Menu

Gelin Kaynana Sorunları Nasıl Çözülür ?

gelin-kaynana-sorunlari-nasil-cozulur

Gelin – Kaynana atışması

İnsanlık tarihinde bir aile olgusu oluşturulduğu süreçten itibaren günümüze kadar geçen süreçte, aile bireyleri arasında zaman zaman bir takım sorunlar çıkabilmiş; ancak kaynana ve gelin arasındaki sorunlar her daim devam ederek bir sonuca varılamamıştır. Gerek kaynanaların gerek gelinlerin abartı tutumları, yanlış yaklaşımları gerekse iki tarafın da çok gerekli olmayan duygu devinimleri uzun sürecek sürtüşmelere sebep olabilmektedir. Bu süreçlerin derininde uzmanlar geçmişten gelen sebeplerin, karakter yapılarının, kafalarda oluşturulan sabit ön yargıların, ileriki yaşlarda değişen tutum ve davranışların ve bilerek yaşatılmak istenen tersliklerin olduğunu dile getirmektedirler. Genel olarak en çok görülen gelin-kaynana çekişmeleri şu sebeplerden meydana gelir;

Öncelikle kadınlar evlenmeden önce kendi yakın çevresinden ve kendi ailesinden evliliğe dair fikir alışverişinde bulunurlar. Aynı şartlar erkekler için de geçerlidir. Bu fikirlerin arasında gelin – kaynana ilişkisi için kötü yorumlar,  yanlış bilgilendirmeler olması olasıdır. Çünkü insanlar da çevrelerine verdikleri akıllarda öncelikle kendi deneyimlerinden yola çıkarlar. Türk toplumunda da her daim gelin – kaynana çekişmeleri, iyi ilişkilerden daha yüksek miktarda olduğundan erkek tarafının da kız tarafının da kafasında kötü izlenimler oluşması kaçınılmazdır. Kulaktan dolma bilgiler eşliğinde hayatlarını birleştiren gelin ve damat, birbirlerinin ailelerini tanımak için ne kendisine yeterli özveride bulunacak; ne de karşı taraf için gereken şartları yaratacaktır / yaratmaya çalışacaktır. Bu durum gelinle kaynananın birbirine uyum gösterme sürecini epey zorlaştıracaktır.

gelin-kaynana-sorunlari

Öte yandan toplumda oğullarına çok düşkün anneler ya da annelerine çok düşkün erkek çocukları sorunsalı da bu konunun içerisinde baş gösterebilmektedir. Çok küçük yaştan beri oğlunun tek başına bir birey olmasına izin vermeyen anneler, bireysel kararlarını kabul edemeyen anneler, çocuğunun hayatı boyunca aklınıza gelebilecek her şeyi üstlenmiş ve iki kişilik bir hayatı tek kişilik yaşayan anneler toplum içinde sayı olarak hiç de azımsanmayacak noktadadırlar. Hal böyle olduğunda oğlunun artık başkasıyla kendine ait bir hayat kurmasını, kendi kararlarını kendisinin vermesini ve kendi doğrularını keşfedebilmesini sindiremeyen bir çok anne vardır. Bu tip kadınların hakimiyet dürtüsü, doğal olarak oğlunun evlendiği kadına kayacak ve elinden alınan imkanlarının sinirini gelininden çıkartacaktır. Aslına bakıldığında bu hiç bir şekilde imkan olarak kabul edilemez, aksine psikolojik olarak sorunlu bir davranışa örnek gösterilebilir. Ancak bu tip karakterlerdeki anneler bunu asla görmez ve kabul etmek istemez. Dolayısıyla kendisini bir çeşit yenilgide hissettiği için kendi evladına karşı daha merhametli, gelinine psikolojik ve davranışsal olarak bir savaş açar pozisyonda olacaktır.

