Menu

Fotoğraf makinası nasıl çekim yapar fotoğraf makinası nasıl çalışır

Fotoğraf,eski Yunanca “fotos-ışık” ve ” grafos-yazmak” kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiş bir deyimdir. Bu kelimelerden kolaylıkla anlaşılacağı gibi “ışıkla yazı,ışıkla yazmak” anlamına gelir.

Fotoğraf makinesinin çalışmasındaki temel ilke de “ışık” tır. Bu temel ilke nedeniyle, fotoğraf makinesini göze benzetebiliriz. Gözün görmesi için ışık gerektiği gibi, fotoğraf makinesinin çalışması için de ışık gereklidir. Bir fotoğraf makinesinde, gözbebeğine karşılık olarak “objektif” kullanılır. Objektif, genellikle “yakınsak” bir mercek veya mercek gurubudur. Konudan, yani fotoğrafı çekilecek objeden gelen ışığın, dağılmaksızın, topluca, ışığa karşı duyarlı (hassas) film üzerine düşmesini sağlar. Gözde görülen cismin (görüntünün) belirdiği ağ tabaka, fotoğraf makinesinde ışığa karşı duyarlı filmle karşılanmıştır. Objektiften geçen ışık ters olarak bu film üzerine düşer ve orada iz bırakır (görüntüyü oluşturur). Görüntüyü ortaya çıkarmak için,film ışığın etkisinden uzak, “karanlık oda” diye tanımlanan özel bir yerde özel maddelerle işlem görür. Bu işleme “banyo-develope” adı verilir. Banyo sonucunda resmin negatifi elde edilmiştir. Negatif film ışığa karşı duyarlı fotoğraf kağıdına geçirilince, pozitif,yani bildiğimiz fotoğraf ortaya çıkar.

Objektifte tek bir mercek kullanılacak olursa,merceğin ortasından geçen ışınlar normal şekilde filmin üzerine düşer. Fakat merceğin kenarından geçen ışınlar -beyaz rengi meydana getiren- 7 renge ayrılacaktır. Dolayısıyla fotoğrafın bozulması söz konusudur.

Bunu önlemek için,yakınsak mercek yanına bir de “ıraksak” mercek konulmuştur. Bu basit objektif “akromatik” diye tanımlanır ve manzara fotoğraflarının çekiminde kullanılabilir. Objektif türleri çok çeşitlidir. Objektiften gelen ışınların bir kısmını tutmak için “diyafram” adı verilen özel yapıdaki perde kullanılır. Diyafram, objektifin kenarlarından gelen ışınların tutulması,böylece arka planda kalan yerlerin de net çıkması için yararlanılan bir unsurdur. Fotoğraf makinesinin önemli parçalarından biri olan “obtüratör” ise, objektifle diyaframdan geçen ışığın film üzerine düşme süresini sınırlar.Obtüratör, objektifin önünü kapayan bir perde ve söz konusu perdeyi hareket ettiren bir mekanizma yapısındadır. Normal durumda,perde objektifi kapatmaktadır. Gerekli bütün ayarlar yapılınca, makinenin düğmesine basılır ve mekanizma obtüratörü objektifin önünden hareket ettirir, yani açar. Gelen ışık -sınırlı bir süreyle- filmin üzerine düşer.

Bir fotoğraf çekerken, içine film yerleştirilmiş makinenin objektifi konuya yöneltilir ve “poz” verilir.Poz,fotoğrafın çekimi için gerekli ışık miktarlarıyla,ışığın film üzerinde kalma süresinin ayarıdır. Bu değerlendirmeler, daha önce değinmiş olduğumuz gibi “diyafram” ve “obtüratör” le yapılır.

Bir fotoğraf makinesini fotoğrafı çekilecek olan konuya yöneltmişken, objenin konuyla tam karşı karşıya bulunup bulunmadığı “vizör” den bakılarak anlaşılır. Böylece göz ayarı yapılır. Vizör,objeyi,yani fotoğrafı belirli bir çerçeve içinde gösteren bir unsurdur.

Mükemmel bir fotoğraf çekimi için, objenin görüntüsünün objektifin tam odağına düşmesi gerekir. Dolayısıyla, fotoğrafı çekilecek cismin-objenin-objektife olan uzaklığını bilmek şarttır.

Bunun için de “telemetre” kullanılır. Başka türlü söylemek gerekirse, telemetre, obje ve objektif arası uzaklığın sağlıklı bir şekilde (yani fotoğrafı çekilecek cismin görüntüsünün objektifin tam odak noktasına düşmesini sağlayacak düzenle) ayarlanmasını mümkün kılan unsurdur.

Yorum yap!
  1. ahmet Cevapla

Yorum yapmayı unutmayın!

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.