ibn-i sirin
408 kez okundu
İbn-i Sirin
Hazretleri
Basralı Muhammed uzun boylu, geniş omuzlu, kara kaşlı, kara gözlü, inci dişli, gül yüzlü bir gençtir. Zevkli giyinir ve daima çiçek gibidir. Nereden görür, nasıl peyler bilemiyoruz ama devlet adamlarından birinin karısı ona fena takar. Karşılıksız aşkı yüzünden insanlıktan çıkar. Kara pus kara yas somurtur, yemeyi içmeyi unutur. Bu ani değişim yaşlı dadının gözünden kaçmaz. Yaşlı dediysek saf değildir. Anasının gözüdür ve şeytana bile papucunu ters giydirir.
Bir gün hanımını deşeler. Ne o güzel kızım der, hele söyle, derdin ne? Kadın önce yok bi şeylerle geçiştirmeye kalkar ama ihtiyar kurt yutmaz. İşin içinde bir gönül meselesi olduğunu anlar. Hani aşk insanı söyletir derler ya, yine öyle olur. İhtiyar dadı ağzından girer burnundan çıkar ve büyük sırra kapı aralar. Hanımefendi uzunca bir tereddütten sonra filanca yerdeki bezzaz der, adı Muhammed olmalı.
-Üzüldüğün şeye bak. Ben de vali ya da nazırlardan biri sandımdı.
-Ne farkeder?
-Çok şey farkeder.
-Anlayamadım?
-Anlamasan da olur. Şimdi söyle bana, o genci sana getirmemi ister misin?
-Böyle bir şeyi yapabilir misin?
-Sen beni ne sanıyorsun?
-Bunu becerebilirsen seni altınlara, elmaslara boğarım.
İhtiyar kadın ertesi gün iki koca destiyi suyla doldurur. Oflaya puflaya bezzazın önünden geçer. Muhammed fırlayıp kalkar ve yaşlı kadının destilerini kapar.
-Müsaade ederseniz ben taşıyayım anacım.
-Ay zahmet olacak. Evimiz de azıcık uzakçadır ama…
-Olsun be anacım, sen dua et yeter.
Kadın önde Muhammed arkada yürürler. Nitekim muhteşem kasrın önüne gelirler. İhtiyar dadı. A be evladım der, oldu olacak şunları yukarı bırakıver.
Bir kat çıkarlar, iki kat çıkarlar, üçüncü kata gelince kadın onu bir odaya sokar ve üstünden kilitleyiverir. Muhammed olan biteni anlamaya çalışırken içeriye genç bir kadın girer. Salına salına gelip karşısına dikilir ki maksadı bellidir. Genç bezzaz kıpkırmızı kesilir, ağlamaklı bir sesle bırakın beni gideyim diye yalvarır. Kadın buna sadece güler ve kararlı bir sesle Hayır! der, ya dediklerimi yaparsın ya da çılgınlar gibi bağırır, uşakları başına toplarım.
-Ama ben, ihtiyar kadın, su, desti…
-Bunlara kimin inanacağını sanıyorsun? Üçüncü katta ve yatak odamdasın.
Genç bezzaz kapıdan çıkamayacağını anlayınca camı açar ve zerre kadar tereddüt etmeden kendini aşağı atar. Yere oldukça sert düşer ve kendinden geçer. Baygınlık anında Yusuf Aleyhisselamı görür. Yüce Nebi onu muhabbetle kucaklar ve Biliyor musun der, senin başına gelenler benim başıma gelenlere benziyor. Dilerim Rabbimden, sana da ilmimden versin!
Ve duaları kâbul olur. rûya tabirinde benzeri az gelen bir derya olur.
Hayat hikayesi
İbn-i Sirinin annesi (Safiye Hatun), Hazret-i Ebûbekirin azatlı kölesi, ablası (Hafsa Radıyallahü anha) ise sayılı muhaddislerden biridir. O da genç yaşlarda ilme sevdalanır ve Hazret-i Aişe, Zeyd bin Sabit, Hasen bin Ali, Ebu Hureyre, Abdullah bin Abbas, Cündeb bin Abdullah, Samira bin Cündeb, İmran bin Husayn, Huzeyfe bin el Yemani, Ebû Said-i Hudri ve Ebûd-Derdânın (Aleyhimürrıdvan) sohbetlerinde yetişir. Özellikle Enes bin Malikten (Radıyallahü anh) çok istifade eder.
hadis ilminde isnada çok ehemmiyet verir. O yıllarda talebeleri bu titizliğin lüzumunu kavrayamazlar, ancak ortalık karışınca hocalarının hassasiyetini anlarlar. ayeti kerimelerin hangi hadise üzerine inzal olduğunu araştırır ve talebelerine sadece Sahabe-i kiramın yaptığı tefsirleri aktarır. Kendisi müctehid olmasına rağmen bütün fıkhi meseleleri sahabelere danışır. İşte bu yüzden talebelerinin arasından Şâbi ve Malik bin Dinar gibi zirveler yetişir.