Psikolojik olarak bazı tip insanlar kendi çektiği sıkıntıların ve kötü deneyimlerin, başkasının da başına gelmesinden değişik bir haz duyarlar. Bu rahatsızlık seviyesine varan bir düşünce tipi olsa da bazı kaynanalar gerçekten gelinlerine de kendi evlilik hayatlarında yaşadıkları negatif deneyimleri özellikle yaşatmaya çalışırlar. Bunu aşıp normal düşünce yapısına dönmeleri tamamen kendi ellerindedir.

gelin-damat-ve-kaynana-sorunlari

Evlenen çiftlerin kendi aralarındaki baskın karakter meseleleri çoğu zaman ailevi olaylara da yansımaktadır. İki tarafın da ailelerinin evliliğin en başından beri karı kocanın kendi arasında olan diyaloglara müdahale etmesi, bireysel düşüncelere saygı göstermemesi, erkek tarafının ailesinin de kadın tarafının ailesinin de bu durum içerisinde baskın model olmaya çalışması ve yetki çatışmaları çiftlerin kendi arasındaki ilişkilerine de ailelerin birbirine karşı uyması gereken saygı çerçevelerine de büyük zarar verebilmektedir. Çok basit bir örnek verecek olursak eşlerin çocuğu olduktan sonra kadının ve erkeğin çocuğun üzerinde farklı hakimiyet kurmaya çalışması, yetiştirme tarzı açısından anne tarafının ve baba tarafının farklı kriterleri olması toplu olarak ilişkileri sürekli zedeleyecek olaylar zinciri yaratır.

Her evlilikte olması normal olan olaylardan biri tabi ki karı koca arasında yaşanan maddi ve manevi durumlardan dolayı gerginliklerin yaşanmasıdır. Bu tip olayların çözüm aşamasında hem eşler aile hayatları için emek ve özveri göstermeyi tekrar tekrar öğrenirler, hem bir birey olarak olaylarla başa çıkma güdülerini geliştirirler, hem de karakter olarak her edindikleri deneyimden bir ders çıkarmayı öğrenirler. Ancak bu noktada da yapılan bir çok yanlış beraberinde aile için sıkıntıları da getirir. Gerçekleşen herhangi bir sıkıntıyı erkeğin ya da kadının geciktirmeden kendi ailesiyle paylaşması, tarafların karşısındaki tarafa zıt duygular beslemesine ve olayın iç yüzünü çok da irdelemeden yanlış düşüncelere kapılmasına sebebiyet vermektedir. Çünkü her anne – baba kendi evladına herhangi kötü bir düşünce söyleme ya da yanlış yapabileceğini kabul etme yerine hemen olayın diğer yüzüne yoğunlaşmayı seçerler. Bu gibi durumlar da çiftlerin sakinleştiklerinde çok daha kolay çözebilecekleri küçük durumları ailelerin işin içine girmesiyle kocaman durumlar haline getirebilirler. Zaten aralarında bir takım sıkıntılar olan gelin ve kaynananın bu tarz konularla araları iyice açılabilir.

Yukarıda saymış olduğumuz sebepler doğrultusunda gelin ve kaynana arasında yaşanan çekişmeler sık sık problem haline gelebilmekte, çözülemediği taktirde boşanmaya kadar giden sonuçlar oluşmaktadır. Mümkün olduğunca çözüm odaklı davranmak ve iki taraftan birinin daha mantıklı düşünebilmesi sorunların azalmasına yardımcı olacaktır. Çözüm süreci için yapılması gerekenleri şu şekilde sıralayabiliriz;

Karşı tarafla elinizden geldiğince empati halinde olun.

Karşı tarafı daha iyi tanımak için daha çok çaba gösterin.

Mümkün olduğunca nazik ve kibar olun.

Kesinlikle olduğunuzdan farklı yapmacık davranışlar sergilemeyin.

Kaynananızla sıkıntılarınızı eşinize şikayet olarak değil çözüm süreci için tavsiye alabilecek pencereden bakarak konuşun.

Sıkıntılı süreçlerinizde mümkün olduğunca sabırlı ve sakin kalmaya çalışın.

Karşı tarafı sonradan kazanılmış bir aile gibi değil, kendi ailenize yaptığınız gibi içselleştirmeye çalışın.

Samimiyeti pekiştirecek konuşmalar yapmayı sıklaştırın, hatta arada sevgi bağını sıkılaştırmak için hediye alıp verin.

 




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.