Menu

Hamilelikte Nasıl Beslenilmeli ?

hamilelikte-nasil-beslenilmeli

Gebelikte beslenme nasıl olmalı?

Yaşamımızı sağlıklı seviyelerde sürdürebilmemiz için kuşkusuz ilk dikkat etmemiz gereken nokta dengeli ve yeterli derecede beslenmedir. Aynı şekilde kadınların hayatlarının belli dönemlerinde bu dikkat ve özveri durumunu iki katına çıkarmaları gerekebilmektedir. Bunun sebebi hamile kaldıktan sonra geçirilen gebelik dönemidir. 9 aylık süre boyunca hem annenin sağlığı, hem de karnındaki bebeğin sağlığı adına mutlaka dengeli beslenmeli, sağlık açısından hiç bir şey ihmal edilmemelidir.

Bir anne adayının geçirdiği hamilelik süreçleri, tıbbi açıdan üç farklı döneme ayrılmaktadır. Bu dönemlere “trimester” adı verilmektedir. Birinci trimester dönemi gebeliğin ilk 3 ayı sürecini kapsamaktadır, 13. haftadan sonra 14. haftayla 26. hafta arası ikinci trimesteri, 27. haftayla 40. hafta arası da üçüncü trimesteri kapsamaktadır.

 

Hamilelik sürecine genel gözle bakıldığında, bir anne adayının hamile kaldığını öğrendiği süreçten itibaren vücudunun metabolizmik olarak ve psikolojik olarak kendisini hamileliğe adapte etmeye çalışması sürecinde bir yandan bebek anne karnında hızla oluşmaya ve gelişmeye devam etmektedir. Bu yüzden hamilelik süreçlerinin her biri kendi içerisinde önem arz etmekte, bebeğin sağlıklı gelişimi için her dmnem aynı beslenme özverisi ve sağlığa dikkat durumu göz önünde bulundurulmalıdır.

Hamileliğin ilk haftalarında beslenme konusunun bu kadar üzerinde durulmasının ana noktası, annenin hamileliğin ilk günlerinden itibaren oturttuğu beslenme düzeninin hamileliğin sonuna kadar bebeği aynı şekilde etki altına almasıdır. Sonuç olarak anne ne şekilde besleniyorsa, bebeğin gelişimi ve sağlığı da bu annenin beslenmesi üzerinden şekillenmektedir. Bebek, anne karnındayken bütün yaşamsal ihtiyaçlarını annesiyle arasındaki bağlantı olan plasentadan sağlamaktadır.

Bebeğinizin fizyolojik olarak gelişmesi, zihinsel olarak gelişmesi ve hamilelik sürecinde tüm bu gelişmeleri sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmesi adına mutlaka ve mutlaka hamilelik sürecinizi yürüttüğünüz bir uzman hekiminizin olması ve bu hekimle birlikte bebeğinizin sağlığı için yapabileceklerinizi uygulamanız gerekmektedir.

Halk arasında hamile kadınlar için yaygın olarak söylenen “Sen artık çift canlısın, bol bol yemek ye” düşüncesi tamamen asparagastır. Çünkü anne bedeninde ikinci bir can taşıyor diye gerekli gereksiz her şeyle beslenip, her şeyden çok fazla tüketirse bebeğe sağlık getirmesinin aksine hem kendi sağlığı için hem de bebeğin sağlığı için tehlike ortamı oluşturmaktadır. Hamilelik süresince çok fazla yemek yemek, zaten normal şartlarda kilo almakta olan annenin daha da fazla kilo almasına; bunun sonucunda kilo problemlerinin yarattığı şeker, kolesterol, kalp ve damar rahatsızlıkları, kemik ağrıları, stres vb. pek çok sorunla da aynı şekilde uğraşmasına yol açmaktadır.

Bir gebenin, hamile olmayan bir kadından sadece 300 kcal’lik (kilo kalori şeklinde okunmaktadır) bir fazla besin tüketmesi gerekmektedir. Günlük bazda verilen bu değerler aylık ve yıllık olarak süreçlere vurulduğunda hem annenin sağlığı için ihtiyaç duyduğu demir ve mineralleri almasına, hem de bebeğin anneden gelen sağlıklı ve yararlı besinlerle daha iyi gelişmesine yardımcı olmaktadır.

 

Hamileliğin her sürecinde beslenmenin sağlık üzerinde ciddi olarak etkisi bulunmaktadır. Anneler kendilerini hamilelik stresinden mütevellit sürekli “8 haftalık gebelik beslenme“, “18 haftalık gebelik beslenme “ya da “hamileliğin 5. ayında beslenme” gibi konu başlıklarını araştırırken bulabilmektedir. Bu tip soruların araştırılması güzeldir, ancak unutulmaması gereken kısım her anne adayının hamilelik sürecinin ve metabolizmasının farklı geçebileceğidir. Yapılması gereken ana koşullar haricinde, kulaktan dolma bilgilerle hareket etmek yerine uzman doktorunuzun önerdiği şekilde beslenmenizi gerçekleştirmek hem kendiniz hem de bebeğiniz için en sağlıklı yöntem olacaktır.

Hamilelikte beslenme önerileri

Her şeyden önce ilk olarak dikkat edilmesi gereken kısım, gümlük su ihtiyacının asla aksatılmamasıdır. Çünkü bu sefer zaten hem kendi vücudunuzun su ihtiyacı hali hazırda olacak, bir de bebeğinizin karnınızda yaşadığı sulu bölümde ıslaklığın ve nemliliğin sağlanması adına suya ihtiyaç daha da artacaktır.

Sıvı ihtiyaçlarınızın söz konusu olması dahilinde, içtiğiniz içeceklere de mutlaka özen göstermeniz gerekecektir. Asitli içecekleri mümkünse hayatınızdan kaldırmanız, hele ki alkol içeren içecekleri asla ve asla bünyenize sokmamanız gerekmektedir.

Bir anne adayının hamilelik döneminde vücudunun en çok ihtiyaç duyduğu kaynak karbonhidratlardır. Günlük enerjinin yüzde otuzluk bir kısmını oluşturan karbonhidratlar, özellikle anne adayları tarafından kompleks şekilde tüketilirse çok daha faydalı olmaktadır. Örnek vermek gerekirse tahıllar, tam buğday ekmeği ya da kuru baklagiller beslenilecek faydalı karbonhidratlara örnektir. Çoğu hamile kadının yaptığı en büyük yanlış, hamilelik döneminde zaten hali hazırda kilo alındığı için daha fazla şişmanlamamak adına karbonhidratları hayatlarından çıkarmaktır. Böyle bi atılımda asla bulunulmamalı ve mümkün olduğunca karbonhidrat besinini hayatlarında tutmaları gerekmektedir.

Karbonhidrat kadar önemli olan bir diğer grup da vitaminlerdir. Vitaminler hamilelikle beslenme sürecinin aynı şekilde olmazsa olmazları arasındadır. D vitamini, B12 vitamini, C vitamini, demir, iyot vb. ürünleri içeren besinleri de hamilelik sürecinde mutlaka tüketmek gerekmektedir.

Bunun dışında proteinlere de mutlaka ağırlık verilmeli; kaliteli etler, peynirler, yoğurtlar yenilmelidir. Gün içerisinde herhangi bir öğününüzde mutlaka kırmızı et, beyaz et, kuru baklagil ya da balık tercih etmeniz gerekmektedir.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.