Ana Sayfa > Kim kimdir > HIRSIZLAR KASABASI (Indra Ghandi’den)
HIRSIZLAR KASABASI (Indra Ghandi’den)
Reklamlar
 Sevgili Dostlarım,                   Â
 Bilinen bir öykü ama güncel olduÄŸu için         Â
 hatırlamak amacıyla gönderiyorum.            Â
 “Ömür dediÄŸin üç gündür ,                Â
 Dün geldi geçti, Yarın meçhuldür ,           Â
 O halde ömür dediÄŸin bir gündür,            Â
 O da bugündür.”                     Â
                             Â
 HIRSIZLAR KASABASI                   Â
                             Â
 Bir kasabada her gün hava kararınca, insanlar      Â
 maymuncukları nı ve                   Â
 fenerlerini yanlarına alır, komÅŸularının evlerini soymayaÂ
 giderlermiÅŸ.                      Â
                             Â
 Fakat, gün doÄŸarken geri döndükleri her seferinde kendi Â
 evlerini de                       Â
 soyulmuÅŸ durumda bulurlarmış. Ama ülkede kimse     Â
 kaybetmezmiÅŸ, çünkü                   Â
 herkes birbirinden çalarmış.              Â
                             Â
 Bir gün, nasıl olmuÅŸsa, dürüst bir adam ortaya çıkmış. Â
 Geceleri,                        Â
 diÄŸerleri gibi çantasını fenerini alıp hırsızlığa    Â
 çıkmaktansa, evinde                   Â
 kalıp çalışmayı tercih edermiÅŸ bu adam. Hırsızlar da onunÂ
 evinin önüne                      Â
 geldiklerinde içeride ışık yandığını görünce döner   Â
 giderlermiÅŸ. Fakat                   Â
 bu durum böyle bir süre devam edince, ahali ona kızmaya Â
 baÅŸlamış:                        Â
                             Â
 “Çalmadan yaÅŸamak senin tercihin, ama baÅŸkalarını    Â
 engellemeye                       Â
 hakkın yok” demiÅŸler.                  Â
                             Â
 Bunun üzerine dürüst adam, geceleri ışığını söndürüp  Â
 dışarı çıkmaya                     Â
 baÅŸlamış. Her gece, hırsızlık yapmadan orada burada   Â
 dolaşır durur,                     Â
 sonunda yatmaya evine dönermiş. Fakat her döndüğünde evini
 soyulmuÅŸÂ Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â
 bulurmuş. Sonuçta bir haftadan daha az bir sürede, yiyecek
 içecek hiç                       Â
 bir şeyi kalmamış ve memleketini terketmek zorunda kalmış.
                             Â
 Kasabada hırsızlıkta ustalaşıp giderek zenginleÅŸenler  Â
 kendileri                        Â
 için soygun yapmak üzere maaÅŸlı hırsızlar tutmaya    Â
 baÅŸlamışlar.                      Â
 Zamanla, zengin fakir ayrımı çoğalmış. Zenginler mallarını
 korumak                         Â
 için bekçiler tutmuÅŸlar, hapishaneler kurmuÅŸlar. Kendi Â
 mallarının                       Â
 çalınmasını da yasa dışı ilan etmiÅŸler! Ancak yoksullarınÂ
 mallarını                        Â
 çalmak hala serbestmiÅŸ!                 Â
                             Â
 Bir süre geçtikten sonra, artık kimse soymaktan ve   Â
 soyulmaktan söz                     Â
 etmez olmuÅŸ. Çünkü, yoksulların çoÄŸu ya açlıktan ölmüş yaÂ
 da oraları                       Â
 terketip gitmiÅŸler. Zenginler ve maaÅŸlı soyguncular ise Â
 ortada                         Â
 soyacakları kimse kalmadığından servetlerini yavaÅŸ yavaÅŸÂ
 yitirmeye                        Â
 baÅŸlamışlar.                      Â
                             Â
 Sonunda zenginler eski düzeni yeniden saÄŸlamak için   Â
 oraları ilk                       Â
 terkeden dürüst adamı başa getirmeye karar vermişler. Sora
 sora nerede                       Â
 yaÅŸadığını öğrenmiÅŸler. Evine gittiklerinde kapıda yazılıÂ
 bir kağıt                        Â
 görmüşler. Kağıtta ÅŸunlar yazıyormuÅŸ:          Â
                             Â
 “Bir insan sadece dürüst olduÄŸu için aranıyorsa, her ÅŸeyÂ
 için çok                        Â
 geç olmuÅŸ demektir…”                 Â
                             Â
 Bir millet uyuyorsa uyandırmak kolaydır.        Â
 Ama uyumuyor da uyuyor gibi yapıyorsa ne yapsanız nafile,Â
 uyandıramazsını z.                   Â
                             Â
 Indra Ghandi










Yorum yok