Nefsani, şeytani, rahmani
rüyaları nefsani, şeytani ve rahmani diye tasnif eder. Rüyasının tesirinde kalanlara aldırma der, sen uyanık iken Allah-ü teâlânın emirlerini yapmaya bak.
Biri rüyasında erkeklerin ve kadınların ağızlarını ve edep yerlerini mühürlediğini söyler. Mübarek güler Hadise açık der, sen ramazan-ı şerifte müezzinlik yapmış olmalısın.
Rüyasında domuzların boynuna inci takan birine Sen saman pazarında altın satıyorsun buyurur, bundan böyle ehil olmayan kimselere hikmet öğretmeye kalkışma!
Adamın biri telaşla gelir ve Rüyamda bir kuşun mescidden güzel bir taşı alıp gittiğini gördüm der. ayağa kalkar ve Öyleyse kalkın gidelim der, Hasan-ı Basri vefat etmiş olmalı!
evinde her cuma paluze (bir nevi tatlı) pişirtir hem çoluk çocuğuna hem gelene gidene yedirir. Tam 41 çocuğu olur ama Abdullahtan gayrisinin ölüsünü görür. 40 defa evladını defneder ama bir kere bile üf demez. Dil ile Alan da o (Celle Celalüh) veren de o demek kolaydır ama o bunu hal ile söyler.
Gıybetten sakının
annesine çok hürmet eder. Kadıncağız oğlunun sesini bile tanıyamaz çünkü mübarek onun yanında hiç konuşmaz.
Bidat sahiplerinden uzak durur ve gıybete asla basamak olmaz. Biri gelip Haccac hakkında konuştuğunda Şüphe etme ki Allah-ü teâlâ hükmünde adildir. Başkasının haklarını Haccactan alacağı gibi, Haccacın hakkını da başkalarından alır. Yarın İzzet ve Celâl Sahibinin huzuruna çıktığında sana senin günahlarını soracaklar, Haccacınkileri değil.
Hazretlerine göre filan şahıs, filandan daha âlimdir demek dahi gıybettir. Çünkü ikincinin kalbi incinebilir. Hatta Şu yahudi tabib, şu yahudi tabibden daha bilgilidir demekten bile çekinir.
Mübarek Sakın kimseye haset etmeyin buyurur. Eğer cehennemlikse neyine özeneceksin. Yok cennetlikse ona uymalı ve imrenmelisin.
birisine Nasılsın? diye sorar. Adam Ailesi kalabalık, meteliksiz ve 500 dirhem borcu olan biri nasıl olursa diye cevap verir. Hemen evine gider ve sözkonusu adama bin dirhem getirir. Çünkü o derdi ile meşgul olamayacağı kimseye halini bile soramaz..
Beş ama ne?
Bir gün İmam-ı Azam Hazretleri İbn-i Sirine gelir. Rüyamda Azrail Aleyhisselâmı gördüm der, canımı ne zaman alacaksın diye sordum bana beş parmağını gösterdi. Beş de ne?
Söyleyin nolur, ay mı, yıl mı, dakika mı?
güler Sen de biliyorsun der, Beş şey var ki onu kimse bilemez. Ölüm de bunlardan biridir.
Azrail âleyhisselam sana onu hatırlatmış olmalı
Ama şu var ki de ölümden ve hesap gününden çok korkar. Söz kabirden kefenden açıldığında yüzü kireç gibi olur ve kaskatı kesilir. Ama çok güzel can verir.
Hasan-ı Basri gibi bir zirveyle aynı kubbe altında yatmakla şereflenir.
Bu konuyu okuyanlar bunlarıda okudu
Umarım konuyu beğenmişsindir istersen bu sayfaya abone olarak yapılan yorumlardan ve yeniliklerden RSS Feed, ile haberdar olabilirsin. Anasayfa dön.
Fuat carım kimdir hayatı eserleri kitapları fotoğrafı
Kuma hayat veren eller süper gösteri / video
Timsah derisi ne işe yarar derseniz buyrun timsah derisinin işlenmesi
Hayvanlar ve komik anlar
İtalya resimleri italyadan manzaralar
Gülme krizi nasıl olur rtl televizyonundaki spikerin gülme krizi...
Antoine Laurent Lavoisier kimdir çalışmaları hayatı eserleri buluşları devrimleri
Kuaför degil sanki fabrika tam 120 kişi çalışıyor
vtunnel.com gir vtunnel giriş vtunnel youtube girişi vtunnel ile yasaklı sitelere bağlan
Uçak piste iniş yapmak istedi ama inemedi / gelişinden belliydi!!
Henüz yorum yapılmadı ilk yorumu sen yap. bu yazı için
Yorumlardan haberdar olun Yorumlar Rss ve Geriizleme URL