Menu

Glikolik Asit Peeling Nedir ?

glikolik-asit-peeling-nedir

Glikolik asit nedir?

Neredeyse tüm meyve türlerinin içerisinde bulunan ve daha çok “meyve asitleri” olarak adlandırılan glikolik asit, alfa hidroksi asitlerinin ailesinden sayılan bir asit türüdür. Glikolik asit doğada genel olarak şeker kamışlarının özünden elde edilmektedir. Bu asit türü, genellikle cilt sağlığı piyasasında peeling için ana madde olarak kullanılmaktadır. Glikolik asit kullanılarak yapılan kimyasal peelinglere “glikolik asit peelingi” adı verilmektedir.

Glikolik asit peelingi nedir?

Glikolik asit peelingi, ciltteki yaşlanma etkilerini yok etmek amacıyla uygulanan bir peeling çeşididir. Bu peeling sayesinde ciltteki lekelenmeler, sarkmalar, kırışıklıklar ve kuruluk belirtileri gibi durumlar kontrol altına alınmaya çalışılır. Glikolik asit peelingi genellikle yüz bölgesine uygulanıyor olsa da bu cilt problemleriniz yüzünüzün dışında başka bir bölgede de varsa o bölgeye de uygulanması mümkündür. Hatta ellerdeki lekelenmeler için de çoğunlukla glikolik asit peelingine başvurulmaktadır. Bu peeling uygulamasının uygulanması esnasında, glikolik asitte yer alan doğal asitler yardımıyla cildin en üstünde yer alan tabaka soyularak cilt lekeleri yok edilir, tıkalı olan gözenekler açılır, ölü cilt hücrelerinden cilt arındırılır ve ciltteki kırışıklıkların önüne geçilebilir. Bu uygulamaya kısaca peeling yani soyma işlemi adı verilir. Glikolik asit peelinginin kullanım amacı az önce anlattığımız sebeplere çözüm üretmektir; bunun dışında kolajen üretimini arttırma, sarkan ciltlerin toparlanmasına yardımcı olma ya da cilt yapısını daha da sıkı bir hale getirme gibi amaçlarda kullanılmasının bir mantığı yoktur çünkü bu tip istekleri karşılayacak bir içeriğe sahip değildir. Glikolik asit uygulaması en fazla 30 saniyelik süreçlerde yapılmaktadır. Bu uygulamanın kendine özel fırçasıyla madde uygulama yapılacak alana sürülür ve 5 dakikalık bir süreçte etkisini göstermesi beklenmeye başlanır. Daha sonra özel bakım sularıyla temizlenen ciltte, uygulamadan kaynaklı geçici olarak bir takım yanmalar, batma hissi ya da iğne yapılırken duyduğumuz acı gibi hisler oluşabilir. Ancak hiç bir zaman şiddetli ağrılar ya da acılar hissedilmez.

Glikolik asidin uygulanması sonrasında en fazla 24 saatlik bir zaman diliminde bölgesel kızarıklıklar meydana gelebilir ancak bu kızarıklıklar da herhangi bir problem yaratmadan kendiliğinden geçebilmektedir. Bu peelingin yaptırım aşamasında en iyi sonucu almak için 6 ya da 8 seanslık bir süreç geçirilmesi gerekmektedir. Bu seansların arasındaki süreçler de cildin kendini daha iyi toparlaması adına 20 ya da 25 günlük süreçler olmalıdır. Tabi bu süreçler kişiden kişiye ve cilt tipinden cilt tipine değişebilir. Örneğin; bazı kişilerde 4. seansta istenilen sonuçlar elde edilebildiği gibi bazı kişilerde de 8. seans sonrasında istenilen sonuca ulaşılamadığı için 8. seansın da üzerine ek seans talepleri olabilmektedir. Glikolik asit peelingi yaptırıldıktan sonra, cildin tam olarak istenilen seviyeye gelmesi adına bu peeling uygulaması ilk uygulamanın üzerinden en az 3 ay, en fazla 1 yıl geçtikten sonra yine tekrarlanmalıdır. Glikolik asit peelinginin uygulama aşamasında dikkat edilmesi gereken bir husus daha, bu uygulamanın uzmanlaşmış bir klinikte yetkili uzman estetisyenler tarafından yapılması gerekliliğidir. Çünkü bu tip uygulamaların karar aşamasında uzman dermatologlar ve estetisyenler sizin cildinizle alakalı bir takım testler yapıp, uygulama sırasında sizin cildinizin ne kadarlık bir dozda glikolik aside ihtiyaç duyduğunu ve uygulamanın seanslar arasında nasıl dağıtılarak yapılacağını en doğru şekilde belirlemektedirler.

Kimler glikolik asit peelingi yaptıramazlar?

Yüzünde uçuk olan kişiler

Cildinde su toplayan bölgeler olan kişiler

Cildinde Güneş kaynaklı yanıklar olan kişiler

Uygulama sonrası yan etki yaratabilecek içerikteki cilt ilaçlarını kullanan kişiler

Glikolik asit peelinginin yan etkileri var mıdır?

Bir bireyin cildine glikolik asit peelingi yaptırdıktan sonra kayıtlara geçmiş ağır bir yan etkisi gözlemlenmemiştir ancak cildin normal haline döndükten sonra iyileşmesi için bir süre cilt dinlenmeye bırakılmalıdır. Bu süreçte ciltte oluşabilecek kızarıklıkların ve hassasiyetin üzerine gidilmemeli, bunlar için ağır ilaçlar kullanılmamalı, ağır makyaj yapılmamalı, içerikleri ağır bakım kremleri ya da maskeleri kullanılmamalı, direkt olarak Güneş ışığına maruz kalınacak yerlerde bulunulmamalı ve ağır egzersizler içerisine girilmemelidir.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.