Menu

Gebelikte görülen cilt kaşıntıları

gebelikte kaşıntı

Gebelik döneminde değişik nedenlerle vücudun farklı bölgelerinde, örneğin genital organlar, karın, göğüs ve bacaklar gibi bölgelerde kaşıntılar olabilir, ancak bu kaşıntılar gebeliğin son üç ayında görülen kaşıntılarla karıştırılmaktadır. Anne adayının yaşam kalitesini bozan şiddetli gebelik kaşıntıları üzerinde duracağız.

Gebelik döneminde kaşıntı yapan hastalıklar:

1- Gebeliğin intrahepatik kolestazı – GİHK

2- Hamileliğe özgü cilt hastalıkları

3- İlaçlar ve diğer alerjik reaksiyonlar

4- Gebelikten evvel mevcut olan cilt hastalıkları

5- Viral hepatitler

6- Sistemik hastalıklarla alakalı kaşıntılar

7- Cilt çatlakları ile ilgili kaşıntılar

8- Hepatit ve bilirubin yüksekliğine bağlı hastalıklar

9- Gebeliğin kaşıntılı dermatozu, gebelik ürtikeri – PUPPP hastalığı

GİHK – Gebeliğin intrahepatik kolestazı:

Hamilelik döneminin ikinci kısmında plasentada progesteron ve östrojen hormonunun etkisiyle safra tuzlarının karaciğerden atılmasının önlenmesi neticesinde geniş çaplı bir kaşıntı ile oluşan bir karaciğer hastalığıdır. Genellikle hamileliğin son üç aylık bölümünde oluşan bir kaşıntıdır. Bu kaşıntı durumu karaciğer hastalığının habercisi de olabilmektedir. Gebelik hormonlarındaki artış sebebiyle safra kanallarında akış yavaşlar ve safra asitleri kanda artarak ciltte birikir ve şiddetli kaşıntıya neden olur. Belirtilerin başında kaşıntı olsa da ilerlemiş hallerde safra kanallarında tıkanma ve kanda bilirubin artışı olur. Gebelerin yaklaşık %15’inde sarılık da görülmektedir. Sarılık olması durumunda gebeliğin seyrinin kontrol altında tutulması gerekir.

GİHK, bebeklerin gelişiminde gerileme, doğumdan önce anormal fetal kalp atım hızı meydana gelir, yüksek seviyede mekonyum ile boyanma, erken doğum ve de anne karnında bebeğin ölümüne sebep olabilmektedir. Bebeğin hayatının riske atılmaması için 38. haftada anne adayına doğum yaptırılabilmektedir. Kaşıntı doğum sonrasındaki ilk iki haftada yok olur, ancak sonraki gebelikte yenilemesi mümkündür.

GİHk tanısını kesinleştirmede kullanılan laboratuar tetkikleri:

Üst batın, safra kesesi USG

Tam idrar testi

Hemogram

Direkt bilirubin

Total bilirubin

ALT ve AST

Total protein

Amilaz

Alkalen fosfataz

GİHK tedavisi nasıldır?

Ursodeoksikolik asit tedavisi: Hastaya UDCA gibi ilaçlar verilmektedir. Karaciğer enzimlerinin toparlanmasını, kaşıntının azalmasını ve karaciğer histolojisinin iyileşmesini sağlamaktadır.

Kolesteramin: Kaşıntının azalmasını sağlar, kanamaya karşı olarak K vitamini verilir. Hastalıkla ilgili şikayetler 7-10 gün içinde ortadan kalkmaktadır.

S-adenozil-metionin: Kaşintının azalmasında ve safra tuzlarının seviyesinin düşmesinde etkilidir.

Kaşıntı merhem ve losyonları: Bölgesel krem, merhem ve losyon kullanılarak ve oral olarak alınan tabletlerle de tedavi edilebilmektedir. Kaşıntıya karşı bazı antihistemanik ilaçlar da kullanılmaktadır.

Hastaya Omega-3+ADE 200 ml balık yağı ve demir desteği de verilmelidir.

gebelikte cilt kaşıntıları

Gebelik ürtikeri – Gebeliğin kaşıntılı dermatozu – PUPPP hastalığı:

Hamilelikte papül ve plak biçiminde kabarık kırmızı lezyonlar gösteren kaşıntılı hastalığa PUPPP hastalığı adı verilmektedir. İltihaplı bir reaksiyon olarak düşünülen bu hastalık gecikmiş aşırı duyarlılık durumudur. Hastalığın sebebinin bebekten anneye geçmekte olan hücrelerin ciltte yerleşmesi sonucunda kaşıntı oluşması olduğu ileri sürülmektedir. Bunun yanı sıra hamilelikte artış gösteren progesteron ve östrojen hormonları iltihaplı reaksiyonu ortaya çıkarabilmektedir. Her 130-300 kadar gebelikte bir görülmekte olan bir cilt hastalığı olan PUPPP, hamileliğin son dönemine yaklaşıldığında ortaya çıkabilmektedir. Ciltte döküntülerle seyreden hastalık, ilk olarak göbek deliği civarında görülmektedir. Sonrasında ciltteki çatlaklarda yerleşerek kol, bacak, gövde, uyluk, kalça ya da daha aşağıdaki bölgelerde görülür. Şiddetli kaşıntı yapar. Kaşıntı sonucu ortaya çıkan lezyonlar da kızarık, papiller yapıda su dolu kabarcıklar şeklinde görülür. İlerleyen aşamalarda yüz kısmı, avuç içi ve ayaklar dışında hastanın tüm vücuduna yayılma gösterebilmektedir. Hastadaki lezyonların iyileşmesi sonucunda vücutta koyu lekeler bırakabilmektedir. PUPPP, hamileliğin genellikle 35. haftasından sonra ve az da olsa doğum sonrasında da görülebilmektedir. Daha çok ilk yaşanan hamilelikte görülen bu hastalığın, ikinci hamilelikte görülme riski oldukça düşük düzeydedir.

PUPPP tedavisi nasıldır?

Hastalığın tedavisinde kortizonlu krem türleri ve ılık karbonatlı banyo oldukça faydalıdır. Hafif seyirli durumlarda antihistemanik, steroid ve oral antihistemanik ilaçlar ve merhemler kullanılabilmektedir. Uygulanan tedavide iyileşme yönünde gelişim yoksa steroidler oral olarak verilebilmektedir. PUPPP hastalığının bebek üzerinde herhangi bir negatif etkisi olmamaktadır. Tedavi işe yaramıyorsa hastanın erken doğum yapması hiçbir şekilde önerilmemektedir. Doğumdan sonraki ilk 7-10 gün içinde cilt lezyonlarında hızla düzelme görülmektedir.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.