Menu

Gravür sanatı ve tarihi

gravür sanatı

Resimlerin fotoğraflarla çoğaltılmasının geçmişi 175 yıl geriye dayanmaktadır. Oysa ki bundan çok daha önceleri, hatta matbaa bile icat edilmeden önce gravür yoluyla resimlerin çoğaltılması yöntemi keşfedilmişti. Peki, Gravür sanatı nedir ve tarihi gelişimi nasıldır?

gravür

Gravür, en kabaca bir tarifle maden, tahta ya da taş yüzeyler üzerine çizgiler oymak suretiyle resim yapmak ve şekiller meydana getirmekten ibarettir. En fazla kullanılan gravür türü tahta üzerine oyularak yapılanıdır. M.S. 9. yüzyılda Çin’de gravür yapıldığı bilinmektedir. Gravür Avrupa’da 15. yüzyılda başlamıştır ve bu dönemde Avrupa’da yapılan ilk gravürler, doğrudan doğruya konturların çizilmesiyle ortaya çıkarılan kaba saba resimlerden ibaretti. İlk çalışmaların yapılmaya başlanmasından yaklaşık bir asır sonra büyük gelişmeler sağlandı ve güzel eserler ortaya çıkmaya başladı.

gravür sanatçılığı

16. yüzyılın başlarında usta gravürcüler Dürer’in resimlerini tahta üzerine geçirerek çoğaltmaya başladılar. Bu sayede Dürer, eserleri gravürle çoğaltılan ilk büyük ressam olarak tarihe geçti. Matbaanın gelişmesiyle birlikte, gravür sanatı da büyük gelişme gösterdi. Birçok ünlü gravür sanatçısı yetişmeye başladı. Bunlar da ünlü ressamların resimlerini gravür yoluyla tahta üzerine geçiriyor ve çoğaltılmasını sağlıyorlardı.

gravür nedir

Gravür sanatı hiç şüphesiz özel bir çalışma ve kabiliyet gerektiriyordu. Birkaç çeşit özel keski kullanarak tahta üzerine bu resimleri oymak herhalde çok dikkat ve sabır gerektiriyordu. O dönemde resimlerin başka bir yolla çoğaltılabilmesinin imkanının olmaması, gravür sanatının hızlı bir şekilde gelişmesini sağladı. Özellikle ressamların dünyanın farklı yerlerine gidip gezerek yaptıkları çalışmaları, gravürler halinde tahta üzerine oyularak çoğaltıldı.

gravür sanatı ve tarihi

Gravürlerin maden levhaları üzerine yapılan çeşitleri de vardı. Daha çok bakır levhalar kullanılmaktaydı. Gravür sanatçısı, çelik kalem kullanarak bakır üzerinde çalışırlardı. Bundan başka kimyasal bileşimlerle madenleri etkileyerek yapılan gravürler vardır ki, bu daha çok zırh ve silahların süslemeleri için kullanılırdı. Bu yöntem daha sonraları resimlerin çoğaltılmasında da kullanılmaya başlanmıştır.

osmanlı saray gravürü

19. yüzyıl boyunca başta İstanbul olmak üzere Bursa, Edirne, İzmir gibi şehirlerimizle ilgili yapılan resimler gravür yoluyla çoğaltıldı. Öyle ki İstanbul ve İstanbul Sarayları ile ilgili gravürler o dönem hayatını ve yaşantısını temsil etmektedir.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.