ya da direk yapmaması; kendisinden alınan teminat sayesinde zarar karşılamak olarak işini yaptıran tarafa geri dönüş olacaktır. Devlet, bu konuda da bir çok yaptırım içeren İhale Kanunu’nu yürürlüğe sokmuştur. Devlet İhale Kanunu sadece işini pazarlayacak olan kişi ya da kuruluşlar için değil, aynı şekilde işi alacak kurum ve kişileri de aynı şekilde ilgilendirmektedir. Her iki tarafın da kendi haklarından haberdar olması gerekliliğinden dolayı ihale içerisine giren her iki tarafın da mutlaka bu kanunları iyice mercek altına alması gerekmektedir.

 




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.